ULUSLARASI TİCARET ANLAŞMALARINI VE KORUMA ÖNLEMLERİNİ İYİ ÖĞRENİN - TAŞIMA, LOJİSTİK - DEVLET TEŞVİKLERİ, DESTEKLERİ VE YARDIMLARI

17 Oca 2014

ULUSLARASI TİCARET ANLAŞMALARINI VE KORUMA ÖNLEMLERİNİ İYİ ÖĞRENİN

İhracata soyundunuz.

Hedef ülkeyi tespit ettiniz.

Ülkeyi ürün bazında incelediniz.

Müşteri eğilimlerini biliyorsunuz.

Pazardaki rakiplerinizi tanıyorsunuz.

Eh, fiyatınız da tutuyor, rekabet edebileceksiniz.

Müşteri de hazır.

Randevu yeri, tarihi ve zamanı belli.

O zaman “şimdi mal satma zamanı” diyorsunuz.

Vize işlemi tamam, uçak bileti alınmış, otel rezervasyonunuz yapılmış.

Bavullarınızı hazırlıyor ve eşinizle vedalaşıyorsunuz.

Yolcu yolunda gerek!

Sizce bu bilgiler ve hazırlık yeterli mi?

Hayır yeterli değil. Çünkü çok önemli bir konuyu ıskaladınız.

 

Gitmekte olduğunuz ülke ile ülkeniz arasındaki uluslararası tercihli ticaret anlaşmaları var mı, serbest ticaret anlaşması var mı yoksa AB’nin engellemesi söz konusu mu, o ülkenin üye olduğu uluslararası ticari blok, karşılıklı gümrük vergileri oranları, o ülkedeki korumacılık önlemleri bilgileri, tarife dışı engel var mı gibi bilgileri de detaylarıyla öğrenilmeden bavulu kapıp hanımla vedalaşarak yollara düşmek büyük bir hata olacaktır. İşte bu hataları yapmamanız için, sizi “Turist Ömer” olmaktan kurtarıp gerçek ihracatçı yapma konusunda yardımcı olmak bana düşüyor.

O zaman gelin yukarıda yazdığım uluslararası tercihli ticaret anlaşmaları, serbest ticaret anlaşmaları, korumacılık, gümrük vergileri, tarife dışı engeller, anti- damping, referans fiyat nedir hangi aşamalarda karşımıza çıkabilir bizim ihracatımızı nasıl etkiler veya nasıl daha çok ihracat yapmamıza olanak sağlar konularına yoğunlaşalım.

Bu arada;

Hedef ülke gördüğümüz ülke hangi ticari ve siyasi blok üyesidir, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) üyesi midir, AB üyesi midir, OECD bölgesinde midir, Marcesur gurubunda mıdır, NAFTA üyesi midir, EFTA üyesi midir veya diğer bloklarla doğrudan ya da dolaylı bağlantısı var mıdır, ve daha önemlisi karşılıklı ambargo var mıdır?

Öyle ya, çabamız ihracatımızı daha çok arttırmak için geleneksel veya ‘‘Dükkan senin abi’’ türü pazarlama anlayışından çıkıp uluslararası normlarda çağdaş pazarlamaya geçmek değil mi?

O halde bu bilgilere şiddetle ihtiyacınız var demektir.

Tüm bu bilgileri, “korumacılık türleri” başlığı altında elinizdeki kitabın üçüncü bölümünde ve “Uluslararası bloklar” başlığı altında yine kitabımın dördüncü bölümünde bulacaksınız.

 

TAŞIMA, LOJİSTİK

Kitabımızın bu safhasına kadar ihracat ile ilgili birçok konuya, birçok detaya girdik.

Ürettik, araştırdık, inceledik, pazar ve müşteri bulduk.

Artık ürünü sevk etme zamanıdır. Malımızı uygun gördüğümüz bir taşıma aracına yükleyecek ve müşterimizin istediği noktaya istediği süreçte teslim edeceğiz.

