FAIR TRADE ! …

03 Ağu 2013

FAIR  TRADE  ! …

 

Sporda,  ‘’Fair Play’’i  biliriz, duyarız da gördüğümüz pek söylenemez.

Kelime , kelime tercüme edeceksek meali,   ‘’Adil oyun’’ demek olsa da gelin biz bu cümleyi , ‘’adam gibi oynamak ‘’ şeklinde çevirelim ve her tür spor dalında daha çok adam gibi oynayan sporcular göreceğimizi umalım.

Yeni akım, ‘’Fair Trade  !‘’.

Bir’e bir tercümesi ile,  ‘’ Adil Ticaret !’’.

Piyasa dili  ile, ‘’Ticareti edebiyle yapmak’’ manasında bir cümle.

Fair Trade , ‘’İnsan emeği sömürüsüne hayır’’ düşüncesinden yola çıkılarak Seksenli yılların başlarında oluşan ancak,  son’larına doğru uygulama alanı bulan, çevreye, sosyal dengeye, tarımsal ürünlerde aşırı tüketime, çocuk işçi çalıştırılmamasına,  çalışanların emeğine saygı duyulmasına, hammadde kaynaklarının korunmasına hassasiyet gösteren bir uluslararası kuruluş. Açık ismi ‘’ Fairtrade Labelling Organisation,  İnternational’(FLO) olan bu kurumun bir özel tanıtım etiketi var.

Dünya ticaretinde önemli yer tutan muz, kakao, kahve , pamuk, şeker kamışı, şeker, çay gibi ürünlerin tarımını yapan  ülkelerin ve bu ürünlerin tarımında  çalışan insanları sömürü düzeninden uzak tutmak gibi ulvi bir amaca hizmet ediyor.    

 

                                                                               *****

Son 10 yıldır  giderek yayılan ‘’Fair Trade’’ türündeki ticaretin günümüzde dünya genelinde 60 ülkede 20 ürün gurubunda , 827 üretici örgütü var.  1.2 milyon üzerinde çalışan sayısı, aileleri ile birlikte 5 milyon nüfusa ekmek kapısı olurken 2009 yılı cirosunun  3.4 milyar Euro olduğu söyleniyor. Bu cironun yarısı Avrupa da gerçekleştirilirken , en yaygın olarak kullanıldığı ülke İngiltere.

Daha çok az gelişmiş ülkelerdeki emek gücünü değerlendirmek ama değerlendirirken tüm sosyal ve insani haklara uyarak, çocuk işçi çalıştırmayı engellemek çabaları içerisinde  Fair Trade lisanslı 2849 firma kayıtlı.

Temelinde tarihimizin derinliklerinde kalan Lonca dönemi kültürü ve  Ahilik geleneğine hayli benzer bir yapısı var bu yeni ticari akımın.

Adil ticarette ana amaç bir ticari ürünün üretiminin  her aşamasında yer alan çalışanların  haklarını korumaya yönelik geniş bir ticaret yapısı barındırıyor.

Bir ürün üretiliyorsa, çalışanları tüm sosyal ve insani haklarının karşılığını sonuna kadar alıyor, iyi besleniyor, giyimine destek olunuyor, işe gidip gelmesine yardımcı olunuyor, maaşları, varsa primleri , ikramiyeleri, sosyal hakları ve vergileri zamanında ödeniyor. Bir ürünün üretim, satış, dağıtım sırasında , özetle hemen her aşamasında muntazam bir zincirde bu mekanizma kusursuz işliyor ve emeğin yanı sıra çevreye, doğaya, hammadde kaynaklarına duyarlılık gösteriliyor ve bu kusursuzluğun adı da Fair Trade yani, Adil Ticaret oluyor.

