YARGI DARBESİ Mİ, YARGIYA DARBE Mİ?

11 Oca 2014

Bir  “Yargı Darbesidir” tutturulmuş gidiliyor.

Neymiş, “Devlet içindeki Devlet”, kendi  tabiriyle “Paralel Devlet” denilen yapı Emniyete de, Yargıya el koymuş,

Elindeki Emniyet ve Yargı gücünü kullanarak  onlara darbe planlamış!

Yani,

“Cumhuriyet Tarihinin en Büyük Yolsuzluk ve Rüşvet “ skandalı denilen ve dosyada milyon liralar, milyar Euro’lar, milyar Dolar’larla  dolu iddialar yolsuzluk ve rüşvet değil, bir Yargı Darbesiymiş!

Bu kararı kim vermiş?

İktidar.

Peki Yargı neredeymiş?

O,  “Paralel Devlet” olarak şekillendirdiği gücün elindeymiş!

O zaman mevcut Yargıya güvenilmezmiş,

Yargı kurumları bu halden kurtarılmalıymış!

Ee..,  peki 11 yıldır bu suçlamayı yapanlar neredelermiş?

Her haltı beraberce yerlerken bugün bu iki taraflı sert dönüşün nedenleri nelermiş?

 

                                                                                          ****

 

Bakın dünkü gazetelerden derlediğim Hukukla ilgili haber başlıkları neler?

Hukuk ölmüştür” (C.Çiçek)

“Bu nasıl Hukuk Devleti?” (C.Çiçek)

“Yargıya Siyasi Kanal Tehlikelidir” (C.Çiçek)

“Medyatik Yargı Oluştu Türkiyede” (C.Çiçek)

“Nerede Kaldı Masumiyet Karinesi?” (C.Çiçek)

“Uymadığın Hukuka Sığınma” (C.Çiçek)

“Savcılar Şov Yapmasınlar” (B. Bozdağ)

“Açıklama Yapma Yetkileri Yok” (B. Bozdağ)

“HSYK baştan sona değişiyor. Hakim ve Savcıların Kaderi 1’inci Dairenin Elinde. Müsteşar Doğal Üye. Bakanlık Aynı Görüşte 2 Kişi daha Görevlendirirse İstediği Şekilde Karar Alabilecek”(Basın)

“Bir Ayar da Yargıtay’a” ( Basın )

“Sırada Anayasa Mahkemesi var” ( Basın)

“Yargı Kazan Kaldırdı, HSYK, Yargıtay, YARSAV açıklama üzerine açıklama yapıyor” (Basın )

“Özel Yetkili Bakana Yargıdan Tepkiler Yağdı” (Basın )

“HSYK üzerinde yapılmaya çalışılanlar Anayasaya Aykırıdır” (HSYK)

 

*

Basında , aynı gün içinde Hukuk adına bir tane olumlu cümle, bir tane tepki vermeyen cümle ya da manşet yok.

Hasılı, Hukuk yok hükmünde!

Meclis Başkanı Cemil Çiçek’in birkaç gün önce söylediği “138’inci Madde Ölmüştür” cümlesi hukuk üzerinde olan biteni bütün vahametiyle  anlatmıştı.

Bu anlatım hem “Paralel” denilen yapının ve hem de İktidar gücünün beraberce hukuku katlettiklerinin en çarpıcı   tanımıdır.

Meclis başkanının bu açıklaması ve gündemde tüm olan bitenlerden sonra Hukuk  ve  Adaletin yok olduğunun ilanıdır

                                                                                        ****

 

Şimdi tekrar gelelim, “Yargı Darbesi” deyişine.

Bu darbeyi yapan güç kim?

11 yıldır devleti beraber yönettikleri, önlerine her kapıyı açtıkları güç,

Bunu rahatlıkla söylüyorum,

Söylüyorum , çünkü kendi ifadeleri.

Ne dedi Ustaları?

“Ne istedinizse yaptık, ne istedinizse verdik!”

İsteyen kimdir, veren kimdir?

Devlet içindeki devlet, kendi tabirleriyle “Paralel Devlet” istemiş,

Devleti temsil eden İktidar partisi de yerine getirmiş.

Hem de,

“Milli orduya, milli yargıya ve diğer milli değerlere, kumpas kurduklarını bile bile.

Öyle ya,

Kumpas kurulmasını yazılı olarak teyit eden onlar değil mi?

Evet onlar!

Bir vahim iddia var,

Adı , “Cumhuriyet Tarihinin en Büyük Yolsuzluk ve Rüşvet Skandalı” olan bir suçlamalar demeti.

O dosyanın içinde İktidar partisi var, bakanları var bakan mahdumları var.

Onlara göre , “Alayı yalan, uydurma” olan bu iddialar  iktidarın yetiştirmesi paralelin işi!

Bu kararı veren Türk Hukuku mu?

Önce de söylediğim gibi , elbette değil,

Kendini Yargı katına koyan İktidar Partisinin kendisi.

Bu hukuk tanımaz kararı veren iktidar sonra neler yaptı?

“Bu bir Yargı Darbesidir” diyerek,

Hukuk üzerinde olmadık operasyonlara girdi,

Mahkeme kararlarını tanımadı,

Soruşturmayı açan savcıları çalışamaz hale getirdi,

Kolluk kuvvetleri savcıların emirlerini yerine getirmedi.

Önemli dosyaları o savcılardan alındı.

Binlerce polisi ya sürdü, ya atadı, ya görev yerini değiştirdi, ya kızağa çekti!

Yetmedi bakanlıklardaki memurları “paralelin adamı” şeklinde damgalayarak sürdü.

Yetmedi HSYK na el attı, yok etme çabasına girdi.

Bu önemli hukuk kurumunu Adalet Bakanına bağlayarak Adalet Bakanlığının bir şubesi yapmaya yönelik kanun teklifi hazırladı.

Yetmedi, Yargıtay’a el attı, tüm hukuk kurumlarına ayar çekmeye kalktı.

Kısaca, “Bu bir Yargı Darbesidir” diyerek yaygara edenler,

“Yargıya Darbenin”   alasını yaptılar ve yapmaya devam etmekteler.

Şimdi sorum şu;

“Tüm bu yapılanlar tipik bir suçlu psikolojisinin panik haliyle Yargıyı kendilerini aklatmaya yönelik şekillendirme çabası değil de nedir?”