YA KAZANSAYDIK ?

10 Eyl 2013

İnanın çok sevinirdim.

Bir vatandaş olarak bana görev düşerse,

En iyisini yapabilmek için elimden ne geliyorsa yapardım.

Eğer kazansaydık,

Her ne kadar,

“Hükümetin 11 yıldır dış alemde başardığı tek iş budur!” diye yazsam da,

Emeği geçenlere teşekkür ederken , keyfime diyecek olmazdı.

Biliyorsunuz,

Müzmin muhalif yapıda bir yazar ve çizerim.

Ama bu yapım da bir yere kadar!

Akla , karayı,

Güzelle , çirkini,

İyi ile kötüyü,

Faydalıyla, zararlıyı,

Doğruyla , yanlışı,

Ayırt edebilmek de surekavi.com’un düsturu.

Ne diyor sloganımızda?

“Dozunda uyarı, tadında tavsiye, kuralında eleştiri, özünde haber”.

O kazanım , ülkeme sportif , kültürel ve tanıtım anlamlarında fayda sağlayacaksa,

O faydayı kim sağlarsa sağlasın başım üstünedir.

Aksi halinde spora siyaseti karıştırırım,

Eleştirdiklerimden zerre farkım kalmaz.

 

                                                                                                 ****

 

Neden sevinirdim?

Önce teknik olarak altından kalkabilirdik.

Ülkemizin teknik becerisi anlamında dünya kamuoyu bilinçlenirdi.

Öyle 34 milyar dolar falan kazanamazdık ama ülkemiz adına değer biçilemez bir reklam olurdu.

Ülkemizin modern, aydın yanını gösterebilme imkanlarını yakalardık.

Dahası, ülkemizdeki dinci ve muhafazakarların modern anlamda ufukları biraz daha açılırdı.

Bilmediğimiz spor dallarıyla tanışır, sevebilir, etkinleştirebilirdik.

En önemlisi, Olimpiyat ruhu nedir, fair play nedir, doping denen illet ne kadar ayıp ve yanlıştır, eğitilir, öğrenirdik.

Olimpiyat kazanımlarımız, tesislerimiz önümüzdeki olimpiyatlar için kitlelerin spora ilgileri arttırır, sporcuların yeterli imkanları sunan tesislerde yarışmaları sporumuzun gelişmesi adına harika olurdu.

Bu olumlu gelişme spora daha coşkulu, daha  bağımlı, sağlıklı bir kuşak yetişmesine vesile olurdu.

Bir kuşak uluslar arası yarışmalarda başarılar sağlarlar, madalyalar kazanırlar, ülkemiz adına tanıtım olurdu.

Adı olimpiyat olmasa da hazır tesislerimizle farklı spor dallarında uluslar arası spor etkinliklerini organize etmeye talip olabilir, alabilirdik de.

Olimpiyat şehirleri arasına girer , ülkece moral kazanır, daha mutlu olurduk.

 

                                                                                                   ****

 

Neden kazanamadığımızı dün yazdım.

Elin oğlunun standartları var, olimpiyatın bir spor etkinliği olmasına rağmen,

“Önce insan” diyor,

Savaş değil , “Barış” diyor,

“Demokrasi, hukuk” diyor.

“Irkçılık yapma” diyor,

“Dini farklılıklara, mezheplere saygı duy” diyor

“Çevreye duyarlı ol” diyor.

“Spora siyaseti karıştırma” diyor.

“Sporcun ahlaklı” olsun diyor.

Daha ne desin?

Bu özellikler yoksa zaten vermiyor.

Yazımın başlığı nedir?

“Ya Kazansaydık?”

Evet ya kazansaydık!

Olimpiyat oylamasında oy veren üyeler bu özelliklere bakarak oy verdiklerine göre,

Olimpiyata talip olan ülkedeki hükümet de,

O standartlarda, o kalitede olacaktı zaten!

O zaman neden sevinmeyeyim?

 

                                                                                    ****

 

“Kazansaydık hükümet kendine pay çıkaracaktı” şeklinde düşünenler var.

Eğer mevcut standarttaki hükümet kazansaydı , doğrudur, çıkarabilirdi!

Doğrudur ama o düşünce sadece evlerine zorla kapatılanlar için geçerli olurdu.

Bindirilmiş kıtalar , devlet kesesinden havaalanlarına doluşup “Hoş geldin Arjantin Fatihi” sloganlarıyla karşılayabilirlerdi ustalarını…

Ama kazanamadık.

Evde zorla tuttuklarını söyledikleri biat etmiş o kitle “Olimpiyatları kaybettik” diye kızıp dışarı çıkıp hürriyetlerini mi ilan ettiler?

Hayır , hala zorla evlerindeler!

Ama , ya kazansaydık!

Onlar adına da sevinecektim.

Olimpiyat Kurulu standartlarına sahip bir ülke ve hükümeti kazanmış olacağından,

Evlerinde artık zorla değil, dilediklerince yaşıyor olacaklardı.

 

                                                                                                    ****

 

Çok açık,

Olimpiyat Kurulunun “önce insan” diyen standartlarını yakalayamadığımız için kaybettik.

Demek ki, 2024’e aday olacaksak veya daha önce başka uluslar arası benzer etkinliklere aday olacaksak zamanın hükümeti son oylamadan kısadan hisse çıkararak kendine çeki düzen verecek.

Sonuçtan ders alacak, aynı hataları yapmayacak tekrar, tekrar Olimpiyat ve benzer organizasyonlara aday olacak.

Aksi halinde ekmek yok!