TEHLİKELİ YALNIZLIK

17 Eyl 2013

4 Temmuz 2003 de,

Bir Amerikan ordu timi,

Kuzey Irak’ın Süleymaniye kentinde görevli 11 askerimizin kafasına çuval geçirip götürdü.

Götürdüğü yerde 60 gün hapiste tuttu.

Hükümetten  “Tık” çıkmadı.

O Amerikan  timinin komutanı bir süre sonra ülkemizi ziyaret etti,

Alayıvala ile ağırlandı.

İktidarda Usta vardı.

 

                                                                                 ****

 

5 Eylül 2007 gecesi,

İsrail hava kuvvetlerine ait bir F-151 Ra’am tipi bir uçak,

İsrail’den kalktı,

Lübnan üzerinden Suriye’yi pas geçerek Akdeniz’e açıldı,

Rotası Kuzey olan uçak , ani bir dönüşle Doğu’ya yöneldi,

Hatay’dan sınırlarımıza girerek Şanlı Urda ve Gaziantep üzerinde bir tur atarak, hava sahamızı 4.5 dakika ihlal etti.

Amacı , sınırlarımıza yakın kurulmuş olan Suriye radarlarını test etmekti.

Ancak , Suriye radarları İsrail uçağını fark etti ve anında Sam füzeleri İsrail uçağına kilitlendi.

Mig’leri  anında kalktılar.

İsrail uçağı süratle kaçmalıydı, ama dolu yakıt deposu hızlı kaçışı engelliyordu.

Yakıt Tankını Şanlı Urfa  atarak kaçmayı başardı.

Türkiye bu olayı 3 gün sonra dağdaki çobanların tankı bulmasıyla öğrendi.

Zamanın iktidarından ses çıkmayınca,

Açıklama Suriye Dış İşleri bakanı Muallimden geldi.

“Uyuyorsunuz”  dedi Muallim.

İktidarda Usta vardı.

 

                                                                                  ****

 

1 Ekim 2010 gecesi,

Gazze’ye yardım götürmekte olan Mavi Marmara gemisinde,

Uluslar arası sularda , İsrail donamasının  baskınıyla  9 vatandaşımız öldürüldü.

Atıldı, tutuldu, “karşılıksız kalmayacak, bedelini ödeyecekler” falan denildi.

Ölen öldüğüyle,

Denen de denildiğiyle kaldı.

İktidarda Usta vardı.

 

                                                                                  ****

 

23 Haziran 2012 günü,

Malatya’daki hava üssümüzden  RF-4E tipi 2 Fantom uçağımız Akdeniz’de keşif göreviyle havalandılar.

Bir süre sonra uçaklarımızdan birinin Suriye radarlarıyla tespit edilip hava savunma sistemleriyle düşürüldüğünü ve 2 pilotumuzun şehit olduğunu öğrendik.

Kısa süre sonra da o uçakların Suriye radarlarını test amaçlı görevlendirildikleri haberi geldi.

Yine gürledik, “bak oğlum git” dedik,

“Sabrımızı test etme” dedik,

“Angajman kurallarımızı değiştirdik ona göre , haaa!” dedik.

Yine , dediklerimizle kaldık.

Ama Suriye kendi radarlarını  başarıyla test etmişti.

İktidarda yine Usta vardı.

 

                                                                                 ****

 

23 Haziran 2013 günü,

Lübnan’da Hizbullah 2 THY pilotunu kaçırdı.

“Ne iş?” diye sorduğumuzda,

Yine Suriye  ve Orta Doğu Politikamızla ilintilendirildi.

“Bırakın, fena olur, onlar sivil, günahları ne?” gibi bazı sözler sarf edildi,

2.5 ay geçti,

Pilotlara hala ulaşılamadı.

Bu olay yaşandığında,

İktidarda yine Usta vardı.

 

                                                                                   ****

 

Gel zaman, git zaman,

Filistin, Gazze, İsrail , Suriye, Mısır deyip savaş çığlıkları atarken,

Orta Doğu liderliğine oynayan Usta yalnız kalıverdi.

Her ne kadar bu yalnızlığı “Değerli Yalnızlık”  olarak değerlendirse de,

Bu konuda ciddi rahatsızlığı vardı.

O an, “Kimyasal Gaz” olayını kullanmak istediyse de,

ABD ve Rusya’nın savaşa pek niyetleri  yoktu.

Nitekim, İki lider St. Petersburg da anlaşınca,

Usta Orta Doğu politikasında iyiden iyiye çırak çıktı.

İşte o an, “Değerli Yalnızlık” ,

“Tehlikeli yalnızlığa” dönüştü.

Her şeyi yapabilirlerdi.

 

                                                                                  ****

 

Dün , ABD dış İşleri Bakanı Kerry , Fransa ve İngiltere dış işleri bakanları Paris’te toplantıdayken,

Kerry, Davutoğlunu da Parise davet etti.

Aynı gün akşam üstü, Türk uçaklarının bir Suriye Helikopterini düşürdüğü haberi geldi.

“2 kilometre hava sahamızı ihlal eden Suriye Helikopteri F-16 füze atışıyla vurulmuş ve enkazı 500 metre Suriye içine düşmüştü”

Füze atışıyla vurulan helikopterin pilotu da  paraşütle atlayabilmişti!

 

                                                                                   ****

 

Sizlerle  yukarıda 5 önemli örnek paylaştım.

Tamamı aleyhimize gelişmiş olan bu 5 olayda,

Usta iktidarından ne bir fiili hareket, ne de bir silahlı karşılık geldi.

Sadece efelenildi , o kadar.

Angajman kararımız sonrasında Suriye’nin hava sahamızı olsun, kara sınırımızı olsun defalarca ihlal ettiği bilinen bir gerçek.

Hatta sınırlarımızda yaşanan can kayıplarına rağmen , Angajman kararının uygulanmadığı da ortada.

Peki bu örnekler ortadayken ,  dün nedendir  bu vurma işi?

Üstelik Paris’te önemli bir toplantı sırasında.

Korkum, “Değerli yalnızlığın” son gelişmelerden sonra, “Tehlikeli Yalnızlığa” dönüşüyor olmasıdır.

“Tehlikeli Yalnızlığın”  da giderek bir çılgınlığa varmasıdır.

Usta ve takımının,

Kaybettikleri dış dünya desteğini ,

”Evde Zorla Tutuyoruz” dedikleri kitle üzerinde canlı tutma çabası tehlikeli hal alabilir ve onanmaz yanlışlar yaptırabilir.

Zira,  psikolojileri tam o merkezde.

Allah Türkiye’yi bu tür çılgınlıklardan korusun!.