PAZARLAMADA YENİ TEKNİKLER

30 Tem 2013

Bir ürünü tasarlamak, üretmek ve satmak.

Çok kısa tarifiyle pazarlama dediğimiz bütün bu.

Aslında ürünü daha tasarlarken nasıl satacağınıza odaklandığınızdan şüphe yok.

Bu nedenle günümüzde bir ürünü ‘’nasıl üretirim’’ değil , daha çok ‘’nasıl satarım’’ telaşı daha ağırlıklı.

Bildik ‘’Anneler Günü, Babalar Günü, Sevgililer Günü’’ türündeki aktivite günlerinin piyasalara verdikleri sinerji artık üreticileri de , perakendecileri de kesmiyor.

Düşen cirolar, artan kiralar ve diğer girdiler üreticilerin de, perakendecilerin de bellerini büküyor.

Hele, hele 2 yıldır küresel anlamda bir kriz yaşanıyorsa,

Bu kriz tasarruf olgusunu tetikleyip talep’e darbe vuruyorsa,

Pazarlamaya kafayı takanlar olası ürünlerinin tasarım, üretim ve satış bütününde yeni yollar aramak anlamında daha çok kafa patlatmak zorunda kalıyorlar.

 

*****

Aktivite günleri, promosyonlar, ‘’2 al bir öde’’ türündeki süslemeler, tatil hediyeleri, araba, ev çekilişleri , erken ve yüksek oranlı indirimler belli ki günümüzde yeterli değil.

İşte bu yetersizlik pazarlama uzmanlarını yeni arayışlara yönlendiriyor.

Son yıllarda başlayan yeni akımlar küresel krizle beraber hızlanmış durumda.

Bu akımı, ‘’sağlıklı yaşamda, doğaya, çevreye saygıda, emeğe değer vermede, sömürüye tavır koymada, düşküne yardım etme duygusunda, din öğeli manevi değerlere yönelmede, doğal kaynakların aşırı kullanmalarına frende, üretimde verimlilikte’’ her geçen gün daha çok görmekteyiz.

Bir süre önce ‘’doğallık öğesi’’ ön plana çıktı. Şehir yaşamının giderek artması, beton bloklar arasındaki sıkıcı yaşam , köy’e, kır’a, doğaya olan özlemi arttırınca pazarlamacılar bunu hemen değerlendirdiler ve ‘’doğal yaşam’’ sloganında pazarlamanın satış noktasında doğallaştılar.

Ve hemen günümüz suni ortamında yetiştirilen gıda ürünlerinin doğalsızlık anlamındaki olumsuz yansımalarını ‘’Doğaya dönüş ’’ heyecanı ile ‘’Ekolojik ürünler’’ adı altında bir pazarlama tekniği olarak tüketicilerine sundular, başarılı da oldular.

Daha ekolojik nedir, nasıl bir ortamda yetiştirilir, faydaları nelerdir öğrenemeden ,işin içine ‘’Sağlıklı Yaşam’’ girdi ve ‘’ Organik Ürünler’’ ile tanıştık.

Ağırlıklı gıda ürünleri satan merkezler daha çok satabilmek için bünyelerinde açtıkları ‘’bahçeden sofranıza’’ türünde köşelerle ‘’doğallığı ve sağlıklı yaşamı’’ kullanır oldular.

Ekolojik gıdaların yanı sıra , Organik gıda giderek daha öne çıktı. Bu öne çıkış bitkisel ve hayvansal ürünlerde yaygınlaştı ve üretilen her şey organik oldu çıktı !...

Gıda ürünleri organik pazarlama gurularını tatmin etmemiş olmalı ki alan daha da genişletildi. Organik, bir aşama daha yaptı endüstriyel tarım ürünlerini giyim , kuşama soktu. Pamuk, keten, viskon gibi doğal elyaf esaslı ürünlerden üretilen tekstil ürünleri organik adında hayli geniş bir Pazar buldular.

Pazarlama teknisyenleri bu başarıları sonrasında keyiften ellerini ovuştururlarken , kimse bir durup, ‘’Organik ne kadar organik ?’’ sorusunu ne kendine sordu, ne satış noktalarındaki yöneticilere, ne de Tarım Bakanlığındaki yetkililere .

