BAKIN ŞU ÇAPULCULARA !

04 Haz 2013

İşte size direnişin ruhunu anlatan ayniyle vaki bir hikaye.

 

****

Bir ağabeyimim 80 yaşındaki ablası,

Televizyonlarda olanları izliyor,

Gördüklerine inanamıyor,

Hayli üzülüyor,

İsyan ediyor,

İsyanı yaşadığı evden taşıyor,

Alıyor bayrağını,

Taksi çağırıyor,

Şoför direniyor,

‘’Yollar kapalı oraya gidemem’’ ,

‘’O zaman beni metroya bırak’’

Metroya vardıklarında şoför,

‘’Helal olsun sana anne para istemem ‘’ diyor.

Atlıyor metroya,

Gidebildiği yere kadar gidiyor.

Metronun vardığı nokta son durak olmasa da,

‘’Son duraaak’’ diye bağırıyorlar,

İniyor,

Bayrağı omzunda merdivenleri çıkıyor,

Yukarı çıktığında gençler onu karşılıyorlar,

‘’Teyze ne işiniz var burada?’’ diye soruyorlar,

‘’Siz ne için buradaysanız, ben de onun için buradayım’’ cevabını veriyor,

Onu karşılayan gençler,

Kimliğini öğreniyorlar,

Yaşını soruyorlar,

Kan gurubunu hem not ediyorlar, hem de koluna yazıyorlar,

Astımı veya benzer hastalığı olup olmadığını bilmek istiyorlar,

Tansiyonu ölçülüyor,

Yakınlarının telefon numaralarını alıyorlar,

Adresi alınıyor,

Bu bilgiler bir kağıda not ediliyor ve ‘’Sakın kaybetme’’ uyarısıyla eline veriliyor.

Yüzüne bir basit maske de takıyorlar,

Yanına bir rehber verip elinden tutarak meydanı gezdiriyorlar,

Yorulduğunu anladıklarında bir sandalyeye oturtuyorlar.

 

****

 

Uzaktan patlama sesleri geliyor,

Gaz kokusu genizleri , gözleri yakıyor,

Kaçanlar, bağıranlar, yerlerde yuvarlananlar, ateş , duman,

Sıkılan güçlü sular, çığlıklar, sloganlar,

O seksen yaşındaki gözler bunları da görüyor,

Olan biteni,

Oturduğu sandalyede göz yaşları içinde seyrediyor,

Kalp atışları artıyor,

Tansiyonu yükseliyor,

Daha önce kalp ameliyatı geçirdiğini hatırlıyor,

Heyecanlanıyor,

Ama yanındaki gençlere hiçbir şey hissettirmiyor.

 

****

 

Ortalık sakinleşiyor,

‘’Ben artık gideyim gençler göreceğimi yeterince gördüm’’ diyor,

Onunla ilgilenen gençler,

Elinde tutarak sakin bir yere götürüyorlar,

Bir taksiyi durdurup şoföre adresini veriyorlar,

Taksinin plaka numarasını alıyorlar.

Ellerinden öpüp yolcu ediyorlar.

Bu gençler,

Marjinal denilen,

Provokasyan peşinde koştukları söylenen,

‘’ÇAPULCU’’ olarak betimlenen gençler.

 

****

 

Bu teyzeyi tanıyorum,

Neler gördüğünü anlatmasını istiyorum.

‘’Ben tüm rezilliği de gördüm, o çapulçu denilen gençleri de gördüm’’ diyor,

‘’ Orada olduğum sürede 80 yıllık hayatımın en çok üzüldüğüm, ama gençlerimizle gurur duyduğum bir geceyi yaşadım, işte onlar Atatürk’ün görmek istediği gençler’’

‘’Bu gençlere Çapulcu diyenler var ne diyorsunuz?’’

Cevabı ilginç,

‘’Onu diyen ya çapulcu görmemiş, ya da çapulcunun anlamı değişmiş de benim haberim olmamış’’

‘’Tekrar gidecek misiniz?’’ soruma,

‘’Çapulcular oradaysa her zaman giderim’’ diyor.

Bu konuşmayı yaparken telefon çalıyor,

‘’ Evet evimdeyim çok sağ olun yavrum’’ şeklinde kısa bir konuşma oluyor,

Telefonu kapatırken,

‘’Dün akşam benimle ilgilenen gençler evimde olup olmadığımı merak etmişler’’ diyor.

Vaay , vay vay !

‘’ Bakın şu çapulculara!’’