Elimizdeki imkanlar nedir?

Kara, deniz, hava, demiryolu gibi dört ana nakliye seçeneğimiz var veya müşterimizin ülkesinin coğrafi konumuna göre daha az sayıda imkana sahibiz.

Malımızın özelliğine, müşterimizin arzusuna, sürece, bakarak en uygun nakliye şeklini seçmeliyiz.

Aslında bu işlemi maliyet - fiyat çalışması sırasında yapmış olmalıyız. Öyle ya, malımızı sattığımıza göre bu araştırmayı çoktan yaptık.

O zaman gelin biraz daha geriye gidelim ve maliyet – fiyat dengesi sırasında hangi nakliye çeşidine göre nasıl bir çalışma yaptık ona bakalım.

Maliyet – fiyat çalışması yaparken elbette müşterimiz ile temastayız. Malımızı kara, deniz, hava ve demiryolu gibi geniş bir taşıma ağı ile sevk edebiliriz.

Bu noktada bilmemiz gereken ilk bilgi müşterimizin malı hangi taşıma sistemine göre tercih ettiği olacaktır. (FOB - CF - CIF - vs. gibi)

Diğer bir bilgi ihtiyacımız ise mal bir aracı bütün olarak doldurabilecek midir, yoksa parsiyel mi (kısmen) gönderilecek olduğudur. Bu iki taşıma şeklinde nakliye maliyeti olarak hem fiyat farkı çoktur, hem de malın erken veya geç gitmesi söz konusudur. Bu konuda karar vermek için miktar ve nakliye fiyatı ve tabii müşteri tercihi gibi faktörleri değerlendirmeniz gerekecektir.

Ne dedik, malınızı dört taşıma imkanı ile nakletme imkanınız var.

Bu noktada odaklanmanız gereken faktörler neler olmalıdır? Prensibiniz, malınızı en ucuz maliyetle, en emin bir şekilde ve en kısa sürede müşterinize ulaştırmaktır ve bu amaç için hangi taşıma şekli daha uygundur? Bu noktada ürününüzün havaleli, yani kapsadığı hacim hesabıyla veya ağırlığına göre (kg, ton) gibi iki faktör taşıma şeklinin ne olursa olsun fiyatta belirleyici olacaktır.

Karayolu size demiryolu ve kamyon gibi iki imkan sunmaktadır. Ülkemizde demiryolu taşımacılığı pek yaygın olmadığından hassas, havaleli ürünlerde ve tabii ulaşım imkanı olan ülkelere imkanlar bağlamında değerlendirilse de burada konu olacak detayda değildir.

Önümüzde karayolu, yani kamyon ile taşıma faktörü tek seçenektir o zaman. Seksenli, doksanlı yıllara göre hayli gelişmiş bir karayolu taşımacılık imkanına sahip olduğumuzu söyleyebilirim. Bu imkan dondurulmuş ürünlerden tutun, dökme ürünlere, özel mallara göre yapılandırılmış kamyonlardan tutun, çok hassas ürünleri taşıyabilecek kabiliyette olanlarına kadar mevcuttur.

Avrupa’nın herhangi bir ülkesine 3-4 günde ulaşabilme kabiliyetinde olan bu tür taşımacılığın önündeki engeller ülkemizdeki yakıt fiyatlarının yüksekliği, dönüş malı bulup bulamayacağı, Avrupa yollarındaki geçiş belgeleri ve şoförlerinin vize problemleridir. Teslimata sürat kazandırmak ve maliyetleri düşürmek amacıyla Ro –Ro denilen belli bir ülkeye kadar denizyolu ile taşınan oradan mahalli çekicilerle gideceği ülkeye aktarılan bir imkanında olduğu bu tür taşımacılık en yaygın olan taşımacılık şeklidir.

