“BOŞ OL” YASASI !

29 Tem 2017

Okuyacağınız bu yazıyı yazalı tam  2 yıl 3 ay olmuş.  

Bugünlerde “Müftülere Nikah kıyma yetkisi verilmesi” gündeme gelince günün mana ve önemi üzerine tekrar sizlerle paylaşma ihtiyacı duydum.

*

Yazımın başlığı neden, “BOŞ OL YASASI?”

Buyurun nedeni de, rezilliği de görün o zaman..

Anayasa Mahkemesi tahtında oturan koca koca ve dahi çoook yüksek hakimler,

Öyle bir karar aldılar ki,

Ne,  oturdukları makama, ne Anayasamızın Laiklik ilkesine,

Ne, devrim yasalarına, ne insan haklarına,

Ne de, vicdanlara uyar bir yanı yok.

*

Aldıkları kararı biliyorsunuz.

İmamların, “İmam Nikahı” kıymalarında “önce resmi nikah” şartı AYM tarafından kaldırıldı.

Yasayla beraber hem resmi nikah olmadan dini nikah kıydıran imamlar ve bu türde evlenenler de 2 aydan  6 aya kadar hapis cezasından kurtarıldılar hem de imamların önlerine yeni bir kazanç kapısı açıldı.

Böylece, o çoook yüksek hakim unvanının taşıyan kişiler marifetiyle, ağzından sular akan sapıklar, bu yasaya aykırı nikah kıyan imamlar ve din bezirganları bayram ederlerken, kadınlar ve çocuk gelinler savunmasız kaldılar.

21.nci yüzyılın göbeğinde ekonomi ve sosyal yaşam anlamında çağ atladığı söylenen Türkiye de yıllarca  geriye gidildi ve bu kararla yakın bir gelecekte “Belki İmamlara değil ama Müftülere nikah kıyma yetkisi verilmesine yönelik uygulamanın” yeşil ışığı o çoook yüksek hakim unvanlı kişiler marifetiyle açıldı..

O da yakında gündeme getirilir..

*

Kadın Dernekleri haklı olarak ayağa kalktılar,

“Bu uygulama kadın ve çocuk haklarını yok farz etmektir”

“Çocuk yaşta evliliği teşvik eder”

“Çok eşliliğe çanak açar”

“Cumhuriyet kazanımı olan Resmi nikahlar azalır”

“Aile ve sosyal yaşamları darbe alır”

“Toplumsal ve Sosyal facialar yaşanabilir”

“Miras hukuku işlemez”

“Kadına da çocuk geline de şiddet artar  ve cinayetlerin önü alınamaz” dediler ama duyan dinleyen var mı orada şüpheliyim.

*

Bu çıkışlardan sadece bir tanesine Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam’dan cevap geldi.

O da şu; “Çocuk gelinler” olasılığı.

Cevap da şu şekilde; “Aaaa , AYM’nin bu içtihattı 18 yaş altı evlilikleri kapsamıyormuş, bu konuda bir karmaşa yaşanırsa  Meclis açıldığında hemen gündeme gelir ve bir mevzuat düzenlemesi yapılır canım!”

Bu kadar önemli, Toplum ve aile yapısını bu kadar yakından ilgilendiren bir konu demek ki yalap şalap hazırlanmış ve Anayasa Mahkemesine dikte edilmiş.

Ve kadın bakanın “Aaaa”  şaşkınlığına bakılırsa olan bitenden zerre haberi dahi yok!

Ne diyor vitrin kadın bakan özetle?

“Bir ara bakarız”

Yani, istim arkadan gelsin!

*

Şimdi de biraz rakamlara bakalım.

İçişleri Bakanlığının verilerine göre; 2013 yılında 18 yaş altında evlenenlerin toplam sayısı 134 bin 629. Tabii bu veri ulaşılabilenler. Ayrıca yaşları büyütülenler dahil değil.

Şimdi daha dehşet bir veri paylaşacağım sizlerle. (Kaynak tabii yine İçişleri Bakanlığı. Çünkü Aile ve Sosyal İşler Bakanlığı ne hikmet ise bu tür istatistikler tutmuyor!)

Toplu evlenme 134 bin 629.

Ama sadece 5 bin 763’ü 18 yaş altında erkek.

Ya, kız sayısı?

Sıkı durun.

Tam 128 bin 866 kızımız 18 yaşın altında.

18 yaş altı derken sakın ola ki 17 -16 anlamayın daha da aşağılara inin 9 -10 yaşa kadar gelin – 18 yaş üstü derken de sakın ha 19 -20 -22 yaşları anlamayın , çıkın çıkın daha çıkın!

Yani?

18 yaş altında 128 bin 866 çocuk gelinin tamamı 18 yaş üzerinde sapık kazuletlerle yani babası , dedesi yaşlarındaki erkeklerle evlendirilmişler. 

İşte “Facia” burada.

Ve daha da acısı; AYM nin o çoook yüksek hakimleri o  içtihatlarıyla  bu tür evlilikleri teşvik ederlerken daha büyük yeni facialara imkan tanıdılar.

*

Ayrıca, bu içtihattın açıklandığı zaman da manidar değil mi?

Neden?

Bu yasa daha çok İktidar Partisi Oy potansiyelini ilgilendiriyor.

En çok imam nikahlı o partide,

Çok eşlilik daha fazla o partide görülüyor,

Çocuk yaşta evliliğe daha çok o partinin oy kitlesi sıcak bakıyorlar,

Daha önce resmi nikah olmadan imam nikahı kıyan çok sayıda imamın davaları düşüyor.

Veee  Seçimin hemen öncesi…

“Yaaa AYM’nin çook yüksek hakimleri çirkin siyasete nasıl malzeme olduğunuzu anladınız mı şimdi?”

*

Ve şimdi geliyorum AYM’nin gerekçesine.

“Din ve İnanç özgürlüğü sınırlarını genişletmek ve Kadın ve çocukların hak kayıplarını önlemek”

“Hak kayıplarını önlemek!?”

Böyle deniliyor da, nasılından dahası daha çok hak kaybına neden olacağından bahseden yok.

O çoook yüksek hakimlerin gösterebildikleri gerekçeye bakar mısınız?

Bu kadar uzun ve anlamsız gerekçelerinin şu 2 kelimelik kısacık cümlecikle ne tür facialara çanak açtıklarının ne kadar farkındalar?

Adını “BOŞ OL YASASI !” koyduğum bu yasa gelecekte çok gündem oluşturacak gibi..

“Vah kızlarımız, vah kadınlarımıza vah onların anne ve babalarına ….”

*

Gelelim bugüne.

2 yıl 3 ay öncesinde yazdığım yazı bu ve korkularım maalesef “Müftülere nikah kıyma” yetkisiyle gerçekleşti.

2 yıl 3 ay öncesinde bu kararı veren hakimlerin çoğu şimdilerde FETÖ’cü ve tutuklu.

Ama onların aldığı karar geçerli ve bugün o karara dayanılarak “Müftülere nikah kıyma” yetkisi verilerek aynı suça ortak olunuyor.

“İşlerine nasıl geliyorsa öyle..”

“Alınları secdeye değiyor ya. Aynı menzile farklı yollardan gitmek bu olsa gerek!”