MY WAY ve DOSTOYEVSKİ

24 Kas 2013

Amerikayı ziyaret ettiğinde Obamaya dönerek,

“My Way  şarkısını severim , hele Frank Sinatra söylerse”  dediğini hatırlayanlarınız vardır.

Gelin görün ki şarkı Amerikan değil , söyleyenler Amerikalı.

Söz yazarı Paul Anka , Kanadalı söz yazarı ve şarkıcı. Melodisi ise Fransız “Comme d’habitude” den alıntı.

Elvis Presley ve  Frank Sinatra beğenmişler pek de güzel  söylemişler, o kadar.

Önce , “Beraber yürüdük biz bu yollarda” şarkısından esinlenerek bir şirinlik yapmış olabilir diye düşünmüştüm ama pek öyle değil gibi.

Usta birkaç gün önce de Rusya ziyaretinde Putin’e,

“Gençliğimde Dostoyevski’yi okudum “ deyince uyandım.

Bize gelen her yabancının “Atatürk, şiş kebap , Bosfor , rakii” demelerinden hoşlandığımızdan olsa gerek,

 “Beyaz Saraya gittiğinizde aman kameraların karşısında bacak bacak üstüne atmayı unutmayın efendim” diyen Dış İşleri uyanıkları belli ki ,  bu tür şirinlikler peşindeler.

Bu tür şirinlikler iyidir,  güzeldir , kültür belirtisidir de,

Sorun, Obama  “ Gelin My Way Şarkısından bir kuple mırıldanalım”  dediğinde ne yapacağınızdır.

Putin de Dostoyevski’nin baş yapıtı Suç ve Ceza romanındaki Raskolnikov’un o sıra dışı yaşamından bahsedip de ya,  “Kahramanın ruh halini tahlil eder misiniz diye sorarsa!?”

Evet bir ünlem, bir de soru işareti…

Merakım şu;

Usta mesela İskoçyaya gitse, “Viskileriniz de bir harika” demeyeceğine göre , Karadeniz’in tulum’undan esinlenerek, “Gençliğimde pek güzel Gayda çalardım” mı diyecek?

Ya , Arjantin de , “Ahh gençliğimde gül ağzımda Emine ile az Tango yapmadık” mı diyecek?

Bunları demek kolay da ,

“Oooo,  ne güzel , lütfen bize  gayda çalar mısınız?”

Ya da , “Aman efendim ne güzel buyurun tangoya , müziiiiik” derlerse?

Misal, Avusturya.

Vals’leriyle ünlü o ülkede, “Johann Strauss’a hayranım” demeye gör!

Anında kızlar ve erkekler birbirlerine yapışmış bir vaziyette pistte dönmeye başlarlar da “Sizleri de piste alalım” derlerse,

Usta ya uyar mı?

Ben asıl Yeni Zelanda’dan korkarım.

Adamların bir HAKA dansı var ki, aman ,aman!

Hani, bizim devlet protokolünde  yasaklı dans var ya o.

Yüz ifadeleri ,  el kol, hareketleriyle dikkati çeken ama bizde cinayet nedeni olacak o masum dansı, bir Dış İşleri çok bileni akıl verip de,

“Yeni Zelandalıların HAKA dansları çok kutsaldır, bahsedilmesinden hoşlanırlar, bir iki laf etseniz iyi olur” türünde  akıl verilerse bittik.

El , kol hareketleri ve bizde çağrıştırdıkları!

Mazaallah!

Dış İşlerimizin iş bilir görevlileri sakata gelmemek için şirinlik  seçimlerinde çok uyanık olmalılar!

 

                                                                                         ****

 

ÇOCUKLARI LEYLEKLER Mİ  GETİRDİ?

 

Dış alemde suni hoşluklara ve şirinliklere pek teşneyiz de!

İş ülkeye dönüldüğünde değişip, tuhaflaşıyor, olmadık işler yapılıyor.

 

*

Bir süre önce Mersin’de Nevit Kodallı Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi müdürü,

Elinde cetvelle geziyordu.

Derdi, kız öğrencilerle , erkek öğrencileri birbirinden 45 santim uzakta utmaktı.

Kendince öyle bir mesafe takdir etmişti.

Allahtan veliler karşı çıktılar da,

Müdür çark etti.

 

*

Bir başka okulda, “ateşle , barut” dediği,

Kızlarla , erkeklerin aynı merdiveni kullanmalarını yasaklamıştı.

Yine veliler devreye girdiler sorun şimdilik halledildi!

 

*

Sonra Usta ortaya çıktı.

“Kızlı erkekli aynı evde olmaaaz” vaveylasını kopardı.

“Biz demokrat muhafazakar bir iktidarız bizim dönemimizde böyle şeyler olmaz” dedi.

Azgın , durumdaki  vazife çıkarıcılar, durmadılar daha da azdılar.

Yazdık, çizdik , sandık ki mesele hal oldu.

 

*

Ama TBMM başkan vekili çıktı,

“Karma öğrenim yanlış, önümüzdeki dönem  kız erkek eğitimi ayrılacak” buyurdu.

Tepkiler sonrası, tırstı ve “Şahsi görüşüm” deyip işin içinden çıkmaya çalıştı.

Mesele bitti mi?

Olanlara bakılırsa , Hayır!

 

*

Bu kez de Isparta’da, Ahmet Melih Doğan isimli Anadolu Meslek lisesi müdürü,

“Kızlı erkekli yemek yenmez günahtır” gerekçesiyle ortak yemekhaneyi paravanla ayırdı.

Bu kez okul aile birliği başkanı, kız ve erkek öğrencileri ayırmak için değil kızların tuvalete giderken rahatsız olduklarını ileri sürdü.

“Kız öğrenciler bize dilekçe verdiler ayırdık” dedi.

Kafa yapısı belli.

Erkek , aklı uçkurunda,

Kız ise şeytan!

Ayartırlar, erkekleri günaha sokarlar.

 

*

Bunların hepsi testtir test!

Toplumda gizli bir amaç için yoklama yapılıyor.

Bu çağda, örnekler böyleyse,

Çocukların hala “Leyleklerin getirdiklerine” inanmalarını bekleyen bir düşünce yapısı var.

Kısaca, “İmam yelleniyor, cemaat ise şaapıyor!”

Olan güzelim ülkeye oluyor.