Her türlü taşımacılık imkanına sahip olan ihracatçının yapacağı malının özelliğine, müşterisinin talebine ve tabii maliyet-fiyat dengesine en uygun nakliyeciyi bulup mallarını göndermek olacaktır.

Karayolu taşımacılığından sonra en yaygın taşıma şekli denizyolu ile yapılan taşmacılık şeklidir. Karayolu taşımacılığa göre elbette ucuzdur, ama süre olarak daha uzun olması zaman zaman sorun çıkarabilir. Elbette karayolu imkanı olmayan elinizin denizyolu taşımacılığa mahkum olduğu denizaşırı bir ihracatta bu sorun olmayacaktır.

Uluslararası deniz taşımacılığın kendine has kuralları vardır. İhracatçılarımız özellikle limanlarda bu kurallar ile karşılaşırlar ve her kuralın maliyet yükleyici özelliği içerisinde bunalırlar. Kara taşımacılığında olduğu gibi deniz taşımacılığında da her türlü malın özelliğine göre gemi bulabilmek mümkündür. Dökme, likit, yanıcı, patlayıcı, akıcı, ağır ve havaleli mallar, donduruculu, ısıtıcılı, gemide üretim yapma imkanı sağlayıcı, canlı hayvan taşıma imkanlı, her türlü gemi bulabilmek mümkündür. Özellikle son 20 yılda gelişen konteynır taşımacılığı deniz taşımacılığına bir renk bir hız getirmiştir. İhracata konu olan malların denizin acımasız etkilerinden korunması, gemiye daha çok mal yüklenebilmesi, indirme, boşaltma kolaylığı sağlaması, karada kolay depolanması, gerektiğinde dondurucu imkanı sunması gibi avantajlarıyla dış ticaret faaliyetlerinde yeni bir çığır açmıştır.

Bu noktada ihracatçımızın yapacağı şey kara taşımacılığından farklı bir şey olmayacaktır. Yine maliyet-fiyat faktöründen yola çıkarak ve tabii müşterisi arzusu paralelinde en güvenli, en hızlı ve en ucuz nakliyeciye odaklanarak karar verecektir. Hava taşımacılığı ülkemiz ihracat yapısında en az kullanılan bir taşıma şeklidir. Çok hızlıdır. Ama o hızın yüksek fiyat gibi bir de bedeli vardır. Yüksek taşıma maliyeti nedeniyle miktarı az, fakat acilen gitmesi gerek ihraç ürünlerinde kullanılan ancak çok mecbur kalınmadıkça tercih edilmeyen bir taşıma şeklidir.

Daha çok acil ürünler, balık, et, hassas ürünler, sebze ve meyve gibi günlük kullanımı olan ürünler öncelikli olmakla birlikte bazen kargo uçağı denilen ve sadece mal taşımaya yönelik özel uçaklar ve bazen de tarifeli uçaklarla yapılan bir ihracat taşımacılığıdır. Bu taşımacılık şeklinde karar vermede “Hız, zaman ve yüksek taşıma bedeli” gibi faktörler etkin olmaktadır.

İhracatçımız maliyet – fiyat dengesini kurarken müşterisinin veya kendisinin isteği doğrultusunda nakliye şekli ve nakliyeci seçimi konusunda karar verip önceden kontratını yapmalıdır.

“Kontratını yapmalıdır” ifademi lütfen dikkate alınız. Daha önce size “müşteriniz ile mutlaka kontrat yapmalısınız” demiştim. Nakliye konusunda karar verdiğiniz nakliyeciniz ile kontrat yapmanız, daha önceden müşteriniz ile yaptığınız kontratın şartları ile taşıma ve teslim tarihleri anlamında doğrudan ilintili olduğundan özellikle kontrat yapmalısınız uyarısını yapmaktayım.