Bir pazarlama tekniği olarak sağlık ve doğallık içeren ekolojik ve organik ürünlerin anlamı bilinmese de , denetlenip denetlenmedikleri umursanmasa da , tutmuştu.

 

*****

 

Bir süre önce sizlerle bu köşede ‘’Fair Trade’’ ( Adil ticaret) başlıklı farklı bir tekniği paylaşmıştım.

Tüketiciyi tamamen sömürü, emek , duygu ve maneviyat gibi en hassas noktalarından vuran bu pazarlama tekniği, benzerlerinden çok daha pahalı olsa da ‘’Fair Trade’’ etiketli ürünün satışı için kafiydi. Fair trade etiketli ürünlerin son 5 yılda 150 milyon Euro’luk cirodan 3.6 milyar Euro ciroya çıkması pazarlama gurularını heyecanlandırınca hemen başka arayışlara yöneldiler.

 

****

‘’Made In Africa’’ bir başka teknik olarak menüye konuldu. Afrika daki az gelişmiş, açlık sınırında olan ülkelerin ürünlerini değerlendirerek o ülkelere yardım etmek amacı taşıyan bu tekniğin çıkış noktası yardım duygusu oldu. Sonuçta Made in Africa etiketli ürün satışında alanı da , satanı da mutlu eden bir pazarlama tekniği ortaya çıkarıldı.

 

****

 

Made in Africa’yı takip eden yeni tekniğin adı, ‘’Better Cotton Initiative’’ adında doğa ve sağlık kökenli bir başka pazarlama tekniği . Bu pazarlama şekli adından da belli olduğu gibi pamuk ile ilgili. Çıkış noktası Ekolojik denge. Pamuk tarımında, çevreye zarar veren aşırı ilaç ve gübre kullanımında ve ayrıca sınırlı doğal kaynakların tasarruflu kullanılmasına duyarlılık tarım uzmanlarından daha önce pazarlama uzmanlarının dikkatini çeken konular artık.

Tüketiciye verilen mesaj; ‘’Bu üründe doğal kaynakların aşırı kullanımları ve kirlenmeleri sizler adına kontrol edilmiştir’’ güvencesiyle tüketicinin doğaya olan hassasiyetini satın almak.

 

****

Pazarlamacıların en son numaraları, ‘’Plan A ‘’.

Bu da çok yeni bir pazarlama tekniği . Ana çıkış noktası verimliliği ‘’A Planı’’ önceliğinde görmek. Tarım da olsun, sanayide olsun doğal kaynakları, çevre duyarlılığına paralel , verimli kullanmak üzerine oluşturulmuş bir yapı. Odak noktası Enerji üretimi ve enerjinin tüketiminde verimli olmak, sanayide ve tarımda kullanılan makinelerin daha az enerji tüketimi ile daha fazla verim almak. Böylece tüketiciye onun adına enerjiyi verimli kullanarak, doğal kaynaklarda tasarruf yapılıyor güvencesini vererek tüketicinin verimli olmak duyarlılığında satın almasını teşvik eden bir başka pazarlama tekniği.

 

*****

 

ARGE’de, ÜRGE’ de ve İnovasyonda sınır tanımayan bu yeni pazarlama tekniklerinden amaç daha çok satış , daha çok ciro, daha çok kar ve tabii devamlılık.Tabii garibanın üretimini, yardım severlik,dini rahatlama duygularının rahatlığında satın almak.

‘’Doğal, ekolojik, organik, Fair Trade, Made in Africa , Better Cotton, Plan A’’ türündeki çıkışlar bu amaca ulaşabilmek için birer araç ve bu araçların tamamı son 10 yıldır birer yeni pazarlama tekniği olarak hareket alanı buluyorlar. Bu zincir üretimler , en büyük desteği de büyük zincir mağazalardan, yani perakendecilerden alıyorlar.

Dünya ekonomik anlamda büyüyor.

Gelgelim, gelir dağılımı büyümeye paralel büyüyor gibi görünse de , gerçekte öyle değil.

Öyle olması için işte yukarıda yazdığım enstrümanlara ihtiyaç duyuluyor.

Sanayicilerimiz ve İhracatçılarımız bu tür yeni uluslararası pazarlama tekniklerinin ne kadar farkındalar acaba ?.