KORKU HALLERİ !

18 Ağu 2013

KORKU  HALLERİ !

Korku , Psikoloji dilinde ,

Hoş bir duygu olmasa da yaşamda normal, sıradan bir duygu olarak betimleniyor.

Yunanca’da ( phobos ) denilen halk arasında ise ‘’Fobi’’ olarak tanımlanan korkunun yüzlerce türü var.

Obesofobi ( Şişmanlık korkusu), Aviofobi (Uçuştan korkma),  Araknofobi (Örümceklerden korkma) bunlardan birkaç örnek.

Korku bir psikolojik sorun olup, savunma şekli ya tırsıp teslim olmak, ya da saldırganlık şeklinde kendini gösteriyor.

Tırsıp teslim olmak kendini her türlü aktiviteye kapatıp içine kapanmak şeklinde ortaya çıkarken saldırganlık halinde ise ‘’Kontrol dışı aşırı reaksiyonlar, güvensizlik, kaygılı, kavgacı hal ve panik halleriyle’’ dikkati çekiyor.

Bu tür tavır gösterenlerin psikolojideki teşhisi ‘’Astenofobi’’ yani ‘’ Güçsüz olmaktan Korkma’’ korkusudur.

Sanırım buraya kadar verdiğim psikolojik bilgiler sizde bazı kişi ya da kişileri çağrıştırması anlamında az yada çok bir bilgi verecek!

 

                                                                                 ****

 

Piskologlar  Astenofobi yani ‘’Güçsüz olma korkusunun’’  ana belirtilerini şöyle sıralıyorlar.

Dış tehlikelere karşı Emosyonel tepki (Uyum bozukluğu).

Kaybolmuş güven duygusu, ruhsal çöküntü benzeri tavırlar,

Üstünlük taslayarak , karşısındakileri aşağılar, ezer bir tavır,

Bir gün başka söylem,  ertesi gün çevir kazı yanmasın misali tam  aksi söylemler,

Psikolojik gel-git’ler,

Kızgınlık halleri, öfke patlamaları, kontrolsüz davranışlar,

Agresif bir vücut dili,

Kindar, uzlaşmaz, saldırgan bir konuşma dili,

Aşırı, ‘’ Beeennn ‘’ hali, ego!

Sanırım kafanızdaki kişi biraz daha belirginleşiyor.

 

                                                                                 ****

 

Son günlerde sorup duruyoruz.

‘’ABD darbe demezken,  AB  yorumsuz izlerken, Ürdün Kralı Abdullah, Kuveyt emiri Emir El Sabah, S.Arabistan Kralı Abdullah, BAE Emir El Nahyan, Filistin lideri Mahmut Abbas taifesi gerek parasal , gerek siyasal ve askeri desteklerle darbeci Sisi’nin arkasındayken bize ne oluyor da Mısır’a özel ilgi gösteriyor ve destek veriyoruz?’’

Haydi ABD ve AB ülkelerinin korkularını anlayabiliriz. Hem askeri, coğrafi , siyasi menfaatleri var, hem de  ‘’İslamofobi’’ denilen bir korkuyu 11 Eylülden bu yana dorukta yaşıyorlar.

Peki kendi dinlerinde , kanlarından, ırklarından olan Arap milleti neden Ordudan yana Mursi’ye karşı tavır almış durumda?

Müslüman Kardeşler ve destekçisi Türkiye’nin o bölgede güçlenmesinden korkuyor olabilirler.

Şüphesiz ortak payda korku ama, bir de dış politika denilen bir  gerçek var.

Dış politikanın olmazsa , olmazları içerisinde  ‘’Akılla bezenmiş taktik hareket,  yüksek yoğunluklu  strateji, daima  kazanmaya odaklı çaba, ince  hesaplanmış  alış veriş, alabildiğine geniş sabır alanı ve sonucunda  uzlaşma sanatı var’’.

Kısaca, dış politika denilen sanat  ‘’het’le , höt’le olmuyor!’’

 

                                                                                  ****

 

Sanırım artık bugünkü yazımın başlığını neden KORKU koyduğumu anlamışsınızdır.

Usta, dün Mısır hassasiyetini dile getirerek,

‘’Bugün Mısır, Yarın Belki Türkiye’’ demiş.

Çok açık bir şekilde korkunun dışa vurmuş halidir bu.

Hani aylardır soruyorduk ya,

‘’ Gezi Direnişi sonrası neden bu kadar korkuyor, neden bu kadar uzlaşmaz, agresif  ve saldırgan’’ diye,

Aha da dün nedenini söyledi.

‘’Bugün Mısır’a, yarın bize!’’

Mursi de, kendisi de   aynı merkezden , aşağı yukarı aynı dönemde BOP destekli geldiler.

Birinci ortak yan bu.

Mısırdaki olayların başlamasıyla, gezi direnişin başlaması yine aşağı yukarı aynı dönemin ürünü.

Bu da ikinci ortak yanı.

Gezideki sert tavrı sonucu karizmasının çizildiğinin farkında ve bu da korkuyla tanışmasının nedeni!

Üçüncü ortak yan da bu.

Gezi direnişi sırasında başarısız bir Amerika ziyaretinin hemen sonrasında artan Mısır olayları ve  müsebbiplerince onca olan bitene rağmen ‘’Darbe’’   sıfatı yakıştırılmayan bir askeri hareket.

Darbe sonrası görmek istemediğimiz görüntüler ve katliama varan ölümler.

Ne diyor Usta?

‘’Tankları, toplarıyla elinde silahı, Molotof kokteyli bile olmayan halkı vuruyorlar’’

Demek ki ha askeri darbeci , ha totoliter sivil darbeci tavırda fark eden bir şey yok!

Bir şey daha diyor usta!

‘’Bazı batı ve körfez ülkelerinin Türkiye’yi de karıştırabilirler’’

İşte psikolojideki Astenofobi ( Güçsüz olmaktan korkma) duygusunun açığa çıkması budur!

Tespit tamam da, kim o karıştırıcı ülkeler onları da söylese korkudan bahsetmeyeceğim, ama söylev bu kadarla sınırlı olunca, anlaşılıyor ki, ‘’korku dağları beklemekte!’’

Bu korkuyu bertaraf etmenin yolu ise,

‘’Komşularla sıfır sorun’’ deyip, ortalığı ‘’İçerisine  Fil girmiş zücaciye dükkanından daha berbat ederek’’ tüm komşularla papaz olmak değil,

Dış politikanın yukarıda detaylarıyla saydığım becerilerini gösterip uzlaşmaktır.

Ne kadar korksa da,

Ne demiş atalarımız?

‘’Korkunun ecele faydası yoktur’’

O zaman,

İç siyasette tribünlere oynayarak kafaları karıştırıp toplumu germek yerine ,

Dış siyasette , politik davranıp , ülkenin menfaatlerini öne çıkararak,  uzlaşma becerisini göstermekte fayda var.