YENİ TÜRKİYE !

18 Kas 2013

Ne olduğu konusunda bilgi verilmeyen,

Mecliste dahi tartışılmayan,

Sadece Usta ve yakın birkaç kişinin bildiği,

Adı “Açılım Süreci”  konulan ucube, Cumartesi günü daha da ucubeleşti.

Ucubenin mimarı Usta önemli ayağı olan BDP ni dışlayarak, Diyarbakır’da Barzani ile buluştu.

“Yeni Türkiye!”

“Kürdistan!”

“Af !”

“Barış , kardeşlik!”

İfadeleri havalarda uçuştu.

“Öcalan terörist değil bir özgürlük savaşçısıdır, asıl terörist Türkiye’dir” diyen türkücü protokolün önüne gelince tüm protokolün düğmelerini ilikleyerek ayağa kalkmaları bir özür müydü?

Yoksa  şaşkınlık mı?

Düne kadar birbirlerine etmedikleri ağır sözler kalmayan Diyarbakır Belediye Başkanlığı ziyareti başkanın “Stratejik olarak ağırlayacağız” dediği makamında “El ele” görüntüler verildi.

Şivan denilen  türkücüyle, İbrahim Tatlıses beraberliğinde bir düet  dinlendi.

Düet’te Türkiye’ye terörist diyen türkücünün Kürtçe söylediği ağıt Türkiye’ye ağır hakaretler içeriyordu ama başta Usta ve sevgili eşi ve dahi ağlamaktan sorumlu bakanımız Kürtçe bilmediklerinden o ağıta ağlamaktan helak oldular!

Neler olduğu bilinmeyen ama 800 milyon TL yatırım şeklinde ifade edilen 1400 tesis (!) bir makas darbesiyle açılıverdi!

400 çift evlendirildi.

Hasılı, 40 yıllık kan, onca şehit, gazi, ağlayan anneler, öksüz kalan bebeler, dullar, dağılan yuvalar bir anda unutuldu gitti.

Ve bunun adına da “şölen” denildi!

 

                                                                                                  ****

 

Cumartesi gününün özeti böyleydi.

Gelelim satırbaşlarına.

“Yeni Türkiye!” ifadesi ilk defa kullanıldı.

T.C rumuzunun Devlet Kurumlarından kaldırılmasıyla başlayan,

Türk’lüğün tartışılır hale getirilmesiyle devam eden,

Milli marşımız çalınırken ayağa kalkılmayarak Türkiye tanınmazken,

Andımızın yasaklamasıyla başka bir kimliğe kavuşturulan Türkiye üzerine oynanan oyunlara Cumartesi günü bir isim konuldu.

“Yeni Türkiye!”

Şimdilik pek açıklık getirilmese de Yeni Türkiye konusunun önümüzdeki günlerde hayli tartışılacağı ve gündem oluşturacağı çok  açık.

Bir başka yeni bir tanım ise , “Kürdistan!”

Bugüne kadar asla kullanılmayan bu tanım O gün Diyarbakır’a damgasını vurdu.

“Kuzey Irak Kürt Bölgesi” yani Kürdistan.

Bu isimle andığımız bir ülke değildi ama ciddi ticaretimiz vardı.

Irak petrolünden ciddi pay alıyor, hızla kalkınıyor.

Yıllardır başımıza bela olan teröristlere kucak açıyor.

“Türklere bir kedimi dahi vermem” diyen liderleri Barzani alayıvala ile ağırlanıyor.

Bugüne kadar “Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi” olarak ifade edilen yapıya,

Cumartesi günü Usta önce “Kürdistan”  sonra da “Kuzey Kürdistan Bölgesi” şeklinde hitap etti.

Bu bir dil sürçmesi değildi. Beşir Atalay’ın  açıklamasına göre üzerinde hayli tartışılmış ve öyle ifade edilme kararı alınmıştı.

Yıllardır dolaylı yollarla önümüze konulan o malum haritada “Kuzey Kürdistan”  olarak tanımlanan bölge Irak sınırları içerisinde olan bölge değil, Türkiye sınırları içerisinde olan Kürt bölgesidir.

Böylece harita resmen Usta’nın kendi ağzından tescil edilmiş oldu…

 

                                                                                               ****

 

“Dağdakiler inecek , cezaevleri boşalacak!”

Açık meali,

Genel AF!

Ne dedik bir süre önce?

“Ergenekon ve Balyoz davalarıyla teröristlerle savaştıkları için çökertilen TSK ve yüksek rütbeli komutanlar müebbet ve uzun yıllarla hapse mahkum edilmişlerken, 40 yıldır 40 bin kişinin ölümüne sebep olan eli kanlı teröristler halen ellerini kollarını sallayarak gezerlerken anlaşılıyor ki yakında onlara özel Af çıkarılacak. O Af ile birlikte Beş yılı aşkın süredir hapiste olan yüksek rütbeli komutanlar da af kapsamına alınacak ve serbest bırakılacak .Böylece adına ister intikam deyin ister rövanş bu duygular tatmin edilmiş olacak!”

Dediğimiz buydu.

Bu senaryonun son perdesi olan “AF”  dün Diyarbakır da baş rol oyuncusu Usta’nın ağzından resmen ifade edildi.

“Dağdakiler inecek, cezaevlerindekiler çıkacak!”

Diğer taraftan da yaklaşan seçimler için siyasi yatırım yapılacak!

Hani sıklıkla “Süreç denilen ucube” diyorum ya!

İşte o ucubenin, en acımasız, en kin ve nefret dolu , en hainlik içeren yanı da burasıydı!

Eee tabii bu aleni Vatan Satış Belgesi anlamdaki süreç ne mecliste tartışılacak, ne muhalefetle paylaşılacak, ne de halka bilgi verilecek!

Sadece gizli kapaklı bir şekilde Usta ve birkaç kişi bilecek ve halk yavaş yavaş kaynamakta olan sudaki kurbağa misali alıştırılacaktı!

 

                                                                                              ****

 

Böyle bir senaryoyu Holywood senaristleri dahi yazamaz desek de yazanlar , yazıp da ellerine tutuşturanlar var demek!

Ama oyuncularının da haklarını vermek gerek, rollerinde hayli başarılılar!

Dünkü basına baktım.

“Barış , kardeşlik, Umuda Yolculuk, Bitti Bu İş, Ağlama Anne türküleri , Süreçte Son Adım, Biji Aşitiü Birati, Azadi , Tarihi Mesaj, Megiri Amed, Çözüm Baharı” manşetleri dikkatimi çekti.

Yani hepsi olumlu yaklaşmış.

Sonucunda barış umulan hamlede umut az da olsa bu yaklaşım normal.

Yaklaşım normal de şimdi soru şu.

Malum haritada, “Kuzey Kürdistan” olarak gösterilen bölge Türkiye sınırları içerisindeyse,

Ödenecek fatura ne olacak ?

Ayrıca , hani umuda yolculuk deniliyor ya!

Umarım bu yolculuk “Yeni Türkiye” diyerek haritalarla oynamaya kadar varmaz!