YILIN MUHASEBESİ

31 Ara 2013

Gelin yılın bu son günü 2013 de hangi gündemleri konuşmuş , hangi gündemleri yazmışız, başlıklar halinde  hatırlayarak  yılın muhasebesini yapalım.

2012 den 4+4+4 ucubesini ve Suriye karmaşasını devir alarak yeni yıla girdik.

Ocak 2013 de TRT deki yasaklı şarkıları ve kadınlarımızın başına gelen üzücü halleri konuştuk.

Şubat ayında Anayasa tartışmaları gündem aldı ay Ustanın Başkan olma kavgalarıyla geçti.

Mart ayı İçki yasağıyla gündem değiştirilmek istenilmesi, Nevruzda olacak olayları gündemden düşürmek için dillendirildi.

“Tek vatan, tek millet, tek bayrak” sloganı atıldı ama malum coğrafi bölgede tek devlet göremedik.

Akiller devreye girdi, kapı kapı dolaşınca tepkiler aldılar, sonuçta bir halta yaramadılar.

Nisan ayında T.C. rumuzunun devlet kurumlarından kaldırılması gündem aldı ve hayli tepki çekti.

Ardından ”üzerinde şekil olan şey” denilen Bayrak krizi yaşandı.

Süreç tekrar hortladı, çekilecek denilen terör örgütü yerinde kaldı , TSK çekildi.

Paketler , çuvallara dönüştü, saçma ve tehlikeli yasalar gündeme geldi.

Obama Ustayı arayarak Netanyahu ile barıştırdı !

Mayıs İşçi bayramının Taksimde kutlanılması meydandaki  “Çukur” nedeniyle ret edildi,

Çıkan olaylarda Biber gazı , TOMA ve orantısız güçle tanıştık.

Usta ABD ne gitti, fırçayı yedi döndü.

THY kırmızı ruja taktı.

Ayranı milli içki olarak ilan etmesinin ardından “Şarıbül Leyli ven Nehar” anlamının “ayyaş” olduğunu öğrendik.

Üç – beş ağaç çevre mevre derken konu geldi demokrasi aramaya dayandı ve GEZİ ile halvet olduk.

Haziran ayında Hükümetin inadı ve sert politikası Gezi olaylarını tırmandırdı.

Taksimde Devlet terörü , Polis terörü gündeme oturdu.

“Çapulcular – Kemirgenler” betimlemeleri gündem aldı.

Usta “Evdekileri zor tutuyorum “ diyerek ülkeyi resmen böldü.

Gezi renklendi, Duran adamlar, Tutuklanan Piyanolarla tanıştık.

Tepkiler tencere tava çalarak şekil değiştirdi ,

“Tencere tava hep aynı hava” diyen Usta Komşuları ihbara teşvik etti. “Tencere tava çalan komşularınızı ihbar edin mahkemelerde sürünsünler “ diyen bir şaşkın Usta  gördük.

Temmuz ayı Mısır gündeme girdi.

Dört gündem bir arada yürür oldu.

Suriye, Süreç , Gezi ve Mısırla halvet olduk.

Polisin orantısız gücü daha da arttı.

Çarşı grubuna tepki statlarda yasaklara kadar vardı.

İhbar kutusu ile vatandaş birbirini ihbara zorlandı.

Ağustos başı kendini bilmez bir Yurt müdürü, Yurtta “Altlı üstlü oturuyorlar” diyerek yurtta kız erkek kapılarını ayırdı.

İstanbul Valisi Gezi Parkını kapattı.

Malum davaların kararları açıklandı, üzüldük.

Eli Palalı bir adam ortaya çıktı polis seyretti.

Veee Mısır , Mursi ve 4 parmaklı işaret gündeme düştü.

Eylül başı merdivenler renklendi, “bu da bir başka tehdit” diyen hükümet kıllandı.

Eylül başı dünya alem Dünya Barış Gününü kutlarken bize yasaklandı.

Usta G-20 toplantısı için St Petersburg’a gitti. Putin Obama baş başa verip Suriye konusunu halledince Usta çırak çıktı.

G-20      toplantısında “Savaşalım Suriye’yi yerle bir edelim” diyen Usta ertesi gün Arjantin’e gidip “Savaşma seviş” dedi ama kimse inandıramadı, sonuçta Olimpiyatları alamadık.

