TARİHİ UZLAŞMAYMIŞ ..

03 Ara 2016

Binali başbakanla, Bahçeli genel başkan “Başkanlık” konusunda uzlaşmışlar!

Yandaş medya manşeti basmış,

“Tarihi uzlaşma!”

Gelin “Tarihi” kısmını şimdilik bir kenara koyalım “uzlaşma” adını verdikleri garabet üzerine odaklanalım.

Buluşma sonrasında her ikisi de basın önünde açıklama yapmaktan çekindiler.

İşin içine çekinme girince tuhaf bir uzlaşma olduğu açık edildi.

Yani?

Olan biten , net değil.

*

Uzlaşma; “Mutabakat, anlaşma, aynı düşünce etrafında fikir birliğinde olma” şeklinde tanımlanabilir.

Uzlaştığı söylenen 2 kişi . Bu uzlaşmada uzlaşması beklenen 79 milyon kişi..

Nasıl bir uzlaşmadır bu?

*

“Uzlaşılan konu kişi hayrına mı, yoksa millet hayrına mı?” sorusuyla konuya gireyim.

Temelinde “Müritlerin şıhlarını uçurma gayreti varsa kişi hayrınadır, milletin değil” cevabını vereyim.

Ana konu “Başkanlık”

Uzlaşıldığı ima edilen konu ise “Cumhurbaşkanlığı”

Yani “Başkan” değil “Cumhurbaşkanı” denilecekmiş.

Ama yaptırım gücü, yetkileri Başkanlık kıvamında  olacakmış.

“Doğan görünümlü Şahin misali” bir uygulama!

Bahçeli’nin uzlaştığını sandığı şekil böyle bir kandırmaca içermekte.

*

Gelelim başkan görünümlü Cumhurbaşkanın yetkilerine.

“Partili olabilecek, hatta parti Genel Başkanı bile olabilecekmiş!”

“Bu yetkisiyle milletvekili listeleri yapabilecek , hükumet kurabilecek, kararname çıkarabilecek yasa yapıcı meclisi By-Pass edebilecekmiş”

“Bakanları , Bürokratları , Üniversite Rektörlerini, Yüksek Mahkeme kadrolarını atayabilecekmiş”

Ve bu kişinin adı, “Tek adam yönetimi ya da Başkan” değil “Cumhurbaşkanı” olacakmış!

Aylardır yazdığım şöyle bir makama ne dersiniz?

“BaşMuhtarpartiilbaşkanıpartigenelbaşkanımeclisbaşkanımilletvekilimeclisgurupbaşkanıbakanbaşbakancumhurbaşkanıbaşkan”

*

Uzlaşma dedikleri garabet şimdilik bu.

Bu garabetin içinde demokrasi ve hukuk kırıntısı görebileniniz var mı?

Ama Bahçeli görmüş ve Binali’yle uzlaşmış!

Konu önümüzdeki hafta Meclise getirilecek ve referandum amaçlı oylanacakmış.

Referandum için MHP’nin desteğiyle 330 oy hazırmış,

O sınav geçilirse “Örtülü Başkanlık” için Referanduma gidilecekmiş.

*

Yandaş basının adını “Tarihi Uzlaşma” şeklinde koyduğu manşette “tarihi” kelimesine bir anlam vereceksek “Tarih Bahçeli’yi ülkenin hayrına zerre katkısı olmayan dahası ülke hayrına ne varsa çomak sokan bir AKP neferi olarak kaydedecek”

Ülkücü camia partisi içindeki lider sultasına biat edecek mi etmeyecek mi önce mecliste sonra da referandumda göreceğiz.

 

ÇEVİR  KAZI  YANMASIN

 

Kısa süre önce “Biz devlet terörü estiren Esed’in hükümranlığına son vermek için oradayız” dediğini hatırlıyor olmalısınız.

Önceki gün Putin’le telefon görüşmesi yaptıktan sonra da; “Fırat Kalkanı’nın hedefi bir kişi veya bir ülke değil terör örgütleridir” dediğini duymuş olmalısınız.

*

Bu tür kıvırtmalara “Şaşırdınız mı alıştınız mı?”

Sanırım alıştınız.

“Çevir Kazı Yanmasın” ustasının bu tür yaptırımları ne ilk ne de son olacak,

“Beni izlemeye devam edin” diye bağırıyor!

 

MADİK ..

 

Son günlerde sıkça kullanılan “Kandırıldık, aldatıldık” anlamında bir argo kelime.

Binali Başbakan, TUSİAD’da konuşurken lafı AB ne getirip AP ‘un aldığı “Müzakereleri dondurma” kararını  eleştirerek “Mal ve hizmetler konusunda bize madik attılar” dedi.

*

“Madik” tamam da, “20 yıldır o madiği yerken, neredeydin. “Ki o 20 yılın 14 yılı iktidardasın. Müzakereler dondurulunca mı uyandın?”

 

DOLAR  DOLDU MU ?

 

Konu kişimiz yine Binali Başbakan.

Bir ara “Dolardan bize ne, dolsa ne yazar dolmasa ne?” diye bir çıkış yapmıştı.

Dolar ne yazacağını yazdı ve doldu. 3 49,99’ dayandı durdu.

*

Ama önceki TUSİAD toplantısında Binali “Dalgalanma 20 Ocak’a kadar devam eder” deyince dolarda bir yeni dolma hareketi başladı.

Ve aynı gün,

“Bahçeliyle uzlaştılar” haberi gelince dolar yine doldu ve dolar 3.50,53 Euro ise 3.71,62 oluverdi.

Ve dün ülke 3.56’yı konuşmaya başladı. Söylenti Yıl sonu 3.70 olacağı şeklinde..

*

Uzmanlar nedenlerini araştırdılar. İşin içinden Binali’nin bu iki çıkışını neden olarak buldular.

Binali ne yaptı? “Nedeni Dış kaynaklı, 20 Ocakta toparlanır” diyerek topu Trump’a attı..”

Patronu ise “Yastık altındaki dolarları bozdurun, altına dönün” aklını verdi.

 Basit bir ekonomik bilgi.

“Eğer artış nedeni dış kaynaklı olsaydı hem dolar hem Euro aynı anda artmazdı. ”

 

NE RUSYA NE SURİYE ..

 

24 Kasımda Fırat harekatına katılan askerlerimiz hava hücumuna uğrayınca 3 kayıp ve 10 yaralı verdik. TSK yaptığı açıklamada “o hava hücumunun Esat Rejimi uçakları olduğunu değerlendiriyoruz” dedi.

“Değerlendiriyoruz”

Yani “emin değiliz!”

*

Günlerdir sözüm ona  “kimin uçakları?” merakıyla araştırılıyor!

Rusya hem Putin’in ağzından hem de Pavlov’un ağzından “bizi değiliz” dedi.

Dün Pavlov bu açıklamasına bir ayrıntı daha getirdi. “Ne Rus ne de Suriye uçakları” vurgusunu yaptı.

*

Geriye hangi seçenekler kaldı?

“Amerikan, İngiliz, Alman, Fransız, İtalyan uçakları”

Alayı NATO Üyesi ülkeler,

Üstelik, Ortadoğu bataklığındaki Koalisyon ortaklarımız.

*

Bu kadar gelişmiş teknolojide, Ortak parola sisteminde, TSK bilmiyor olabilir mi? Hükumet habersiz kalabilir mi?

Hiç sanmam.

Ama Üst akıl “Sus” diyorsa ne yapsınlar?