PİLOTLAR KURTARILMIŞ !

21 Eki 2013

9 Ağustosta Lübnan’ın başşehri Beyrut’ta kaçırılan 2 THY pilotu 71 gün sonra serbest bırakılıp Cumartesi akşamı  yurda döndüler.

Bu şüphesiz  önemli bir haberdi.

Bazı basın organları haberi  “Pilotlarımız  Serbest” – “Pilotlarımız kurtuldular” şeklinde verirlerken,

Yandaş basın , “Büyük Kurtarma” manşetleriyle duyurdular.

Oysa, olayda ne operasyon , ne kurtarma fiili , ne de benzeri bir işlem vardı.

Her şeyin  “Pazarlık” üzerine kurulduğunu tüm gazeteler yazdılar.

Yazılanlardan anladık ki, Katar devredeydi , Lübnan ona yardım ediyordu, Dış İşlerimiz yine  MIŞ İşleri rolü üstlenmişti!

Uzun süren pazarlıklar sonucu, Suriye’deki  127 kadın ile Lübnanlı  9 hacı serbest bırakılınca,

Pilotlarımızı kaçıranlar da istediklerini almış oldular.

Teyit edilmese de Katar’ın 150 milyon dolar fidye ödediği haberleri gün boyu medya kulislerinde dolaştı durdu.

Verilen bilgilere göre Katar ve Lübnan  127 kadın rehine ve 9 Lübnanlı hacı konusunda büyük gayret gösterdiler. Bu gayretleri sonucu arada katalizör görevi görmekte olan 2 pilotumuz da serbest kaldılar.

Gelişmeler gösterdi ki, Mış İşleri Bakanlığımız ise 71 gün süreyle  sadece  telefon diplomasisi yaptı!

Bilgiler geldikçe bizler ne biliyorsak onların da o kadar bildikleri anlamış olduk.

Sonuçta,

Pilotlarımızı kaçıran terör Örgütünün dediği oldu,

İstediklerini alınca, pilotlarımız serbest kaldı.

İşte “Kurtarma” şeklinde süslenen budur.

 

                                                                                  ****

 

Neden başka ülke pilotu değil de, bizim pilotlarımız?

Orta Doğuda her konuya maydanoz olup, her naneye burnumuzu sokar da biraz sivrilir, Suriye üzerinde patron rolü oynamaya kalkarsanız, gün gelir  dünyanın her yanındaki vatandaşlarımız da, pilotlarımız da , iş adamlarımız da  sıkıntıya düşerler.

“Neden Türk pilotları”  sorumuzu biraz açalım.

Pilotlarımızı kaçıran örgütün serbest bırakılmalarını istediği 127 kadın Esat’ın , Lübnanlı 9 hacı da Esat’a karşı  güçlerin elinde.

Eee, Usta ve Mış İşlerimiz de bu sefer Esat’la değil muhalifler denilen kesimle  kanka.

Kanka olduklarıyla Esat arasında sıkı bir rehine/ hacı  pazarlığı var.

Pilotlarımızı kaçıran örgüt de bunu biliyor ve sanıyor ki, Usta ve Mış İşleri bakanımız muhalif denilen ne idüğü belli olmayan haydut takımını etkiler ve onlar  ellerinde tuttukları 9 hacıyı bırakırlar, Esat da 127 muhalif kadını bırakır ,  örgüt de pilotlarımızı bırakır.

Düşündükleri  buydu.

Buydu ama aradan 71 gün geçtiğine bakılırsa yanıldılar.

Çünkü, muhalif denilen haydut tayfası  Usta ve Mış İşlerimizi dinlemediler.

Dinleselerdi pilotlarımız 71 günde değil, üç –beş gün içinde serbest kalırlardı.

Olmadı.

Yoğun pazarlığın Esat , muhalifler , Katar ve Lübnan arasında yaşandığı , bu yoğun pazarlık sonrasında yapılan takasın ardından  pilotlarımızın da serbest bırakıldıkları verilen haberler arasında.

Yanisi, bir operasyon sonucu  kurtarma falan söz konusu değil.

“Serbest bırakıldılar ” demek daha doğru.

Haa sonuçta özgürler,  buna da şükür,

Kendileri aileleri, çoluk çocukları sevindiler, ne ala.

Ammaaa!

“Komşularla sıfır sorun” deyip hepsiyle papaz olmuş durumdayken,

Dünyanın her yerinde ve özellikle Orta Doğuda yaşayan Türk vatandaşlarının, iş adamlarının ve dahi pilotlarının büyük tehlike altında oldukları gerçeği hala ortada duruyor.

 

                                                                                  ****

 

Pilotların kaçırılmaları kadar dikkati çeken bir başka olay yaşandı Cumartesi akşamı.

Onları almaya kendi uçağımızı dahi gönderemeyip Katar uçağıyla gelmelerine göz yumulan pilotlarımızı karşılamaya bizzat Usta gitti .

Bu karşılama  kafamda şu soruyu oluşturdu.

Öyle ya,

Onun yanlış politikaları sonucu kaçırılan, kaçırıldıktan sonra bir ara unutulduklarını düşündüğümüz pilotlarımız için eleştirilen Usta neden orada?

İki olasılık üzerinde durdum.

Ya, Orta Doğuda yanlış politikasıyla her konuya  maydanoz olup  pilotlarımızın kaçırılmalarına, günlerce can korkusu çekmelerine  neden olduğundan vicdan yapıp oraya kadar gitme ihtiyacı duydu.

Ya da,

“Kurtarma”  şeklinde süslenen bu üçlü takası siyasi şova çevirmek  gibi bir uyanıklığın peşinde!

Aklına bir başka bir olasılık gelen varsa lütfen bana yazsın.

 

                                                                                   ****

 

“Komşularla sıfır sorun” deyip hepsiyle problemli olduğumuz ve bu nedenle yalnız kaldığımız aşikar.

Yanlış Dış Politikamız sonucu karşı karşıya kaldığımız , hiç de hoş olmayan bu durum tüm  dünyada Türk kimliği, Türk pasaportu  taşıyan herkesi ciddi tehlike içinde tutmakta.

Pilotlarımızın yaşadıkları  bu  ilk olay ,  umarım ve dilerim son da olur.