ORANTISIZ HOŞGÖRÜ !

04 Ağu 2013

ORANTISIZ  HOŞGÖRÜ !

Başkan Obama,

Üstü süte 8 defa şampiyon olan Connecticut Üniversitesi,

Kadın basketbol takımını kutlamak için Beyaz Sarayda oyuncularla bir araya geldi.

Sıcak bir ortamda geçen kutlamada Obama kadın oyuncularla basket atışı yaptı,

Ve attığı Üç şutun üçü de basket oldu.

Sıra toplu halde fotoğraf çektirmeye geldi.

Oyuncular  arkada, Obama önlerinde hatıra fotoğrafı verirlerken,

Kızlar başkana muziplik yapmaktan geri durmadılar.

İki muzip kız tam fotoğraf çekilirken arkasından tavşan  kulağı işareti yaptılar.

Bizlerin ‘’boynuz’’ ya da ‘’kulak’’  olarak isimlendirdiğimiz,

Bu hareketi  Obama fark ettiğinde çok güldü ve muzip oyuncularla ‘’Çaaak’’ hareketi yaptı.

Pek alışık olmadığımız bu orantısız hoşgörü tüm yazılı ve görsel basınımızda günlerce  haber oldu.

 

                                                                                 ****

 

Aynı başkan 2012 yılında 21 Mayıs tarihli Newsweek dergisinin kapağında ,

‘’ The First Gay President’’( İlk gay başkan) şeklinde fotoğraflandığında da, gülüp geçmişti.

Son Amerikan seçimleri öncesinde ülkesindeki gay’lerin evlenmelerine sıcak baktığını söylemesi üzerine Newsweek editörü bu tür bir kapak yapmakta hiç tereddüt  göstermemişti.

Ne Beyaz Saraydan bir kınama geldi,

Ne de Obama’dan gazete patronlarına yönelik ‘’Maaşlarını sen veriyorsun sana bu gazetede ekmek yok deyip dehle onları’’ türünde bir tehdit .

Basın özgürlüğü denildi, gülünüp geçildi.

‘’Orantısız hoşgörü’’ dediğim , budur!

 

                                                                                  ****

 

Başkan Obama önceki başkanlar gibi her yıl yapılan Amerikan Gazetecileri balosuna katılır.

Davetlilerden bayların  tümü simokinli ve papyonlu, bayanlar ise  tuvaletli hayli şık, hayli yüksek kalitede bir davettir bu.

Davet sırasında, burslu okuyan ve başarılı olan gazeteci adayı öğrenciler ödüllerini başkanın elinden alırlar ve başkan ailesiyle aynı masada yemek yerler.

Bu ödül töreni ülkenin gazetecilere verdiği değerin göstergesidir.

Ülkenin ünlü komedyenleri ve talk show’ cuları sahnede  becerilerini gösterirlerken,

Tüm aktivitelerini  Başkan üzerine kurarlar , eleştiriler yaparlar.

Geçen yıl bu baloyu izleme imkanı buldum.

Ünlü şovmenler Obama’yı acımasızca eleştirdiler, komedyenler taklitlerini yaptılar.

Obama kahkahalarla güldü, onlara laf attı, coşkuyla  alkışladı ve tebrik etti.

Sıra kendisine geldiğinde sahnede adeta başkan değil bir  şovmen  vardı.

Salonda bulunan CNN televizyonu yöneticilerini, Fox Televizyonu yöneticilerini ve tabii diğerlerini gözlerinin içine baka baka  öylesine eleştirdi, öylesine ‘’tii’’ye aldı ki, salon gülmekten kırıldı.

Bu tavırlara orantısız hoşgörü denmez de ne denir?

 

                                                                                 ****

 

Biliyorum ‘’aynı sahneler bizde yaşansa neler olur?’’ diye sormaktasınız.

O zaman şimdi gelelim zurnanın ‘’Zırt’’ dediği yere ve sorumuzu hemen soralım!

Başbakan Erdoğan yukarıda yazdığım tavırların Onda birine muhatap olsa ne yapar?

Kadın basket takımını tebrik ederken onlardan 3 değil 5 çocuk mu ister?

Ondan önce müritleri mi saldırıya geçer?

Yardımcıları kanal kanal gezip verip veriştirler mi?

Ağlamaktan sorumlu bakan ‘’Civanım delikanlıyı utanmadan cinsi latif  yaptılar terbiyesizler ‘’mi der?

Faturayı CHP ne ve Kılıçdaroğluna çıkarırlar mı?

Ya da kendisi, bulduğu her kürsüde,

‘’Üniversite okuyorlar, şampiyon oluyorlar ama adam olmuyorlar’’ mı der?

Kendisini eleştiren, taklidini yapan şovmenler için ‘’tükürürüm ben böyle sanatçının yüzüne ’’ mi der?

Savcılar, ‘’hükümeti darbe yoluyla devirmek ve terör örgütü kurmaktan müsebbipleri üzerine iddianameler hazırlar’’ hakimler de kabul eder mi?

Olacak iş değil ama velevki oldu ve bir dergi yada gazete ‘’Gay Başbakan’’ türünde bir manşet attı.

Patronlarına hitap ederek ‘’At bu yazarlarını işten, sen atmıyorsan biz yapacağımızı biliriz’’ mi der?

Yazarlarını işten atmayan gazetenin üzerine Maliyeciler mi saldırır?

O  yazar ve editörü Ergenekoncu suçlamasıyla Silivri’yi mi boylar?

Gazeteyi de yazarı da büyük tazminat talepleriyle dava mı eder?

Ya da,

Gülüp geçer mi?

Sizleri bilemem ama benim  bildiğim gülüp geçmeyeceği yönünde!

 

                                                                                 ****

 

Yazı konumuzda anahtar kelimeler olarak,

Devlet ricali, ince bir alay, usulünce eleştiri, ‘’tii’ye alma’’, dozunda şaka, basın özgürlüğü, yoğun demokrasi, engin bir medeniyet, kültür ve  eğitim var.

Ve tabii bir de  güzelliğin, hoşluğun alası var!

Orantısız gücün her şekil ve çeşidini  pekala bilip,

Orantısız hoşgörü ile henüz tanışmamış bir siyasetçi ve toplum yapısıyla,

Bir ülkenin başkanının böylesi sıradan davranışı bizde günlerce haber oluyorsa,

Devasa  siyaset adamlığı, kültürel ve toplumsal sorunlarımız var demektir.

Toplumumuz da  bu tür sıradan güzelliklere, hoşluklara pek alışık olmadığından

Yaşananları da orantısız görüyor tabii !

Ben de bu nedenle ‘’Orantısız Hoşgörü’’ başlığını kullanmakta sakınca görmedim.

Hatta bayağı da güzel oldu. 

Bu tür güzellik, hoşluk içeren davranışları,

Gülerek, alkışlayarak, karşı şakalar yaparak kabullenebilmek çok mu zor?