 

DEVLET TEŞVİKLERİ, DESTEKLERİ VE YARDIMLARI

Türk sanayicisi ve ihracatçısının yapısı gereği, ihracat fiilini özsermayesi ile götürebilmesi mümkün değildir. Yüzde 99’u KOBİ yapısında olan bir sanayi yapılanmasında özsermayenin yetersiz kalacağı muhakkaktır.

İşte devlet bu bağlamda, gerek yatırım, gerekse ihracat safhasında sanayici ve ihracatçıya yönelik teşvikler hazırlayarak emrine amade edecektir.

Özellikle 24 Ocak 1980 kararları sonrasında çeşitli amaçlar ve şekillerde yatırım, ihracat teşvikleri hazırlanmış ve kullanıma sunulmuştur. Bu teşvikleri siyasi otoritenin sanayi ve ihracat fiiline bakışları paralelinde, sektörel lobilerin güçleri, dış rekabet ortamının gereği anlamlarında şekillenmiş, sanayici ve ihracatçının emrine sunulmuştur.

Bu teşvikler, zaman zaman bölgesel, bazen sektörel olduğu gibi, bazen banka kredileri, bazen de enerji, navlun, pazar araştırması, fuar, ofis mağaza açma v.s. gibi başlıklar da da ihracatçıların kullanımlarına açılmışlardır.

Adı ister teşvik, ister destek, ister yardım olsun, bu başlıkların hemen hepsinde bir ortak amaç ve payda vardır. Bu ortak paydanın amacı daha çok ihracattır ve bunu gerçekleştirmek için “ihracat taahhüdünde’’ bulunmaktır.

Öyle ya, devlet ihracatçıya teşvik, destek veya yardım altında bir katkıda bulunuyorsa karşılığını döviz olarak isteyecektir ve bu çok normaldir.

Teşvikler, destekler ve yardımlar şekil olarak, süre olarak, başlık olarak oran olarak, geri dönüş şekilleri olarak zamana ve şartlara göre devamlı değişken olduklarından, bazılarının işlemden kaldırıldığından, bazılarının değiştirildiğinden, burada sizlere teşvik, destek ve yardımların detaylarına girmeyecek sadece başlıklarını paylaşacağım.

Bir ihracatçı olarak zaman zaman bu teşvik, destek ve yardımlara ihtiyaç duyacağınız muhakkak. İhtiyaç duyduğunuzda başvuracağınız adresler Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM) ve bağlı olduğunuz ihracatçı birlikleri olacaktır. Bu kurumlar sizi teşvik, destek ve yardım konularında aydınlatacaklar ve size en uygununu bulmanıza yardımcı olacaklardır.

Bu tür desteklere ihtiyaç duymanız, firmanızın iş cesameti, yapısı ve ihracat gücü ile paralel olacaktır. Bu noktada banka kredibiliteniz de önem kazanacaktır. Teşvik, destek ve yardımları listelemeye önce Eximbank’tan başlayalım.

 

Eximbank destekleri :

• İhracat Kredi Sigortası,

• Kısa Vadeli İhracat Kredileri,

• Özellikli Krediler,

• Sevk Öncesi Reeskont Kredisi (SORK),

• Kısa Vadeli İhracat Alacakları İskonto Programı,

• Gemi İnşa ve İhracatının Finansmanı Programı,

• İhracata Yönelik İthalat Finansmanı Programı,

• İslam Kalkınma Bankası İhracat Finansmanı Programı,

• İslam Kalkınma Bankası Kaynaklı Krediler,

• Turizm Pazarlama Kredisi,

• Uluslararası Nakliyat Pazarlama Kredisi,

• Döviz Kazandırıcı Hizmetler Kapsamındaki Krediler,

• Yurtdışı Mağazalar Yatırım Kredisi,

• Yurtdışı Yatırım Hizmetlerine Yönelik Teminat

Mektubu Programı,

 

Devlet teşvikleri ve destekleri :

