ZAMANLAMA MANİDAR !

19 Oca 2014

Malum dava,

Bir ismiyle “Şike “ diğer ismiyle “FB Başkanı Aziz Yıldırım davası”,

Tam “Yeniden Yargılanma “ süreci öncesi, ani bir Yargıtay karar ile cezaları onandı.

Onanınca da yeniden yargılanması tehlikeye düştü.

“Çete var” deniliyor ama ortada çete yok!

“Şike var” deniliyor ama şikenin diğer ayağı yok!

Diğer ayağı olmayınca kendi kendine şike yapmak dünyada bir ilk herhalde?

Tüm basın ağız birliği etmişçesine yaygarada,

“Aziz Yıldırım 2 yıl daha yatacak!”

Gündemdeki  deyişle,

“Zamanlama manidar!”

 

                                                                                               ****

 

Mustafa Sarıgül,

CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı.

1998 den bu yana Bank Ekspress denilen banka ile bir kredi problemi olduğu söyleniyor.

16 yıl geçmiş,

Artık böyle bir banka yok!

Bu sürede bir tek yazışma dahi olmamış.

Ne hikmetse, TMSF yeni uyanmış!

16 yıl sonra ve tam seçim öncesi,

“3.5 milyon dolar borcun 8 milyon dolara ulaştı ödemedin” gerekçesiyle,

Sarıgül’ün banka hesaplarına ve tüm mal varlığına el koymuş.

Gündemdeki deyişle,

“Zamanlama manidar!”

 

                                                                                       ****

 

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunda ( BDDK) ani bir kararla,

Başkan Yardımcısına ve iki denetleme daire başkanına görevden el çektirilmiş.

Tevatür, Bank Asya  denilen Bankaya el koymak amaçlı bir çaba olduğu yönünde,

Ve dahi,

Günümüz deyişiyle,

“Manidar bir zamanlamada!”

 

                                                                                      ****

 

Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı,

Namı diğer TİB.

“Derin kulak” yani!

Evvelki gün ani bir kararla,

TİB başkanı görevden alındı ve MİT’in ikinci adamı oraya oturtuldu.

O koltuğa oturunca da, aldığı talimat gereği ilk icraatı,

Kurumdaki tüm daire başkanlarını görevden almak oldu.

Yani, “Bugüne kadar siz dinlediniz , şimdi sıra bizde” manasında!

Hani Usta, 12 yıllık gizli ortaklarına,

“Ne istediniz de yapmadık, ne istediniz de vermedik” demişti ya!

Öküz ölüp ortaklık bozulunca,

O istenilenler ve verilenler teker teker geri alınıyor gibi!

Veee,

Yine güncel deyişle,

Hayli “Zamanlamada manidar!”

                                                                                    ****

 

Biliyorsunuz, Gezi olayları sırasında Koç grubu oteli Gezicilere yardım etti diye, yakın takibe alınmıştı.

Bu takipten TÜPRAŞ denilen Koç Grubu şirketi de nasibini almıştı.

Nefret, kin, intikam, öç alma, rövanşizm  tekmili birden sahnedeydi.

Rekabet Kurulu sözüm ona yaptığı inceleme sonrasında,

Konusunda Türkiye’nin en büyük kurumu olan Tüpraş’a 412 milyon lira ceza kesti.

Gerekçesi, “Hakim durumunu kötüye kullanmak!”

“Hakim durumlarını kötüye kullananların bir kararı olarak” düşündüğüm bu ceza sonrası,

Güncel deyişi kullanmanın tam yeri,

“Zamanlama manidar!”

                                                                                             ****

 

Her anne , babanın evladı için kullanacağı bir cümle.

“Yolsuzluk yapan, evladım bile olsa reddederim!

Cümleye bir diyeceğim yok.

Ama öncesine var!

Evlat yolsuzluk iddiasıyla ifade vermeye davet ediliyorsa,

Nüfuslu bir  baba nüfusunu kullanarak oğlunu ifadeye göndermiyorsa,

Sonra da, kendince hüküm verip,  “Bu hareket bana ve oğluma karşı bir darbe girişimidir” buyuruyorsa,

Ne hikmetse, anında o iddiayla ilgili tüm polis müdürleri, savcılar, bürokratlar görevden alınıyor, haklarında soruşturmalar başlatılıyorsa,

Hakim ve savcıları atayacak HSYK’na el konuluyorsa,

Bu cümle bana pek inandırıcı gelmez!

Tüm bunlar yapılıp meydan temizlendikten sonra,

Bizzat  Adalet Bakanı tarafından ,“Başbakan oğlu için zaten göz altı emri yoktu” deniliyorsa,

“O zaman bu heyecan, bu yaygara nedendir” sorusunu kafama takmaz mıyım?

“Bana ve oğluma karşı bir darbe girişimi” diyen kimdi merak etmez miyim?

Bu cümleyi kurduğuna göre , demek ki “o günlerde bir göz altı kararı vardı” şeklinde düşünmez miyim?

“Peki bugün, ne oldu da yok oldu?” diye sormaz mıyım?

Bunlarla da yetinmeyip,

Daha işin başında,

“Git oğlum ifadeni ver, suçun varsa, adaletin verdiği karara saygı duy ve beni unut” diyebilseydi,

“Eyyyvallah, babalar gibi babasın” demez miyim?

Ama, savcı da, hakim de, zabıt katibi de, şahit de, davacı da, bilirkişide baba avenesi olunca,

Ve dahi tüm tehlikeli kulvarlar, kadrolar, deliller yok edilip ortalık temizlendikten sonra,

Kürsülere çıkıp, “Yolsuzluk yapan evladım da olsa reddederim “ diyorsan,

Dahası , bu cümleyi o gün kuramayıp, bugün kurabiliyorsan “Hukuken hala lekelisin” demekte sakınca görmem .

Veeee, günün deyişiyle,

“Zamanlaman pek manidar be Usta” derim!