UMRE YOLCUSU KALMASIN !

05 Oca 2014

Bugün Pazar, keyfinizi bozmamak için dünden kalan gündeme sizleri yormadan kısa, kısa takılacağım.

*

“Cumhuriyet Tarihinin En Büyük Yolsuzluk ve Rüşvet Skandalı” na oğluyla beraber adı karışmış,

Oğlu tutuklanmış,

Kendisi Bakanlıktan istifa etmek zorunda kalmış.

“Bu bize bir tuzak, bir komplo, faiz lobisine karşı duruşumuzu hazmedemeyenlerin işi” demiş,

Yolsuzluk ve rüşvete baş rolü oynayan Reza Zarrab için  “tanımam” demiş.

Ama o da ne?

Cuma günkü Hürriyet gazetesi manşetinde, “TC – RZA Yolcuları – Umre Air” başlıklı bir haber,

Eski Ekonomi Bakanı Çağlayan , eşi , oğlu , gelini, koruması ve bir arkadaşı bu uçağın yolcuları,

Ve tabii uçağın sahibi Reza Zarrap ve  şarkıcı eşi de onlarla.

Bir günlüğüne Cidde’ye gidilmiş ma aile Umre vazifesi icra edilmiş ve dönülmüş!

23 Aralık 2013 günü surekavi.com da yazdığım “Altın İhracatındaki Sır “ başlıklı yazımı hatırlayanlar bu bakanla altın ve Reza ilişkisini pek ala kurabilirler.

Ama ben altın, kaçakçılık, yolsuzluk , rüşvet konularını geçtim.

“El bisikletiyle Erdeğ’e gidilmez” denilse de gidenlere taktım.

Öyle ya,

Seyahatin sebebi bir dini görev,

Bu görev helalinden olmalı tabii.

Adın altın kaçakçılığına, yolsuzluğa, rüşvete , her türlü pisliğe  karışabilir,

Bunu kanunlarla , kullarla halledebilirsin veya cezana razı olabilirsin.

Ama her gün “Allah , din , kitap, besmele, yetim hakkı” dilinden düşmeyecek, üstelik  “Reza’yı tanımam” diyeceksin.

Sonrada el kesesinden “Çakma Sevap” peşinde koşacaksın.

İşte günahların en büyüğü bu,

Allah’ı kandırmaya çalışmak!

 

                                                                                        ****

 

ÇIT , ÇIT , ÇIT ELİNİZİN KÖRÜ !

 

Eee Arınç bu,

Başbakan Yardımcısı,

Hükümet sözcüsü,

Vee,  partinin ağabeyi.

Fırçayı çaktı mı böyle çakacak elbet!

Twitterde dolaşan sık sık tweet atan ve diğer tweetlerle tartışmaya giren bakan, milletvekili ve diğer partililerle başı dertte.

Ne diyor?

“Çıt, çıt attım, şu kadar retwit aldı, elinin körü!”

Arınç hızını alamıyor,

“Sabahtan akşama kadar bununla uğraşıyorlar, bakan arkadaşlar var (Kuzu),  Danışman sıfatını taşıyanlar ( Yalçın Akdoğan) çıt , çıt tweet peşindeler, tweet atıyorsun , yazı yazıyorsun, bir başkası çıkıyor 2 bin kişilik liste var diyerek twiitter tuzağına düşüyor bu böyle devam edemez.”

Ustaları ne demişti vakti zamanında,

“Bu sosyal medya var ya sosyal medya, twitter mi , face mi ne bir bela , bela!”

Yaa bakın haklı çıktı , Usta’yı belalar içeriden vurdu!

 

                                                                                       ****

 

YANDAŞLIĞIN  BÖYLESİ !

 

3 Ocak Cuma 2014 Sabah Gazetesi Ekonomi sayfası haberi,

“Türkiye İhracatta Rekor Kırdı, Krize Rağmen 152 milyar dolar İhracat!”

Kuyruklu yalan!

Bakın neden yalan?

TİM 2013 İhracat hedefini yıl başında 158 milyar dolar koymuştu.

İşler kötü gidince 6. ayda revize etmiş 153 milyar dolara  çekmişti,

Yıl sonu ihracatımız 151.7 milyar dolarda kaldı,

Yani işler kötü gitti , hedef yakalanamadı.

Bunun halka anlatılacak bir çok sebepleri olabilir,

Gazetecilik yapacaksan , oturur onları anlatırsın,

Ama rekor yalanı da ne?

İhracatı süslemek, şişirmek , olduğundan fazla göstermek ne?

Rakamlar ortada, kör gözüm parmağına yalanın manası ne?

Bu sorulara tek cümleyle cevap versem?

“Dalkavuğun hası efendisi yellendiğinde derin nefes alandır!”

 

                                                                                            ****

 

138. MADDE !

 

Meclis Başkanı Cemil Çiçek dillendirdi,

“138. MADDE ÖLDÜ” dedi.

Nedir 138. Madde?

“Hakimler görevlerinde bağımsızdırlar, Anayasaya , kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani  kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir  organ, makam, merci veya kişi yargı yetkisini kullanmasında  mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez, genelge gönderemez, tavsiye ve telkinde bulunamaz, görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde  Yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamaz , görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunamaz. Yasama ve Yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır. Bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez. NOKTA!”

Yasa bu kadar açık , net ve hayli önemli!

Ama son günlerde olan bitenler ne?

Tamamen bu yasayı tanımaz, yasaya aykırı davranışlar değil mi?

İşte Meclis başkanı Cemil Çiçek de buna isyan ediyor ve,

“138. madde öldü” diyor.

Yani “Bu ülkede hukuk bitmiştir!”

Daha ne desin?

Bu madde öldüyse, işlemiyorsa, ya da kişiler kafalarına göre kullanıyorsa,

Ülkede başka bir şey konuşmanın anlamı yok,

Ülke “İmdaaaat” diye bağırıyor, aman bir medet!

 

                                                                                           ****

 

YARGITAY  İMAMI !

 

Bir siyasi danışman “paralel devlet” dedi.

Sonra yıllardır ortak gördüğü paralel devletin dikine giderek, “Milli orduya , milli yargıya kumpas kurdu”  diyerek gammazlığın alasını yaptı.

Altında kaldı.

Eski Adalet Bakanı M. Ali Şahin, “Yargıtay İmamı” diye bir kelam attı ortaya,

Hem de Yargıtay’a yönelik hayli ağır bir suçlamayla,

Dahası, “İsmi bende mahfuz” diyerek!

Yargıtay o ismi sordu,

Eee, hadi verin cevabı sayın Şahin..

Maksat Kurumu itibarsızlaştırmaksa,

Sanırım, sen de söylediğinin altında alacaksın.

İşte sayın Cemil Çiçek’in “138. Madde öldü” dediği de bu tür  saçmalıklar!