TAŞ , GÜL , KÜFÜR ve ZEMİN !

04 Tem 2017

Bugün “Adalet Yürüyüşünün 20.nci günü.

İstanbul’a yaklaşıldıkça hem yürüyenlerin hem de iktidarın provokasyon  endişeleri artıyor.

Bu tehlikeye daha önce değinmiş olası provokasyon kaynaklarından bahsetmiştim.

Bana göre en tehlikelileri “Durumdan vazife çıkararak kefenleriyle gezen Reis’çilerdi”

Zaman zaman cılız girişimleri olsa da şimdilik kayda değer bir sıkıntı yaşanmadı bu cephede.

Tehlikenin daha da büyüğü bu güruha polisin korkudan gereği kadar karşı koyamayacağıydı.

PKK – PYD – IŞİD – TKPYC – Al Nusra gibi uluslararası terör örgütleri de var.

Ve tabii FETÖ de var.

Hepsinin önünde MİT var, Askerin Jandarmanın İstihbarat var, Emniyetin İstihbaratı var, o istihbaratları değerlendirecek görevliler var, polis ve jandarma gücü var.

Ve olduğuna inanmak istediğim ve hiçbir provokasyona müsaade etmeyecek dirayetli bir hükumet!

Var mı?

*

Kılıçdaroğlu’nun olası provokasyon tehlikesi karşısında “Size taş atsalar gül ile karşılık verin. Küfrü iyi söz kabul edin. Her karşı hareketi alkışlayın” derken,

“Dirayetli bir hükumet var” diyorum ama bakın o hükumetin sözcüsü Kurtulmuş ne diyor?

“CHP provokasyona zemin hazırlıyor!”

Zemin?

“Adalet için yürüyor olmaları”

Açık meali şu; “Sen “Adalet” diyerek yürüyerek karşı  düşünceyi kaşırsan elbette tepki alırsın. En iyisi yürüme, konuşma, herhangi bir şekilde tepki verme, muhalif olma, kaderine razı ol otur oturduğun yerde!”

*

Oysa hükumetin görevi ne?

O yürüyüşün güvenliğini sağlamak.

Bu konuda birinci derecede sorumlu Bakanlık “İç İşleri Bakanlığı”

Gelin görün ki, ilgili bakan “Sizin yüzünüzden fazla mesai yapıyoruz” serzenişinde bulunurken görevini pek gönülden yapmadığını ima ediyor.

Asıl üzerinde durulması gereken zemin burası..

 

SICAK  ÇOK  SICAK

 

Mevsim normallerinin çok üzerinde sıcaklarla karşı karşıyayız.

Dünyanın dengesi değişti, iklimler birbirine karıştı, kış kışlığını yaz yazlığını bilemez hale geldi,

Bu olumsuz değişim insan psikolojisine yansıdı, psikolojimiz bozuldu.

Sıcaklar mevsim ortalamalarının üzerinde,

Bir arkadaşım Bodrumdan arıyor “Abi arabanın içine derece tuttum 53 dereceyi gördüm” derken, Bir başkası “Bodrum’dan İzmir’e dönerken 48 derece sıcak vardı” demekte..

“Hiç klima çalıştırmadığımız Haziran ayında klima açtık” diyenden tutun,

“Kendimizi  yaylalara vurduk inan oralar dahi sıcaaaak!” diyenlere kadar her örnek var.

*

Sera etkisine zemin hazırlayarak dünyanın dengesini bozarak bu ortamı yaratan insan,

Şikayet eden yine insan.

Amerika ile beraber “İklim Anlaşmasını imzalamayan” nadir ülkelerden biriyiz,

Yaşadıklarımıza müstahaksak,

Neden şikayet ediyoruz o zaman?

*

Sıcak deyince orman yangınları kaçınılmaz oluyor.

Son 3 gün içinde 147 noktada 1000 hektar ormanlık arazide yangın çıktı.

 İzmir, Bodrum, Çanakkale , Mersin, Denizli, Antalya’da çıkan orman yangınlarının bazıları önlenir gibi oldu , bazıları hala devam ediyor.

Bazı yangınlar ormanlık bölgeleri aşarak yerleşim bölgelerine zarar veriyor.

Orman Bakanı açıklama yapıyor,

“Sorumlular piknikçiler” diyor.

“Cam parçalarını oralarda bırakınca o cam parçacıkları da güneşi bir noktaya odaklayınca yangın kaçınılmaz oluyor” bilgisini paylaşıyor.

*

Farkındaysanız,

Yangına neden olan insan,

Önlemeye çalışan insan,

Yanan ağaç , hayvan ve insan,

Şikayet eden insan,

Ceremesini ödeyecek yine insan..

“Kontrol altında” diyen Bakan,

O da insan …