• Tanıtım Desteği,

• Araştırma Geliştirme (Ar-Ge) Yardımı,

• Markaya Yönlendirme Desteği,

• Yurtdışında gerçekleştirilen fuar destekleri,

• Yurtiçi Uluslararası Sanayi İhtisas Fuarlarına Katılım Desteği,

• Pazar Araştırma Desteği,

• Özel Eğitim Desteği,

• Çevre Maliyetlerinin Desteklenmesi Teşviği,

• Sınai Mülkiyet Hakkı Desteği,

• Eğitim yardımları,

• Genel Eğitim Programları desteği,

• Kalite Belgeleri ve Belgelendirme Destekler,

• KOSGEB Özel Danışmanlık Desteği,

• İstihdam Yardımları,

• Altyapı ve Üstyapı Uygulama Proje Destekleri,

• Yurtdışında mağaza- ofis açma, işletme, ve marka

imajının yerleştirilmesine yönelik faaliyetlerin

desteklenmesi devlet teşviki.

• Genç Girişimci Geliştirme Programı,

• Türk Ürünlerinin Yurtdışında Markalaşması ve Türk Malı İmajının Yerleştirilmesine yönelik faaliyetlerin

desteklenmesi devlet teşviki,

• Yerel Ekonomik Araştırma Desteği,

• Patent, Faydalı Model ve Endüstriyel Tasarım Tescili

Harcamalarının Desteklenmesi Teşviki,

• İş Geliştirme Merkezi Teşviki,

• Nitelikli Eleman İstidam Desteği Teşviki,

• E-Ticarete Yönlendirme Desteği,

• Yabancı Danışman Desteği,

• Yeni Girişimci Desteği,

• Yurtdışı Pazar Araştırması Desteği, Ortak Kullanım Amaçlı Makine ve Teçhizat Desteği,

• İhracat Amaçlı Yurtdışı İş Gezisi Katılım Desteği,

• Genel Eğitim Programları ve Eğitim Desteği,

• İhracata Yönlendirme Desteği,

• CE işaretlemesine İlişkin Test, Genel Test ve Analiz Desteği,

• Yurtdışı Daimi Show Room Katılım Desteği,

 

 

Görüldüğü gibi, teşvik, destek ve yardım adı altında çok sayıda yaptırım var. Elbette bu teşvik, destek ve yardımların hepsini kullanabilme imkanınız olmayacak. İçinden firma yapınıza, ihracat gücünüze göre bir veya birkaçını seçip uzmanlarıyla ve bankalarınızla görüşüp bir veya bir kaçında karar kılacaksınız.

Bir uyarı daha. Devlet teşvikleri, yardımlar ve destekleri zaman zaman değişikliler gösterirler. Bazen içeriği aynı kalmak kaydı ile başlıkları, bazen teşviğin bütünü, bazen de kısmen değişikliğe uğrayabilir. Gördüğünüz gibi çok sayıda teşvik, yardım ve destek var. Ancak hepsinin tam anlamıyla çalıştığını düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz.

Tüm bu teşvik, destek ve yardımlar sizi çok geniş bir bürokrasi ve evrak yığınları içinde çalışmaya mecbur eder. Birçok farklı kurum ve bakanlık ile muhatap olmanızı gerektirir. Uygulama safhasında bir kurumun kabul ettiğini diğeri reddeder. Hepsi tamamlanıp iş ödeme safhasına geldiğinde işlerin tıkır tıkır yürüyeceğini ve ödemenin hemen yapılacağını asla düşünmeyin. Orada da engeller, bekleme süreleri gibi çok can sıkıcı olaylarla karşılaşabilmeniz çok muhtemeldir.

Bu nedenleri bildiğimden her başlık altındaki teşvik, destek ve yardımları detaylarıyla yazmadım. İşinizin durumuna göre hangisi veya hangileri size daha uygundur, hangisi süratle ödenir konularında bir uzman ile beraber çalışmanızı öneririm.