MIŞ İŞLERİ BAKANI

18 Eyl 2013

Usta hariciyecileri “Monşer” diyerek bir çırpıda kenara koy,

Hariciyeyi  muhtar bürosuna çevir.

Sonra da çık, “Komşularla sıfır sorun” deyiver.

Oldu mu?

Olmadı.

Olmadı, çünkü her şey ortada,

Komşularımızın alayı ile papaz olmuş durumdayız.

Dış politikamızda  doğru giden hiç bir şey yok,

Sadece, “Mış” gibi yapmak var!

 

                                                                                  ****

Dün yazdım,

“Değerli Yalnızlık” olarak süslenen yalnızlığımız,

Artık, “Tehlikeli Yalnızlığa” dönüşmüştür,

“Bu tür yalnızların  bir çılgınlık yapmasından korkarım” demiştim.

Korktuğum oldu.

Öyle ya,

Yıllardır sınırların, hava sahan, ve onurun defalarca ihlal edilsin,

Sen sus, görme, sineye çek,

Sadece “Het – höt” diyerek rüzgar yap,

Dün Suriye helikopterini düşürünce,

“Türkiye’nin çıkarı söz konusuysa evreni ayağa kaldırırız” diye, heyheylen!

“Breh, breh , breh!

İşte “Çılgınlık” diye betimlediğim tavır bu tür kontrolsüz tavırdır.

Ve dahi,

Gaza gelip başka çılgınlıklara gebe bir haldir!

 

                                                                                   ****

 

Helikopterin düşürülme nedeni,

Hava Sahamızın  ihlaliymiş!

Angajman kuralları ihlalinden bu yana defalarca hava ve kara sınırımızda ihlaller varken,

Görmezden gelinirken , neden dün ve neden helikopter?

“Tehlikeli Yalnızlığın çılgın hali” olabilir mi?

Ama “Mış” gibi yapanlar diyorlar ki,

“Hava sahamız ihlal edildi, angajman kurallarımızı uyguladık!

Güzeeel..

Suriye’de yaklaşık 2 yıldır iç savaş var,

Yüzbin’lerce mültecinin bir kısmı Gümrük kapılarından,

Bir kısmı da kara sınırımızdan kontrolsüz olarak  ülkemize girdi,

Girmeye devam ediliyor ve yurt içine dağılma kontrol edilemiyor.

Mesele angajman kuralı ise,

Ha, helikopter,

Ha, ne idüğü belirsiz Suriye vatandaşı,

Ne fark var aralarında?

Havada olan ses getiriyor,  numunelik bir  tane  indirelim aşağıya,

Karadan gelen, terörist mi, hırsız mı, ursuz mu neyse onlar ses getirmez görmezden gelin, girsin içeri.

Dağılsın ülkenin her yerine, olsun vatandaşımızın başına bela.

Üstelik bu belanın sayıları bile bilinmiyorken!

Bu mudur sınır güvenliği?

Nerede angajman kuralı?

“Mış” gibi yapılıyorsa  bu demek!

 

                                                                               ****

 

Hani, aylardır  “süreç” diyerek peşinde koşulan bir terör örgütü var,

Yıllardır , akşam sınırdan giriyorlar,

Sabah çıkıyorlar.

Üstelik, tarifeli ring seferleri kumuşlar kan alıyorlar, can alıyorlar.

Hatta yol gösteren ustalar dahi var.

Nerede sınır güvenliği, nerede angajman kuralları?

“Kaçakçı” denilen iş adamlarımız (!)var,

Hani öyle üç kişi beş kişi değil,

Holding olduklarından gerek ,

300 atlı, 3 bin kişi sınıra dayanıyorlar,

Mazot, benzin, makine yağı ne ararsan var kargolarında,

Sınırdan geçiyorlar, dağıtım yapıyorlar,

Paraları cukkalıyorlar,  yeni bir sefer için geldikleri gibi gidiyorlar.

Seyrediyorsun!

Geçemezlerse kafa tutuyorlar,

Yine seyrediyorsun.

Sonra da,

“Mış ” gibi davranıp,

“Angajman kurallarını kenara koyup , sınır güvenliği” diyorsun.

 

                                                                                  ****

 

Ne demişti,  “Mış İşleri Bakanımız?”

“Türkiye’nin çıkarı söz konusuysa evreni ayağa kaldırırız!”

Bir kere daha,

“Breh , breh, breh!”

Ben uyarımı yapıyorum ,” tüm galaksiler alarma geçmediyseler benden günah gitti!”

Bakın “Monşer” diyerek aşağıladığınız usta hariciyeciler ne diyorlar?

”Dış politika bir uzlaşma sanatıdır”

Her türlü polemikten uzak, tamamen diyalog  ve bitmez tükenmez sabırla, en küçük bir kırıntıda dahi  umut görüp, savaşı kenara koyarak  barış  için anlaşmak yani!

En yakın örneği,

Usta’n savaş çığlıkları atarken,

Obama ile Putin’nin Suriye konusunda anlaşmaları gibi.

Bilmem anlatabildim mi sayın Mış İşleri Bakanı!