TÜİK KADINA DAYAĞI SAYACAK !

05 Kas 2013

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) kadına şiddet bağlamında,

İstatistik tutmaya karar vermiş.

Bugüne kadar,

İhracat, ithalat,

İşsizlik, büyüme, kapasite kullanımı,

Enflasyon, nüfus  üzerine istatistikler hazırlayan bu kurum,

Bundan böyle kadına şiddetin istatistiklerini tutacak ve kamu oyu ile paylaşacak.

Ve sanırım,

Dünyada kadın dayağı üzerine istatistik tutan ilk devlet kurumu olacak.

İhracat açıklandığında, “Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık”,

“İthalatımız rekor düzeyde düştü!”

“Dünyanın en hızlı büyüyen devletiyiz”

“Enflasyon tek haneye düştü, zam şampiyonu biber ağız yaktı, hıyar hıyarlığını yaptı , patlıcan iyi oturttu” türünde istatistik yorumlarıyla,

Hükümetin kendine pay çıkardığı ve bazen de verilerle oynandığı sır değil.

Merakım şu.

Ülkemizdeki kadın halleri malum.

Aşağılanmanın, tacizin , tecavüzün, şiddetin envainin olduğu bir ortamda,

Her ay açıklanan veriler ve grafikler üzerine yapılacak yorumlar nasıl olacak?

“Tecavüzde  Cumhuriyet tarihinin rekorlarını kırdık, dayak da tavan yaptık, kadın cinayetlerinde tüm zamanların rekorlarını kırdık, kadına tacizde birinciliği bu ay da koruduk” türünde yorumlarla karşılaşacak mıyız?

Öyle ya,

Kadına şiddetin her geçen gün arttığı bir ortamda TÜİK bu işi üstlendiyse herhalde böyle olacak!

Aslında konu adli vaka sınıfında bir konu.

Adli konular da polisin işi.

Daha ziyade ekonomik verilerle uğraşan TÜİK de bu tür istatistiklerin ne işi var?

Faydası ne ve kime?

Adli vakaların verileri polisçe tutulur.

Meraklısı oradan edinir.

Kadın hakları denilince sadece turbanı anlayan zihniyetin, kadına şiddeti önleyeceği yerde istatistiklerini tutmakla yetinecekse,

Vay kadınımızın haline!

 

                                                                                     ****

 

550 milletvekili olan meclisimizde,

76 kadın milletvekili var.           

27 bakandan sadece bir tanesi kadın bakan.

O’da vitrin mankeni.

Bu ayıp yıllardır ortada dururken,

Ve o mekanda kadına pantolon hala yasaklıyken,

5 hacı kadın milletvekili  meclise turbanla girdiler.

“Kadın nihayet özgürlüğüne kavuştu” tantanası yapılarak kadın özgürlüğünün türbana endekslenmesiyle  kadına şiddetin alası gösterildi.

Turban takıp kirlenmekten kurtulup AK Pak olan kadın vekiller!

Mecliste bulundukları sürece kadın hakları ve şiddeti hakkında tek kelam etmezlerken,

Türbanlarıyla o ceylan derisi koltuklar da hangi kadını temsil etmekteler?

Erkek egemen toplumca aşağılanmış , ezilmiş, taciz, tecavüz ve şiddetin her türlüsüyle karşı karşıya bırakılmış kadınlarımızı mı?

Yoksa, yine erkek egemen toplumun emriyle konu mankeni şeklinde türbanlarıyla o koltuklarda oturan kadınlarımızı mı?

Erkek vekillere sorup cevaplasalar iyi olur!

                                 

                                                                                         ****

 

Hasılı,

21.nci yüzyılın 2013 yılında hala kadın hakları türbana endeksleniyor, kadınlarımızın uğradıkları şiddet konu ediliyor ve bunların istatistikleri devletin istatistik kurumunda tutulmaya kalkılıyorsa,

Gelecekte kadınımızı büyük sorunlar bekliyor olmalı.

TÜİK sunar: “Aylık kadın dayak raporu!”

Öyle ya,

Polis kayıtlarının yetmeyeceği endişesi,

TÜİK gibi bir kuruma ihtiyaç duydurduğuna göre,

Bu tür hoş olmayan niyetten endişe duyar,  “vardır bir hesapları” demekten de geri durmam.

 

                                                                                        ****

 

Konuya istatistikten girdik, devam edelim.

Son İki ayda 2 General ve 710 subayımız istifa etmiş.

450’ye yakın subayımızın da malum davalarla hapislerde çürüdükleri hesap edilirse,

Askeri okullara tercihin hayli düştüğü de dikkate alınırsa,

Günün gereği çağdaş silahlara da pek sahip olmadığımız biliniyorsa,

Tüm komşularımızla kavgalı olduğumuz düşünülürse,

TSK’nın geleceği ve ülke savunmamız adına endişeye düşmez misiniz?

Hükümeti bilmem ama yukarıdaki istatistiki veriden sonra ben endişe duyarım.

 

                                                                                      ****

 

Madem istatistik buyurun.

Yanlış eğitim sistemiyle yüksek okullardan “Öğretmen “ olarak mezunlar ver.

Mezun ettiklerinde branşlaşmada dengesizlik oluştur , yığılmalara neden ol.

Kendi hatandan , 250 bin  atanamayan öğretmen ordusu yarat.

Hatanı  ciddiye alma,

Hala öğretmen okullarına öğrenci kabul et.

200 bin öğretmen açığı olmasına rağmen, 8 yıl gibi süreyle atamaları yapma.

Hatta, İmam Hatip Mezunlarını sözleşmeli öğretmen olarak ata.

Binlerce  atanamayan öğretmenin psikolojilerini boz.

Ve işte istatistik.

Son 2 yılda intihar eden atanamayan öğretmen sayısı 34’e ulaştı.