SÖZDE, SÖZCÜ !

13 Ara 2013

Hüseyin Çelik, İktidar partisinin sözcüsü.

Konuşmalarında  sarf ettiği cümleler ilginç.

Ortalığı germesine, “sığırlar ağlamaz” türünde laflar etmesine bakılırsa işinde hayli mahir!

Yaptığı işin bir kolay yanı da var tabii.

Ters bir kelam edip tepki aldığında hemen kıvırtıyor,

Sözde sözcülüğü sineye çekip,

“Benim şahsi görüşüm” deyip yırtabiliyor!

Ne demiş Balbay’ın tahliyesi sonrası?

“Balbay tahliye oldu ama beraat etmedi!”

Balbay’ın mutluluğundan memnun olmayan, 34 yıl mahkumiyeti hatırlatan sözcünün bu açıklaması kesmemiş olmalı ki?

“CHP , MHP ve BDP tutuklu arkadaşlarını kurtarmak için aday gösterdiler!” de demiş.

Dedim ya, ortalığı germekte üstüne yok o hırsla devam etmiş!

“Balbay’ı tahliye ettirmek için yargı üzerinde mahalle baskısı kurdular”

Hala, yoğun bir kin, nefret, intikam, öç alma ve rövanşizm duygusu hakim!

O zaman şu soruyu sormak şart oldu,

Hüseyin Çelik’in yaptığı,

“Parti sözcülüğü müdür, tetikçiliği mi?

                                                                                           ****

 

“HAYIR”  DEDİĞİ  REFERANDUMLA  ÖZGÜRMÜŞ !

 

Başlık yandaş gazetelerden.

Konu edilen kişi Balbay.

Hayır dediği referandumla getirilen “Bireysel Başvuru Hakkı” sayesinde özgür demeye getiriyorlar.

Hatta doğrudan söylüyorlar.

Ancak görmezden geldikleri çok önemli bir şey var.

5 yıla yakın tutuklu adında hapislik çek,

İçerideki yaşamının hükümlü mahkumdan farkı kalmasın.

Ailen , çoluğun , çocuğun perişan olsun.

Hakimler yerlerinden kıpırdamadan, bu rezilliği 5 yıl ve daha uzun sürelerde izlesinler,

Yanlış olduğunu ne hikmetse görmesinler,

34 yıla mahkum ol,

Git iki satırlık basit  bir dilekçe ver,

O koca hakimler, o yüce mahkemeler bir anda uyansınlar, gerçekleri görsünler,

Adaleti yerine getirsinler!

Tahliye ol.

Bu  saçmalık , bu hukuk garabeti için referanduma mı gerek vardı?

Uzun tutukluluk hali tüm dünyada halledilmiş,

Ama , bizde kin , nefret, intikam , öç alma ve rövanşizm duygularını tatmin için, bilerek , isteyerek , tahammüden, özellikle haledilmez tutulmuş!

Ne zamana kadar?

Taa’ki, tatmin oluncaya kadar,

Zamanı gelince , “gider, dilekçeyi verir, tahliye olur!”.

Referandumun verdiğine hak deniliyorsa o hak zamanın adını koymaktır, o kadar!

Demek ki, hakimler daha önce görmesinler , nasılsa referandumun verdiği hak sayesinde serbest kalacaklar, o zamana kadar beklesinler!

Bu vicdansızlık, bu ayıp , bu hukuk cinayeti neden konuşulmuyor?

 

                                                                                         ****

NE  GEZİYMİŞ  BE  !

 

Gezi soruşturması tamamlanmış.

7’si yabancı, 255 kişi şüpheli olarak gösterilmiş.

Şikayetçi  ya da ihbarcı sayıları  kimlerdir , nerededirler bilinmese de toplam 249 kişiymiş.

Gezicilerin işledikleri suçlar şöyle sıralanmış.

“Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Hakkındaki Kanuna Muhalefet – İbadethaneyi Kirletmek suretiyle zarar vermek -  Kamu görevlilerine görevlerini yaptırmamak – Kamu görevlilerine hakaret – Kamu görevlerini usulsüz olarak üstlenmek – Özel kıyafetleri usulsüz kullanmak ve kamu malına zarar vermek”

Soruşturmada, “İçki içildi” ifadesi yok. Sadece, “görüntülerde elinde içecekler gezenler var” cümlesiyle yanında “cami içinde ezik bir bira kutusu bulundu” ifadesi var.

Polisin soruşturma dosyasında olanlar bunlar.

Soruşturmada , dikkatimi çeken ifade şu.

“Özel kıyafetleri usulsüz kullandılar”

Neymiş biliyor musunuz?

Cami içindeki yaralıları tedavi için gelen doktorlar ve tıp talebelerinin giydikleri “Beyaz Dr önlüğü”.

O sahne soruşturmada şöyle anlatılıyor.

“15 -20 kişilik bir grup  yanlarında bazı yaralılar olduğu halde beyaz önlüklerle camiye gelerek revir kurdular ve sağlık hizmeti verdiler”

“Özel kıyafetli usulsüz kullanma” bu işte!

İte , kaka , illa bir suç bulunacak zorlamasıyla yapılan soruşturma ve iddianamedeki suçlamalar bunlar!

Bir de zoraki bir bilanço var.

Usta’nın  Gezi Bilançosu şöyle.

TBMM de “Yüzde 4.67 olan faiz Gezi olayları sonrasında yüzde 9’a fırlayıncaaa, Gezi maliyetiii 18 milyar liraya ulaştııı !” diyor.

Hani, “Eeyy faiz lobisi eyy! diye çıkışmıştı ya,

Şimdi de kendince bir hesap yapmış!

“Üç – beş ağaç”dan yola çıkıp, İktidara tepkiye varan Gezi olayları , meğer  faizleri fırlatmış!

Yani, çevre hikaye ,  iktidara tepki söz konusu değil ,  ekonomik verilerde bir yanlış bir sakat yok, ekonomide harikalar yaratılıyor.

Ama ekonomiyi tersoya düşüren gezi ha!

Cevabını kendi deyimiyle vereyim.

“Yok öyle 25 kuruşa simit be usta!”

                                                                                           ****

ÇİN FÜZESİ

 

Bu konuda iktidardan hiç ses duyuyor musunuz?

Hani ucuzdu, , teknoloji geliyordu, uzman desteği alınıyordu, Türkiye’de üretiliyordu?

NATO, “bize uymaz, dışlanırsınız” dedi.

ABD, kongresi 2014  savunma bütçesine bir madde ekleyerek Türkiye’nin Çin’den alacağı füze sisteminin NATO’ya entegre edilmesinde Amerikan fonlarının kullanmasını engelledi.

Mesele bitti!

“Tribünlere oynamayın size Çin Füzesi aldırmazlar”, demiş miydim?

Hatırlayan okurlarım dediğimi bilirler!