BOŞ KAĞIDA İMZA

07 Ara 2016

Görüntüde Anayasa değiştirilecek.

Bahane bu.

Gerçekte Cumhurbaşkanı görünümlü Başkan getirilecek,

Bir başka değişle 93 yıllık Cumhuriyet rejimi yok edilip  bir kişinin hırsını tatmin için her yol deneniyor.

*

Bu gayede , katakulli, yalan, dolan, saptırma, süsleme, şişirme, göz boyama ne ararsanız var.

O kadar ki, açık açık “Parlamenter sistemi yok ediyor ve “Başkanlık sistemi” denilen otokrat bir yapı getiriyoruz” diyemediklerinden Cumhurbaşkanlığı sıfatı arkasına saklanıyorlar.

*

Bu kadar mı?

Hayır!

Daha da rezili var.

Meclis çatısı altında AK vekillere üzerinde “T.C Anayasasında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi” yazan bir boş kağıt imzalatılıyor.

Onlar da koşarak imzayı basıyorlar.

İsteyerek mi, zorla mı? varın siz karar verin.

İmzayı atanların o boş kağıda ne yazılacağından haberleri yok. İmzaladıklarına göre dert de etmiyorlar.

*

Başkan olacak kişi hangi yetkilerle donatılacak?

“Ne gam?”, bas imzayı.

*

Parlamento fesih mi edilecek, demokrasi ayaklar altına mı alınacak, hukuk guguk’a mı dönüştürecek?

“Kime ne?” İmzala boş kağıdı.

*

Ülke karpuz misali ortadan ikiye mi bölünecek?

“Bana dokunmasınlar da ….” diyerek çak imzayı.

*

Yasama, Yürütme, Yargı gibi değerlerin ruhuna Fatiha okunup  tüm yetkiler tek adamda mı toplanacak?

“Zaten öyle değil mi?”  imzayı bas, boş kağıdı dert etme..

*

O yetkilerle donatılan kişi Parlamentoyu fesh ederek olası seçimde o boş kağıda imza atanları çırak çıkarır  mı, çıkarmaz mı?

“Büyüğümüzün takdiri, emir büyük yerden” deyip salla imzayı.

*

Bu olasılıkların hiçbirinin kıymet-i harbisi yok.

Ülke kaderini kökünden değiştirecek konuya “Al eline kalemi, çak boş kağıda imzayı, ruhunu sat, vicdanını sat, ülkeni sat, AK adın KARA olsun” basitliğinde yaklaş sonuçlarını ve zerre dert etme.

*

Vekiller böyle,

O  vekilleri meclise gönderen Milli İrade farklı mı?

Değil,

“Malum kişi başkan olsun da ne olursa olsun” o kesimdeki hakim düşünce.

*

“Yastık altındaki dolarlarınızı Türk lirasına çevirip altına yatın” emrine katılım düzeyine bir göz atın,

“250 dolar bozdur, saç sakal bedava” diyen berber,

“300 dolar bozdur makbuzu getir, kokoreç ayran beleş” diyen büfeci,

“100 dolar bozdur mezar taşın benden” diyen mezarcı..

“5 bin dolar bozdurun düğününüze gelip bedava ilahi okuyalım” diyen din bezirganı,

Ve benzer zavallılıklar.

O referandumda oy verecek taife de bu kalitedeyse,

Vekili boş kağıda imzayı çakıyorsa,

“Yalan, dolan salla. Atıp tut, bizi kandır oyumuz senindir” diyorsa,

Müstahaktırlar..

 

RUBLE  , YUAN  VE LİRA

 

Dün konuya  geniş anlamda değinmiştim,

Bugün kısa ve öz konuşacağım.

Ruble Rus, Yuan Çin, Lira Türkiye.

Bu anlamda “Her ülke birbirinden milli parasıyla alışveriş yapsın, böylece milli para birimlerimiz değer kazansın” diyen bir ekonomi gurusu var!

Lafına kanıp, yolundan gidenleri bir kenara koyayım ve “Acaba Rusya ve Çin aynı görüşte mi?” diye sorayım..

*

Gelin bu ülkelerde dış ticaret ilişkimize bakalım.

Rusya ile de Çin ile de dış ticaretimiz aşağı yukarı benzer rakamlarda.

Rusya’ya 2015 de 3 milyar 700 milyon dolarlık mal ihraç etmiş buna karşılık 32 milyar dolarlık mal almışız?

Hani denge?

Çin’e aynı yıl 2 milyar 400 milyon dolarlık ihracatımız var. Karşılığında 31 milyar dolarlık ithalatımız.

Hani denge?

Dış ticaret açığımızın önemli bölümü bu iki ülkeden kaynaklanıyorsa,

Türk Lirası garibim ne yapsın, ne etsin?

*

Bu dengesiz tabloda “Milli para” çağrısına Rusya ve Çin “Evet” derler mi?

Demeyecekleri kesin.

Ama dilin kemiği yok,

Söyledikleri yalan mı gerçek mi, doğru mu yanlış mı kimsenin umurunda değil,

“Çoban” sürüyü güdüyor,

“Ama yollar, tüneller, köprüler “ yapıyor diyen sürü de memnun.

Biz de burada boş boş yazıp duruyoruz!

 

TULUMBA

 

“Tulumbaya su lazım. Tulumbada su yok.”

“Ekonomik kriz var” demenin tribünlerce söylemi bu.

*

Tulumba ne?

“Emme basma” sistemiyle çalışan bir mekanizma,

Halk arasındaki adı “Pompa”

Çalışması için içine biraz su koymak gerek ki çalışsın.

*

Sistemin mekaniği basit,

“Emme basma!”

İçine biraz su koyuyorsun ,

“Pompalıyorsun”  çalışıyor..

At, tut , ver tribünlere gazı”

Çalışsın!

Emilen de basılan da memnunsa!

Ne gam?