KREDİ KARTLARI

02 Oca 2014

76 milyon nüfusta, 57 milyon kredi kartı olduğu söyleniyor.

Tabii bu rakamlarda  bir kişi de birkaç kart olduğunu dikkate alacağız,

Buna aşağı yukarı bir tahminle nüfusun 35 -40 milyon kişisinde.

Yani olsa olsa nüfusun  yarısında kredi kartı var diyeceğiz.

Bu iyi bir şey mi?

Ekonomik anlamda iyi bir şey tabii,

Üzerinizde para taşımanın tehlikelerini azaltan bir vasıta,

Önce kayıt dışılığı önleyen çok önemli bir enstrüman,

Sonra nakit parayı bankalarda tutarak işletilmesine imkan veren bir ödeme şekli,

Taksit imkanlarıyla, tüketime katkı , ödemeye kolaylık sağlayan bir araç.

Yaban ellerinde paranızın konvertibl olduğu ama kimsenin iplemediği bir ortamda sorunsuz para kullanmak imkanı veren bir güzellik,

Tabii bunları akıllı kullanarak yapabilirseniz bu fayda ve  bu güzellikler geçerli.

 

                                                                                         ****

 

Hükümet bugünlerde kredi kartlarına takmış durumda.

“Tüketin , daha çok harcayın” diye halkı teşvik eden hükümet,

Ekonomi zora girip sorunlar yaşamaya başlayınca,

“Tarzan zor durumda” yı oynamaya başladı.

“Tüketmeyin” denilemedi ama cılız sesle “tasarruf edin” tavsiyesi geldi.

Harcamaları önlemek için de kredi kartlarına sınırlar getirme çabalarına girildi.

İlk iş olarak vade sürelerini kısıldı,

Sonra da bazı ürün gamlarıyla sınırlandırdı,

Vee yılın son günü Resmi Gazetede yayınladı.

Bu yaptırımlardan amaç,

Önce bankacılık sektörünü korumak,

Sonra da hesapsız harcama yapan halkı.

Ve tabii ekonomiyi.

 

                                                                                         ****

 

Kredi kartlarının bilinmediği yıllar ve günümüzde 57 milyon kredi kartı.

Yeri gelmişken sizlerle kredi kartsız dönemde ayniyle yaşanmış ve bugünkü uygulamayla kıyas edildiğinde hayli traji komik gördüğüm  bir anıyı paylaşayım..

Kaynağım o zamanki Hazine Genel Müdür Yardımcısı daha sonra TCMB başkanı olan Gazi Erçel.

O zaman dediğim yıllar , Seksen öncesi yıllar.

Yurt dışı ile iş yapan iş adamlarımızın bazıları kredi kartı nedir biliyorlar.

Ama yurt dışında.

Yurt dışındaki bankalardan aldıkları kartları yurt dışı seyahatlerinde kullanıyorlar, yurda dönerlerken oradaki banka kasalarına koyuyorlar.

Ülkemiz o yıllarda 70 sente muhtaç,

17 sayılı Türk Parasını Koruma kanunu devrede,

Üzerinde 1 dolar bulunan kişi 3 ay hapis yatıyor.

Koç gurubu yöneticileri o tarihlerde “Diners Clup” kredi kartını Türkiye’de pazarlamak için Hazineye başvuruyorlar,

Zamanın Hazine Genel Müdür Yardımcısı Gazi Erçel çok yoğun ,

Koç yöneticilerini dinliyor ama yoğunluğundan işi uzmanlarına pas ediyor.

Hazine Uzmanı Diners Clup kart hikayesini Koç yöneticilerinden dinliyor,

Kartın uluslararası imkanlarını da anlatan kart yöneticileri uzmanın kafasını iyice karıştırıyorlar.

Gelin görün ki hazine uzmanının sıkıntıları var.

17 sayılı Türk Parasını Koruma ve Kollama Yasası  ve yasanın yabancı para kullanımını ve para transferini yasakladığı mantığı kafasını kurcalıyor.

Koç yetkililerinden müsaade isteyip dışarı çıkıyor ve yan odadan Mali Polisi arayarak,

“Burada 17 sayılı yasaya karşı gelen ve kredi kartı gibi bir saçmalıktan bahseden kişiler var” ihbarında bulunuyor,

Yarım saat sonra Mali Polis Hazineye gelerek Koç grubu kredi kartı yöneticilerini göz altına alıyor.

Bu aynen yaşanan hikayeyi, “Bir Dönemin Tanıkları” kitabımı yazarken Gazi Erçel’in anlatımından kitabıma aktarmıştım.

O anı bir düşleyin,

Bir de bugün bankaların zorla verdikleri , ekonomi yöneticilerinin kart kullanmaya teşvik ettikleri kart trafiğinde 57 milyon kart kullanımıyla geldiğimiz günleri düşünün.

Dahası, önce teşvik edip yönlendirildiğimiz kredi kartlarına fren basılmasındaki ikilemi düşünün!

24 Ocak 1980 kararları olarak bilinen kararlar dış ticaret ufkumuzun açılmasında bir milat oldu. Bu kararlarla 17 sayılı yasa 32 sayılı yasa ile değiştirilerek Türk Parasını Koruma ve Kollama düşüncesi daha elastik hale getirildi, en önemlisi döviz serbestisi geldi ki bu değişim kredi kartlarının bugünkü kullanım şeklinin temelini attı.

Neredeeeen , nereye?

                                                                               ****

 

57 milyon kart ve kullanan yaklaşık 35 - 40 milyon kişi.

Bu sayılar içerisinde bilinçli kullanan da var, kullanmayan da var.

Kredi kartı borcunu, başka kartla ödeyerek bir risk yöneticisi, bir finans uzmanına taş çıkarak beceride olanlar da var.

Beceremeyip, ailesi dağılan, boşanan, hapislere düşen , intiharlara varan derecede facialar yaşayanlar da var.

Atalarımız , “Ayağını yorganına göre uzat” derken ne kadar güzel söylemişler.

Dinleyen var,

Dinlemeyen var.

BDDK rahatsız,

Hükümet rahatsız.

Piyasalar, konulan sürelere ve ürünlere konulan kotalardan rahatsız,

Ben de rahatsızım,

Neden mi rahatsızım?

Kredi kartlarına bir müdahale şarttı,

Bu tamam,

Bu müdahale eğitimle sınırlı kalmalıydı.

Beni esas rahatsız eden , “Daha az tüketin, tasarruf yapın” denilmesidir.

Daha az tüketmek elbette bir önemli tedbirdir,

Sorum şu; Üretim, büyüme ve piyasa halleri ne olur, o hesaplar yapıldı mı?

Ayrıca, “Tasarruf edin” tavsiyesi ne?

Tasarruf özürlü olduğumuz kredi kartlarının kullanım şekillerinden belli,

Tasarruf dünya liginde alt sıralarda olduğumuz da malum.

Ama , şu iyi biline,

Kredi kartlarına fren, taksit süreleri azaltılması belki sınırlı bir fayda sağlar ama,

Asla, “Tasarruf” nedeni olamaz.