BEN SPORCUNUN DOPİNGLİSİNİ SEVERİM !

13 Ağu 2013

Haltercimiz dopingli,

Atletimiz dopingli,

Çekiç atıcımız dopingli,

Minder güreşçimiz dopingli,

Er meydanı dopingli!

Futbolcumuz şikeci,

Tenisçimiz, Okçumuz, masa tenisçimiz, karatecimiz devşirme!

11 kişilik futbol takımının 6’sı yabancı,

Antrenör ithal,

Tesislerin adı, bazen Park , bazen Arena.

Seyirci?

Ya, yandaş taifesinden bindirilmiş kıta,

Ya da, tribünlerde eli, kolu, ağzı bağlı bir şekilde  esir  alınmış durumda!

Ammaaa,

Hem Olimpiyatlara,

Hem de Dünya Futbol Şampiyonasına talibiz!

 

                                                                                ****

 

Atletimiz şampiyon,

Daha ne olduğunu anlamadan canlı yayında başbakanın telefonu kulağında,

Konuşsa bir türlü,

Konuşmasa başka türlü!

Yağlı güreşçi şampiyon,

Siyasi şov hazır.

Sağında bir bakan, solunda bir başka bakan ,

Telefonda da başbakan!

Twitter’da ırkçılığın daniskasını yap , giydir Ermeni’ye,

Akdeniz Oyunlarında  ödül hazır,

Bayrağı taşı!

Şampiyon huzura çıkacak,

Altın alacak,

Nasihat hazır,

‘’Sizlerden hem başka şampiyonluklar, hem de 5 çocuk bekliyorum, söz mü?’’

Altınlar kese , kese!

Eee..,  bu kadar  özendirme,

Bu kadar siyasi şov,

Dopingsiz olmaz tabii!

 

                                                                                  ****

 

Ne demiş Atatürk?

‘’Ben sporcunun zeki ve ahlaklısını severim’’

Demiş de ,

Kese, kese ödüllerin, başbakan telefonlarının, bakan ilgilerinin, huzura kabulün, milletvekilliği teklifinin, yandaşa iş formülünün  gün gelip ahlakı bu denli bozacağını  bilememiş.

Pekiii , bilen  ne demiş ?

‘’Ben sporcunun dopinglisini severim!’’

Mesele o an için siyasi şov ve dahi  gerisi hikaye  ise!

Doping uyar civanıma!

 

                                                                                 ****

 

Ama artık tüm dünyada spor bir bilim dalı.

Bilim dalı için ise eğitimli sporcular gerekli.

Sporcu fiziğinin spor dalının türüne uyum sağlayarak , başarıya ulaşması bilimle oluyor.

Bilimsel araştırmalar üniversitelerde, tıp fakültelerinde , özel laboratuarlarda yapılıyor.

Araştırmalar her gün gelişiyor ve spor ve sporcunun emrine sunuluyor.

Her spor dalı üzerinde, cinsiyet ve ırkları temel almış, insan vücudu gelişimi, beslenmesi, fiziki direnci, kabul edilebilir güç verici ilaçlar, kıyafetler üzerine yoğun ve rekabete dayalı araştırmalar yapılıyor.

Spor  tıbbı ve sanayinde bilimsel anlamda adeta  gizli bir savaş var.

Bu savaşta bilimin ve sanayinin hemen her dalı var.

Spor tıbbı, spor teknik adamı, spor psikologu , sosyologu, fizik eğitmenleri ideal sporcu üzerine odaklanmışlar.

Sporcuya kalan, eğitimini tamamlamak, çok çalışmak ve ahlaklı olmak.

Biz spor biliminin neresindeyiz?

 

                                                                                  ****

 

Öğretmen okullarından beden hocaları mezun ediliyor,

Ama Liselerde  beden dersi yok!

Kocamaaan Spor Üniversiteleri var.

Bir tane dahi spor tesisi yok!

Kendi imkanlarıyla milli takıma giren üniversiteli sporcu,

Şampiyonaya katılıp okuluna devam edemeyince ‘’devamsızlıktan sınıfta kalıyor’’

Kulüplerde alt yapı var,

Başarılı küçücük sporcuya soruluyor,

‘’Spor mu, okul mu?

Ne desin garibim?

Tabii ‘’ spor’’ diyor ama işin içinde eğitim ve bilimsellik olmadığından hayatı kayıp gidiyor!

Başarı sadece,

Siyasi şovlara,

Siyasi beklentilere,

Veee,

Abartılı ödüllere endeksli olunca,

Eee.., tabii  ‘’Sporcunun doping’lisi seviliyor!’’

 

                                                                                  ****

 

Birileri,

‘’Olimpiyat ve Dünya  Futbol Şampiyonası’’ mı demişti?