KOMŞUYA YAMUK !

25 Tem 2013

Herkese ‘’gitmeyin’’ dediğin,

Beş yıldızlı iftarlara git,

Mübarek ayda kardeşlik, birlik, beraberlikten bahsedecekken!

‘’ Tencere tava çalmak suçtur, bunu yapan komşunuzu ihbar edin, mahkemeye verin’’ deyiver.

Aradan birkaç  saat  geçsin,

Bu sefer de,

‘’Komşuluk hukukuna saygı duyun!’’cümlesini kur.

İftarda başka, sahurda başka esinti.

Yani, esintili  bir  hal!

Önce yamuk yap,

İspiyonla,

Mahkeme , mahkeme süründür!

Sonra,

‘’Ayy benim canım komşum’’ deyiver!

Bu   gel – git’li , eserikli davranışın,

Psikolojideki  tanımı  nedir?

Hukukta , hangi suç’a ya da suçlara uyar?

Konunun uzmanı değilim  bilemem.

Bildiğim,

Çelişki!

Tipik bir ‘’Çevir kazı yanmasın’’ durumu,

Veya,

Çifte standarttır!

 

                                                                                    ****

 

Oysa,

Kültürümüzde komşuluk hakkı  ve  yeri bambaşkadır.

Atasözlerimiz, deyimlerimiz komşuluk fazileti üzerine  güzel  sözler ve methiyelerle doludur,

Dinimizde komşuluğun yeri çok önemli ve yücedir.

Yüce Peygamberimiz ; ‘’Komşusu aç iken uyuyan bizden değildir . Hastalanırsa ziyaretine gidersin , vefat ederse cenazesini kaldırırsın , darda kalırsa yardım edersin , başına bir felaket gelirse teselli edersin , evinin damını onunkinden yüksek yapma ki onun rüzgarını kesmeyesin, ya ne pişirdiğini bilmesin, ya da ne pişirdiysen ona da ver’’ buyurmuş.

 

Atalarımız ;

-Güzel komşuluk sadece komşuya eziyet etmemek değildir, güzel komşuluk komşunun ezasına sabır ve tahammül göstermektir.

-Keçe satarsan komşuna sat, gün gelir üzerinde sen de yatarsın.

-Komşu komşunun külüne muhtaçtır.

-Komşuda pişer bize de düşer.

-Ev alma komşu al.

-Gülme komşuna gelir başına.

-Hayır dile komşuna , hayır gele başına ,

derken ne kadar ince ve veciz düşünmüşler!

 

                                                                    ****

 

Kültürümüzde komşuluk üzerine bu kadar güzel ve anlamlı sözler varken,

‘’Komşunu ihbar et, mahkemeye ver, biraz da onlar koştursun’’ ne manadır?

Hem de ne için?

Birkaç tencere tava için!

Mesele, komşunun ‘’tencere tava çalarak’’ komşusunu rahatsız etmesi midir?

Sözün sahibinin Gezi Park direnişi hazmedememesi midir?

Hazmedemediğinden , konu komşuyu kullanarak hırsını tatmin çabası mıdır?

Hangisi olursa olsun,

Komşuluk kültürümüzle bağdaşmayan bir tavırdır,

Yakışmamıştır,

Orantısızdır.

Dahası,

Ayıptır.

 

                                                                                 ****

 

Halk arasında ,

 ‘’Komşu kapısı ’’ şeklinde bir deyim vardır.

Bu komşunuza her zaman  rahatlıkla gidip geleceğinizi, kendi aile bireyi gibi gördüğünüzü ifade eden, sıcak , samimi bir cümledir.

Kapınız çalındığında,

‘’ Bir maniniz yoksa  akşama annemler size gelebilirler mi’’ diye soran  küçücük şirin bir çocuğa,

‘’Hayır!’’ diyebilir misiniz?

Ya da,

Elinde küçük bir kahve fincanıyla kapınıza gelmiş ,

‘’Annem bir fincan zeytinyağı istiyor, Nermin teyze’’ diyen sevimli çocuğa?

Mümkün değil!

İşte bu sıcak ilişkilerdir komşuyu da komşuluğu da kutsal kılan.

 

                                                                                  ****

 

‘’Komşularla sıfır problem’’ deyip,

Ortalığı zücaciye dükkanına  girmiş fil’den beter ettikten sonra,

Sıra ,

Ramazan gibi bir mübarek günde,

Hem de iftar gibi kutsal bir  sofrada,

Konu , komşuyu birbirine sokup kırdırmaya kadar vardı demek!

Bu hoş olmayan  gel – git’li tavır,

Sevgili peygamberimizin de,

Atalarımızın da değerli önerilerine  ters düşmüyor mu?

Bu sağlıklı bir bünyenin davranışı değil,

Konu bu vahametinden,

Psikologlarla, hukukçuların İlgi alanına giriyor artık.

Bir an önce psikologa görünüp çocukluğuna kadar gidilse,

Acilen danışmanlarına danışıp, kanun karıştırıp hukuk öğrenebilse,

Hem kendisi için,

Hem toplum için ,

 Hem de konu komşu için iyi olacak.