SAP GİBİ DURMAYANLAR !

13 Kas 2013

Hatırlarsınız,

Şaşkının biri Anıtkabiri kast ederek,

“Oraya gidip sap gibi duracak mıyım?”  demişti,

Aklınca Atatürk’ü aşağılamaya kalkan bu kişi,

Bununla da yetinmemiş,

Bulduğu her fırsatta hoş olmayan göndermelerden de geri durmamıştı.

Tabii mesajı alan, durumdan vazife  çıkarıcıları,

Türlü şekillerde benzer saldırılarda bulunmuşlardı.

Çanakkale savaşında, Kurtuluş savaşında rolü olmadığını söyleyenler oldu.

Heykelleri kırılmış, resimleri yırtılmış, sözleri çarpıtılmış,

Yaptığı Devrimler yok edilmeye kalkışılmıştı.

Şimdi de onun kurduğu Mecliste devrim kanunlarını iptal etmeye yeltenenler var.

Saldırıda sınır yoktu.

O kadar ki ona, “Diktatör” diyecek kadar ileri gidenleri duyduk.

10 Kasım günü kendi görüşlerindeki bir gazeteye,

“Olmasaydı da olurdu” ifadeli  ilan verecek kadar kin kusanları da dahi gördük.

 

                                                                                           ****

 

“Oraya gidip sap gibi duracak mıyım” çıkışıyla başlayan,

Saldırdıkça,

Gerdikçe,

Böldükçe,

T.C den rahatsızlık duyanlar,

“Türk”lükten nefret edenler,

Ağızlarından salyalar akıtarak ülkeyi  ayrıştırmaya çalışırlarken,

İnadına , büyüyerek bütünleşen bir anlayış gördük.

Bu anlayış,

“Oraya gidip de sap gibi duracak mıyım” denilen yerde,

O cümleyi sarf edenlerin  yüzlerine tokat gibi çarptı.

Dün Anıtkabirden 10 Kasım günkü ziyaretçi sayıları açıklandı.

2011 yılında, 181.064 olan ziyaretçi sayısı,

2012 de, 413.568’e,

2013 de ise 1.089.615’e ulaşmış.

Bir de yazı ile yazayım ki,

Atatürk’e saldıranların saldırdıkça Atatürkçüleri nasıl birleştirdikleri daha iyi anlaşılsın.

Tam tamına ; “Bir Milyon Seksen Dokuz Bin Altı Yüz On Beş Kişi”

 

                                                                                    ****

 

Son 3 yılın bir özelliği var.

Saldırıların, germenin , bölmenin  tavan yaptığı yıllar bunlar.

Atatürk’e,  devrimlerine ve Türklüğe saldırıların en yoğun olduğu dönem bu.

O etki ve tepki sonucu,

Çığ gibi büyüyen bu birliktelik,

Özellikle evlerde zorla tuttuklarıyla övünenlere inat,

Bindirilmiş kıtalarla değil,

Devletin imkanlarıyla taşınarak değil,

Parti baskılarıyla değil,

Özel kumanyalarla değil,

Ceplerine para koyarak hiç değil,

İçlerinden gelerek,

Gönüllerince,

Ülkenin her yerinden,

Ceplerinden yol parası harcayarak,

Belli bir yaş grubu ve cinsiyette değil,

Her yaş ve cinsiyetten Atatürk sevgisi duyanlar,

Özgür iradeleriyle koşarak gidip  Anıtkabiri ziyaret ettiler.

Ve 10 Kasım 2013 günü bu rakam,

“Bir Milyon Seksen Dokuz Bin Altı Yüz On Beş’e” ulaştı.

Bu rakam sadece Anıtkabir için.

Dolmabahçe’yi o gün 50 binin üzerinde kişi ziyaret etmiş.

Sahillerde kilometrelerce el ele insan kuyrukları onu anmış.

Ülkenin her yerindeki anmalar diğer yıllardan çok daha anlamlı olmuş.

Bu rakam içinde ülke ve Atatürk sevgisi olanlar için çok şey ifade eder.

Ama,

O sevgiden uzak,

Onu görmeyerek yok farz edenlere çoook daha fazla şeyler anlatmalıdır.

Onu kötüledikçe,

Ona Saldırdıkça,

Ülkeyi bölmeye kalktıkça,

“Olmasaydı da Olurduk” diyecek kadar ihanet içinde olanlar umutsuca çırpındıkça,

Atatürk sevgisi duyanlar ,

İnadına birleşiyor, bütünleşiyorlar, devleşiyorlar.

 

                                                                                     ****

 

“Eyy ülkeyi bölmeye, onu unutturmaya kalkışan kafa!”

Evde zorla tutulanlar bu gerçeği görmüyorlar mı sanıyorsunuz?

Evlerde zorla tutulsalar da gözleri kör değil, kulakları sağır değil,

Onları  evlerinde zorla ne kadar tutacağınızı sanıyorsunuz?

Bilin’ki ,  seneye onlardan da katılanlar olacak,

Sizler  bölmeye çalışıldıkça onlar da Atatürk sevgisiyle inadına bütünleşecekler,

Ve Anıtkabir görevlileri,

Bu senekinden çok fazla ziyaretçi sayısı açıklayacaklar.

Eee, sonrasını,

Giderek yalnızlaşanlarla,

Ortalıkta sap gibi kalacaklar düşünsün!