O hızla dönüp Süreçle ilgili demokratikleşme paketi adı altında bir paket hazırladı pakete bir milat bir devrim adını verdi ama o paketten W , Q gibi hayal kırıklığı çıktı.

Suriye azdı Hatay’da canımızı sıkan  olaylar yaşanmaya başladı.

Hala Eylül ayındaydık, parti sözcüsü dekolteli sunucuyu işten attırınca patronu çıktı “Kimin yaşamına karıştık? diye sordu. Herkes güldü.

ABD bir sürpriz daha yaptı İran’la anlaştı.

Usta bir kere daha çırak çıktı.

“Komşularla sıfır sorun” diyerek çıktığımız dış politika yolunda Yalnız kalmıştık,

Usta ve avenesi bu durumu  “Değerli yalnızlık” şeklinde süslediler.

Ekim ayındaydık.

Amerikan hükümeti “Government shutdown” diyerek çöktü.

Usta bunu kaçırmadı, “Eyy Amerika, Amerika sen battın biz IMF na borç veriyoruz” diyerek ucuz politika yaptı.

Demokrasi paketi denilen ucube bölünmeyi ve Kürdistan deyişlerini gündeme taşıdı.

Bir AKP milletvekili “Türklüğün ne faydasını gördük?” diyerek utanmazca ve haince davrandı, Ustası suskun kaldı.

Ardından, demokrasi paketi gereği Andımız yasaklandı ve “Ne Mutlu Türküm Diyene “ sözünü içeren tabelalar  devlet kurumlarından ve meydanlardan kaldırıldı.

Sağlık politikamızdaki çuvallamalar ayyuka çıktı.

Politik ihtiyaçtan seçim havasında askerlik kısaltıldı.

Marmaray ortaya çıktı günlerce tartışıldı.

ABD dinleme skandallarına dünya aleme tepki koyarken bizden  ses çıkmadı.

Kasım ayına “Kızlı –erkekli”  tartışmalarıyla girildi yine “kimin yaşamına karışıyoruz” denildi, gülelim mi , kızalım mı bilemedik.

Ardından, Diyarbakır da Barzani buluşması, Yeni Türkiye , Türkiye Kürdistan’ı kavramları ortaya atıldı.

Gündem, “Karma eğitim” ile değiştirilmeye çalışıldı .

Usta Rusya’ya gitti, “AB  out Şanghay Beşlisi in” anlamında konuştu , herkes kahkahalarla güldü.

Pedofili’yi tartışırken,

Aralık ayında Dershaneler gündeme geldi, giderek tırmandı, tepki olarak Yolsuzluk dosyaları ortaya atıldı, 11 yıldır her haltı beraber yiyenler İktidar – Cemaat savaşı başlattılar.

Savaşla birlikte yolsuzluklara adı karışan bakanlar , istifalar, içinde siyasi kriz, ekonomik kriz olan bir devlet krizi ve kaosu eşliğinde, Hukuk bilmez, Yürütme, Yasama, Yargı tanımaz bir faşist dönem başlarken ayıpların adına “İstiklal Savaşı Başlatıyoruz” denilen bir ortamda 2014’e giriyoruz.

 

                                                                                         ****

2013 konu başlıkları; Milli Eğitim Ucubesi, Çöken Suriye Politikası – Açılım Süreci denilen ne olduğu bilinmeyen hilkat garibesi , Gezi Etkisi , ABD ile ters düşme , Dış politikadaki yalnızlık , Mısır , Çin füzesi komedisi, Türk’lük inkarı , Türkiye Kürdistan’ı saçmalığı, ABD İran anlaşması , Devlet pastasını paylaşamayan Cemaat İktidar kavgası, yolsuzluk ve rüşvetler, nankörlük , vatan hainliği.

Özetle,  korku filimi gibi çok kötü bir muhasebe.

Karne notu?

“OTUR SIFIR !”

Kendilerine,  “2014 den ne bekliyorsunuz?” diye sormaya korkuyorum,

“2013 de yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır” derler mi?

 

                                                                                         ****

 

Tüm sosyal medya dostlarıma ve okurlarıma sağlıklı, başarılı, mutlu, yoğun demokrasili, laik algısı yüksek, hukuk düzeni adil, kazancı bol bir yeni yıl dilerim.