KORKU DAĞLARI BEKLİYOR

29 Tem 2013

KORKU DAĞLARI BEKLİYOR

 

                  Beşiktaş futbol kulübü stadı inşaat halinde olduğundan Kasımpaşa stadında oynayacak.

                  Kasımpaşa kulübü ile bir anlaşma yapıp stadı kullanmayı kurallara bağlamışlar,

                  Kurallar genelde belli maddeler içerse de,

                  Kasımpaşa taifesi son dakikada ekstra kurallar eklemiş anlaşmaya,

                  Statta pankart açmak yok,

                  Slogan atmak yasak,

                  Siyasi tezahürat asla!

                  Beşiktaş yöneticileri de imzalamışlar bu garip kuralları,

                  Sonra da

                  Kombineleri satmışlar,

                  Ama o şartlar kombine biletlerinin arkasına ‘’Taahütname’’ olarak konulmuş ve kombine alan sporseverler

                  ‘’Toplumsal, siyasi ve ideolojik olaylara sebebiyet verecek şekilde bir kişi ve grubu hedef alarak hakaret içeren slogan     atmayacağım’’ şeklinde bir maddeyi de kabul ediyor.

                 Bir spor müsabakasını seyredecek taraftarın imza attığı metne bakın!

                  Diyeceksiniz ki, neden?

                  Bir spor müsabakası anlaşmasında siyasi taleplerin işi ne?

                  Bir kere , O stadın adı RTE stadı,

                  Sonra mahallenin çocuğu!

                  Malum,

                  ‘’ Çarşı her şeye karşı!’’

                  Üstelik gezi park da aktif direnişçi,

                  Yani , çapulcu takımından!

                  Kısacası, sakıncalı piyade!

                  Durumdan vazife çıkarıcıların becerisi,

                  Siyasetin spora burnunu soktuğunun tescili,

                  Korkunun dağları beklediğinin resmidir bu!

 

                                                                                                                                ****

                 

                  Bu sefer yöre farklı,

                  Mevzu aynı!

                  Galatasaray Fenerbahçe arasındaki süper kupa maçı Kayseri de oynanacak

                  Vali bey emirler yağdırıyor,

                  ‘’Stada davul giremez, tribünlere pankart asılamaz, slogan atılamaz!’’

                  Yine neden diye soracaksınız,

                  Ee .., Cumhurbaşkanı Kayserili de ondan,

                  O da mahallenin çocuğu.

                  Olur da,

                  Tribünden kendini bilmez bir şaşkın,

                  Bir yamuk yaparsa!

                  Fatura, valiye çıkabilir,

                  ‘’ Ben yasakları koyayım da başım ağrımasın!

                  Kısaca,  bir zamanın Milli Eğitim Bakanı yaklaşımı,

                 ‘’Şu şehir olmasa valilik çok kolay olacak’’

                 Diyeceksiniz ki,

                 Kayseri’de de siyaset spora bulaşmış, ne iş?

                 Ben de aksini söylemiyorum ki!

                 Çünkü Kayseri’de de korku dağları bekliyor!

 

                                                                                                                               ****

 

Ya Futbol Federasyonunun çipli bilet hazırlığına ne demeli?

Her bilet alanın açık kimliği o çipte kayıtlı,

Nerede oturduğu, tribün ismi ve koltuk numarası belli,

Nefes alması bile izne tabii iken,

Tezahüratı kayda, kuyta bağlıyken,

Damat adayı modunda spor müsabakası seyredecek.

Spor adı altında fişlenmenin alasına işi sadece spor olan bir federasyonun alet olması garip değil mi?

Garip ama korku dağları bekliyor!

 

                                                                                                               ****

                  Gezi park direnişinin en civcivli günlerinde,

Divan otelin direnişçilere destek çıktığı iddiaları var,

Bu iddialar tehditlere kadar varmış durumda,

Otelin bağlı bulunduğu holdingin bazı şirketlerine,

Sabahın köründe polis eşliğinde Mali kontrole gidiliyor.

Soruyorlar,

‘’Rutin kontrol’’ cevabı alıyorlar,

‘’Rutin kontrolde polisin ne işi var?’’ sorusu ise cevapsız kalıyor.

Bu da siyasetin iş alemine bulaştığının resmidir.

‘’Taraf olmazsan, bertaraf olursun’’ demişti ya birisi,

Alelen, fütursuzca , kör gözüm parmağına,

İş alemine ayar verilmeye çalışılıyor.

Öç alma, rövanşizm , kin, nefret ve korkunun dışa vurmasının bir başka şeklidir bu.

Yanına kar kalacak ise,

Borsadaki kaybıdır.

Kaybın muhatapları ise ‘’Halkım’’ dediği vatandaşlardır.

 

                                 

                                                                                                         ****

 

Gezi parkta düğün var,

Düğünle beraber validen hediye TOMA da var , gaz da var,

Olmayan tek şey,

Hoşgörü!

O kadar hoşgürü yok ki,

Gezi park,

Vali parkı , ‘’Aç , kapa , aç kapa, aç kapa’’ otomatiğine bağlamış,

Aç , kapa valimiz 7/24 saat bir açıyor bir  kapıyor.

Orada da korku dağları bekliyor,

Direniş olursa,

Gitti koltuk!

 

                                                                                                             ****

 

Taksim meydanında süslü masalarda 5 yıldızlı iftarlar,

Gezi Parkta ‘’Hayır iftar yasak’’,

‘’İstiklal caddesinde alsak?’’,

’Yanında TOMA ve Biber gazı alır mısınız?’’ muhabbeti yoğun,

Hasılı 5 yıldızlı iftara ‘’evet!’’

Yeryüzü iftarına  ‘’hayır!

Yine korku, yine koltuk endişesi dağları bekliyor!

 

                                                                                                            ****

Gezi park direnişi karizmayı çizince,

Sinir katsayısı tavan yaptı.

Psikolojisi tarumar,

Vücut dili, agrasif,

Ağız dili , kindar, uzlaşmaz, saldırgan!

Bir korku var, onu böylesine yapan,

Ramazan gibi mübarek ayda, İftar gibi helal bir kutsamada dahi,

Geren, gerdikçe bölen bir yapı.

Korkudur dağları bekleyen,

Desem de,

Korkunun ecele faydası yok!