V.İ.P. !

08 Oca 2014

İngilizce açılımı, “Very Important Person”

Türkçe meali, “Çok önemli kişi”

Yani, özel muameleye layık kişi.

Kimdir bu tipler?

Genelde , siyasete , çıkara, statüye, etikete  göre her kesimden kimseler olabilir.

Onların gümrük kapıları ayrıdır,

Arabaları, uçakları ayrıdır,

Devlet katındaki yerleri ayrıdır,

Sosyal ortamlardaki yerleri ayrıdır,

İşte bu ayrıcalıklar onlara VİP dedirtiyor!

Dedirtiyor da,

Farkında mısınız  bu çok önemli kişiler hep aykırı işlerde öne çıkıyorlar.

Son örnekleri,

“TC – RZA” uçağıyla tüm aile beleş Umre ziyareti yapan bakanlar,

Hakkında yolsuzluk davası açtığı müteahhidin kesesinden ödendiği iddia edilen 78 bin liralık, Dubai seyahati yapan savcılar,

“İnsani Yardım” denilen ama , İçinde ne olduğu “Devlet Sırrı” diyerek gizlenerek MİT refakatinde buhar edilen TIR’lar,

VİP, kamyonu şüpheli sıfatıyla aramak isteyen savcı da VİP muamele görmüş,

Gaziantep’e sürülmüş!

Anlayacağınız bozuk düzenin alayı VİP !

                                                                                                  ****

 

Yolsuzluk ve rüşvet vermek suçuyla tutuklu, hangi ülkenin vatandaşı olduğu dahi bilinmeyen iş adamının uçağıyla, oğlu da o iş adamıyla aynı suçtan tutuklu, kendisi istifaya zorlanmış Umreci eski bakandan tık yok, suskun!

Ama tutuklu İranlı iş adamı da, bakan oğulları da VİP.

Diğer mahkumlar cezaevi kurallarına göre ay’da bir açık görüş yapabilirlerken onlara VİP ziyaret,

Her gün!

Dubai’ci  VİP savcı suskun değil.

“Parayı cebimden ödedim” derken,

İçeri attırdığı müteahhit ise, “Hayır benim Dubai Ofisimce ağırlandı ve masrafları oradan karşılandı” diyor.

Biliyorsunuz , koca TIR oldu PIIIR !

Eee tabii eskortu VİP , yani MİT olunca onun VİP’i de böyle olacak tabii.

“TIR , Pııırr “ , kayıplarda.

Kayıplarda çünkü , Suriye’deki Türkmenler, “Bize böyle bir TIR gelmedi” derlerken,

Gümrüklerden sorumlu bakan da, “Gümrük kapılarımızdan böyle bir TIR çıkışı yoktur! demekte.

Dedim ya, kayıpları dahi VİP!

 

                                                                                                ****

 

MİT  UYARMIŞ !

 

MİT 18 Nisan 2013 de Başbakanlığa yazdığı bir raporda 17 Aralık’ da olabilecekleri rapor etmiş.

“İranlı iş adamı Zarraf – Bakan ilişkilerini kast ederek bu ilişkiler ortaya çıkarsa hükümet aleyhine kullanılabilir” demiş.

Demek ki, Usta olabilecekleri 6 ay öncesinde  haberdar.

Bakanlarını uyarmamış,

İş adamına ayar çekmemiş,

17 Aralık’ta kıyamet kopmuş!

Usta’nı bu kayıtsızlığı,

“Bize kimse bir hareket çekmeye cesaret edemez düşüncesinden midir?”

“MİT’in raporunu ciddiye almadığından mıdır?”

“Bu ilişkide onu rahatsız eden bir şey olmadığından mıdır?”

“Bakın dümeninize bir şey olursa örteriz rahatlığından mıdır?”

“Saflığından mıdır?”

Hükümet sözcüsü ve dahi ağabeyi Arınç’ın,

“Saflığımıza geldi fark edemedik” dediğini biliyoruz,

Arınç’ın bu “saflık” açıklaması,

“Milleti  çok saf sandığından mıdır, yoksa kaile almadığından mıdır?”

Sizce hangisi?

                                                                                        ****

 

VERGİ !

 

Yıl başı geldi,

Maliye yeni vergiler saldı.

Basit bir şekilde ifade edecek olursak,

Becerildik! (*)

Eee , kümesteki kaz’ız ya!

Bu sonuç kaçınılmaz,

Yani,

“Tecavüze mani olamıyorsan keyfini çıkar!” durumları.

Vergilendirmenin ruhu,

“Az kazanandan az , çok kazanandan çok” vergi almaktır.

Bu dünyada böyledir de bizde nicedir?

Bir ülkede dolaylı vergiler yüzde 70 oranına, dolaysız vergiler yüzde 30 oranına dayanmışsa,

Zenginle , fakir aynı kefeye konulup eşitler arasında eşitlikteki adalet ilkesi iğfal edilmişse,

Sakatlık daha işin başında doğmuştur.

O sakatlığın alası da ,  “Kayıt dışılığa hoş geldin” demekle olmuştur.

Zengin ve de fakir insan olma manasında eşit olsalar da,

Bu eşitliği, “Madem eşitsiniz vergilerde de eşitleyerek adalet sağladık” şeklinde algılayan  bir Maliye mantığı var!

İşte size , Dolaylı vergilerin yüzde 70, dolaysızların yüzde 30 olduğu ülkemize bir Avrupa örneği,

AB de de vergi anlamında bize en yakın ülke İngiltere,

Ammaaa,

Tam tersi manasında en yakını,

Yani, bizde 70 olan dolaylı vergi orada yüzde 30, bizde 30 olan dolaysız vergi orada yüzde 70 !

Şimdi anladınız mı neden “Becerildik” (*) fiilini kullandığımı?