SAYIŞTAYI SAYAN YOK !

14 Ara 2013

Sayıştay,

Devlet kurumlarının bütçelerini kontrol eden,

Muhasebelerini denetleyen,

Yolsuzluk yapılıp yapılmadığına bakan,

Elde ettiği bilgileri gerektiğinde yargılama ve hüküm verme yetkisine sahip olan,

Ve bu yetkileri TBMM adına kullanan ecdattan yadigar 151 yıllık  köklü bir kurum.

TBMM adına yapılan kontrolün halk adına da yapıldığını söylememe bilmem gerek var mı?

Sayıştay bu görevlerini 1862’den bu yana yapıyor,

Taa’ki, 2011 yılına kadar, karışan eden yok!

2011 yılı incelemesini de gerçekleştiriyor, 132 rapor hazırlıyor.

Ammaaa,

2010 da hazırlanan bir torba yasayla yapılan değişiklik nedeniyle 2012 yılı bütçe görüşmeleri sırasında Meclise sunamıyor!

Böylece 2011 yılı denetimsiz geçiyor.

Ya geçen yıl?

2012 yılı ile ilgili 140 dan fazla raporu Meclise gönderiyor.

Ancak, o raporların çoğunda İlgili kurumların denetlemeye esas olacak bilgileri olmadığından inceleme yapılamıyor ve “İnceleyemedik – bilgilere ulaşamadık – görüş belirtemiyoruz” deniliyor.

İşte , 2014 yılı bütçe görüşmeleri bu ayıp ile başladı.

Demek ki, siyasi iktidar yönetiminde olan kurumların denetlenmesini, hesaplarının incelenerek raporlanmasını istemiyor.

 

                                                                                             ****

 

2011 ve 2012 yılları kavgaları bitmemişken,

Yeni bir kavga ortamı daha hazırlandı.

Resmi Gazetede geçen hafta yayınlanan değişiklikle 2013 -2014  ve 2015 yıllarında kurumların bilanço ve mizanlarının Sayıştay’a verilmemesi ile ilgili bir yönetmelik değişikliği yapılarak Sayıştay yok sayıldı!

Denetim görevini yapması kanunla engellenen bir Sayıştay yetkilisinin yaklaşımı çok ilginç!

Denetimlerini yapması gereken ama bilgilerine ulaşamadığı kurumlar için “ Tabloları vermiyorlar ama iyi niyetli çalışıyorlar” demiş!

Sayıştay yetkilisinin bu açıklaması,

Bir vatandaş olarak, “yüreğime öylesine su serpti ki sormayın!”

 

                                                                                              ****

 

İcraatın başında olan bir hükümet,

Emrindeki devlet kurumlarının hesap vermesini neden engeller?

151 yıldır denetlenen, incelenen devlet kurumları hesapları neden son 5 yıl bu kontrolden  uzak tutulur?

Demokrasiden bahseden bir hükümet, demokrasinin belirgin kurallarından olan şeffaflık ve hesap verme sorumluluğundan neden kaçar?

Aklıma gelen sorular bunlar,

Hemen bulabildiğim cevaplar da şunlar:

-Bütçe disiplinine uyulmamıştır, bilinsin istenilmemektedir.

-Hırsızlık, talan , yolsuzluk diz boyudur ki 15 kurumda olumsuz raporlardan bahsediliyor.

-İhalelerde yandaşlar kayırılmış, kıyaklar yapılmış devlet zarara uğratılmıştır,

-“Ben tek hükümet iktidarıyım kimseye hesap vermem” egosunun altında kalınmıştır,

-Biat kültürünün özelliği olan, “Ben ne yaparsam yeridir, gerisi hikayedir!” fütursuzluğu tavan yapmıştır.

-Devlet değil , kabile yönetildiği sanılmaktadır!

Bulabildiğim nedenler bunlar ve tamamı olumsuz ve hoş değil..

İnanın büyük bir iştahla  ve çılgınca güzel, olumlu, övgüye değer haberler arıyor olsam da, önüme hep olumsuz, hoş olmayan bu tür konular gelmekte!

Eee, tabii eleştiri yazarı olmam nedeniyle biraz da muhalif yanım  ağır basmakta!

Bu nedenle olur da görmemiş , atlamış olabilirim,

Benim yanıldığım, atladığım neden veya nedenler bulabilen okurlarım varsa ve yardımcı olabilirlerse çok sevinirim.

                                 

                                                                                        ****

 

Devletin gelirleri nedir?

Vergiler.

Çeşitli isimler ve şekillerde halkın verdiği vergiler ve Gümrüklerden alınan vergiler ki kaynağı yine iş adamı kimlikli halk.

Halkın vergilerinin nasıl harcanacağını düzenleyen kurum Maliye Bakanlığı,

Bu amaçla devlet bütçesini  TBMM de kurum kurum tartışarak kabul/ret eden hükümet ve diğer siyasi partiler.

Kabul edilen bütçeleri halk adına denetleyen, gerektiğinde hesap soran ve hüküm veren  kurum ise Sayıştay ve bu 151 yıldır böyle.

2011 ve sonraki 5 yılda Sayıştay’ın eli kolu bağlanıyor.

“Hiçbir devlet kurumunu denetleme, yargılama, raporlama , hüküm verme” deniliyor!

Kısaca,

“Sayıştayı saymıyorum, sallamıyorum!”

Vee , şaibelere açık bu garip oyun vergileri veren bizlerin gözleri önünde oynanıyor…

Vergilerimizin hesabını sormayacak mıyız?

Elbette soracağız,

Ancak,  daha önce şu soruya bir cevap arayalım, nasıl bir ortamda yaşıyoruz bilelim.

İcraatının denetlenmesini, incelenmesini, raporlanmasını yasaklayan, bu konuda hesap vermekten kaçan hükümetin temsil ettiği rejimin adı nedir?

 

                                                                                        ****

 

Radikal ekonomi yazarı Uğur Gürses bu konuda Maliye Bakanıyla görüşmüş.

Bakan, “Bizde çözüm istiyoruz ama mevcut devlet yapısıyla bu olanaksız” demiş

151 yıllık kurum tıkır  tıkır çalışırken bu iktidar döneminin devlet yapısına ters gelmiş!

Soralım o zaman.

“Sorun, 151 yıldır pek ala çalışan Sayıştay damı, yoksa devlet geleneğini tarumar eden bu iktidarda mı?”

Bir rivayet de Usta’nın “Nedir bu Sayıştay işinin aslı? diye sormuş olması!

Bu konu 2010 dan bu yana gündemdeyken, partide kendisine sorulmadan tuvalete dahi gidilemiyorken 3 yıl sonra Usta’nın konuyu merak edip sorması ilginç!

Şu an, hükümet Sayıştay’ın elini kolunu bağlamış olmasıyla ciddi bir zan altında.

Acilen kamuoyunu aydınlatmalı ve üzerindeki bu ağır suçlama konusunda ikna etmeli.

Özetle,

Vergilerimizi ne yaptığının hesabını vermeli, hesabını!