Örneğin,  Burkina – Faso da bu standartta üretilen pamuk, Türkiye de Fair Trade etiketi olan bir iplik fabrikasına geliyor ve orada iplik oluyor. O ipliği yine aynı etikete sahip olan bir konfeksiyon ihracatçısı firma alarak konfeksiyon haline getiriyor ve Fair Trade etiketli bir nakliyeci ile İtalya da fair trade etiketli ürün satma yetkisi olan bir firmaya ihraç ediyor ve o firmadan  Fair Trade hassasiyetindeki  tüketiciler tarafından satın alınıyor, böylece zincir tamamlanıyor.

 

                                                                                *****  

Dünyada bu zincirin tümünü denetleyen  19 firma var. İnceliyorlar, araştırıyorlar, değerlendiriyorlar, ve ‘’Fair Trade’’ yetkisinde etiket veriyorlar.  Böylece o ürün üretiminin ilk aşamasından tüketicinin önüne gelene kadar belli bir zincirde  denetlenmiş oluyor.

‘’Fair Trade’’ etiketli ürün benzerlerinden kalite olarak daha mı üstün ? diye soranlarınız olursa cevabım ‘’hayır değil’’ olacak.

Çünkü , Fair Trade’in önceliği kalite değil, insan emeğine,, doğaya, çevreye değer veren aşırı tüketime ve sömürüye ‘’hayır’’ diyen bir aktivitedir.  

Ancaaaak ! ,

Kalitesi nasıl olursa olsun, fiyatı benzerlerinden çok daha yüksektir.

Fiyatı farklı kılan faktörlerin,  kalite değil, çevreye, doğaya , insan haklarına , emeğine ve sosyal haklarına gösterilen hassasiyet ve yardım duygusu olduğu muhakkak ve tabii din öğesi de ön planda.

O ürünü benzerlerine rağmen daha fazla bedel ödeyerek alan kimse , ‘’çevreyi korudum, düşküne yardım ettim’’ düşüncesiyle bir psikolojik rahatlama ve bir manevi haz duymakta.

Amerika da ve Avrupa da büyük zincir mağazalarda ve mall’larda ‘’fair trade’’ özel köşeleri giderek yaygınlaşıyor. Whollfoods , Farmers Market, Starbucks, Carrefour, Sainsbury, Tesco önde gelen satış merkezleri.  FLO İnternet ortamında da giderek  büyüyen bir pazara sahip.   

10 yıl öncesinde dünya genelinde sadece  150 bin dolar olan cirosunun günümüzde 3.4 milyar euro’ya ulaşmış olması da bunun kanıtı.

 

                                                                            *****

Biliyorum merak ediyorsunuz.

‘’Bizdeki durum nedir ?’’ diye  sorgulamaktasınız.

Hemen söyleyeyim. Türk firmaları bu konuyu 3 -4  sene önce fark ettiler.

Günümüzde 16 Türk firması FLO sertifikasına sahip . İlk FLO etiketini 2006 yılında Topkapı İplik aldı ve onu Ekoten , Zorluteks , Ataç/Anteks , Arma Pamuk, Taha Tekstil, Alpin Çorap , Öğretmen Çorap  gibi firmalar ve diğerleri  takip etti.  

16  firmamız,  ‘’Fair Trade ‘’ zincirinin bir parçası olarak , ‘’Fair Trade duyarlılığında’’ üretiyorlar, o etiketle ihraç ediyorlar ve karşılığını alıyorlar.

Bir ince ayrıntı olarak sizlere , Türkiye deki ‘’Fair Trade’’ etiketli firmalar sadece ihracat için çalıştıkları bilgisini vermeliyim.

Oysa , Türk insanının yardımsever yaklaşımlarda gönlü boldur.

Boldur ama, henüz alış veriş merkezlerimizde ‘’Fair Trade’’ etiketli ürün satan köşeler göremiyorum.

Bizde henüz Starbucks ta bir kahve çeşidi dışında böyle bir bilinç ve çaba yok.

Daha doğrusu,  ‘’Adil Ticaret’’in  ne olduğunu bilen yok.

Umarım,  ihracatçılarımızın gösterdikleri bu hassasiyeti, kısa sürede alış veriş merkezlerimiz de , tüketicilerimiz de göstereceklerdir