BİYOYAKITIN GELECEĞİNDE NELER VAR?

14 Kas 2013

 

Günümüzde ulaşım sektöründe kullanılabilen tek yenilebilir kaynaklı yakıt olan biyoyakıt sera gazı emisyonu açısından önemli bir yenilenebilir enerji kaynağı olarak öne çıkıyor. Kapsama alanı olarak biyodizel ve biyoetanol olarak değerlendirilen biyoyakıtlar, sağladığı faydalar bakımından farklı sonuçlar yaratıyor. Biyodizel; kolza yani kanola, ayçiçek, soya, aspir gibi yağlı tohum bitkilerinden elde edilen bitkisel yağlardan veya hayvansal yağlardan üretilen bir yakıt türüdür ve tarımsal bitkilerden elde edilmesi nedeniyle de fotosentez yolu ile karbondioksiti dönüştürüp karbon döngüsünü sağladığı için sera etkisini artırıcı yönde etki gösteriyor. Biyoetanol ise hammaddesi şeker pancarı, mısır, buğday ve odunsular gibi şeker, nişasta veya selüloz özlü tarımsal ürünlerin fermantasyonu ile elde edilen ve benzinle belirli oranlarda harmanlanarak kullanılan alternatif bir yakıt olarak karşımıza çıkıyor. Tarım sanayi ve ulaştırma sektöründe istihdam yaratılması, akaryakıta ödenen dövizde tasarruf ve dış ticaret dengesinde pozitif etki yaratması, biyoyakıt üretiminin yaratacağı olumlu etkiler arasında gösteriliyor. Ayrıca bankacılık, sigortacılık ve taşımacılık gibi sektörlerde talep, hayvancılıkta da girdi yaratması söz konusu. Kullanılmayan tarımsal alanların tarıma açılması ve karbon emisyonunda yol açtığı sıfır emisyon da diğer faydalar olarak sıralanıyor. Biyoyakıtlara ilişkin yapılan araştırma ve değerlendirmelere göre dünyada üretilen her altı birim sıvı biyoyakıttan beş birimi biyoetanol olarak üretiliyor. 2010 yılında 101.4 milyar litre 2011 yılında 104 milyar litre biyoetanol üretilirken, biyoetanol sektöründeki en büyük aktör ABD. 1930’lu yıllardan bu yana biyoetanolü otomobil yakıtı olarak kullanan Brezilya, ürettiği biyoetanolün yaklaşık üçte birini ABD’ye ihraç ediyor. 3 milyon tonu benzin tüketimi olmak üzere toplam 22 milyon ton akaryakıt tüketimi olan ülkemizde ise 160 bin ton biyoetanol kurulu kapasitesi bulunuyor. Küresel olarak biyoyakıt üretimi verilerine bakıldığında bölge olarak Kuzey Afrika, ABD ve Brezilya öne çıkıyor. Brezilya, özellikle biyoetanol üretiminde birinci sırada yer alıyor. 2011 ve 2001 yılları arası biyoyakıt fiyatlarına baktığımızda genelde yukarı yönlü bir seyir izleyen biodizel ve etanol fiyatlarında 2008 ve 2011 yıllarında kırılmalar yaşandığı görülüyor. Biyoetonol kurulu kapasitesi, Türkiye’nin benzin tüketiminin yetmiş beşte dördüne karşılık geliyor. Öte yandan, biyodizel kurulu kapasitesi ise dizel ve fuel oil tüketiminin otuz ikide üçüne karşılık geliyor. Toplam biyoyakıt kurulu kapasiteleri ise toplam Türkiye akaryakıt tüketiminin yüzde 7.5’ine denk geliyor.