KİMİN YAŞAMINA KARIŞMIŞ ?

06 Kas 2013

Bu başlıktaki yazılarımdan dizi olabilir.

Olabilir çünkü yaşama karışmakta sınır yok!

Malum Kızılcahamam kampı,

Sanıyor musunuz ki, partiye ayar vermek için tertiplenmiş bir toplantı?

Olmadığı ortada,

Son Üç gündür yapılan açıklamalara bakılırsa,

Partiye ayar verme fiili,  zaten alayı korkudan fabrika ayarlarında olduğundan gereksiz,

Ama çok açık bir şekilde topluma ayar vermek gündemde.

Usta’nın kulağına fısıldamışlar,

“Üniversite öğrencileri , Denizlide kızlı – erkekli aynı evde kalıyorlar başkanım!”

“Haaa öylemiii?”

 

                                                                          ****

 

“Bazı üniversite öğrencilerinin kızlı – erkekli aynı evde kaldıkları söyleniyor, bu bizim muhafazakar yapımıza uygun değildir bu tür yaşama alışık değiliz, denetim için valiye talimat verdim, yurt işini bir an önce halletmeliyiz”

Usta’nın , dünkü gazetelere yansıyan beyanatı aynen  böyle.

Bu beyanatta çok açık şekilde,

-Yaşama doğrudan müdahale var,

-Yaşamın özeline girmek var,

-Özgürlüğe engel var,

-Kendi görüşü doğrultusunda dayatma var,

-Anayasal ve insan haklarını tanımaz bir durum var,

-Üstü kapalı tehdit var,

-Mahalle baskısına pas var,

-Durumdan vazife çıkarıcılara mesaj var.

Ustanın bu beyanatından sonra doğal olarak tepkiler gelmekte gecikmedi.

Bu kez Usta sustu,

Yardımcıları konuştu.

“Bu haberler asparagastır aslı astarı yoktur, maksatlıdır” dediler.

Artan baskılar sonrasında,

“Yurt sıkıntısına” ve “kayıt dışı kiralık evler” konusuna bağlamaya çalışarak “denetim” mekanizmasının bu yönde olduğunu vurgulayarak Ustalarını toparlamaya çalıştılar.

 

                                                                                 ****

 

Hatırlarsınız, bir süre önce Pendik civarındaki  inşaatlarda 1+1 tipinde evlerin yapılmasına ruhsat verilmeyeceği açıklanmıştı.

Gerekçe çok ilginçti.

“Yaşam tarzımıza uymuyor, amacı dışında kullanılıyor”

Pendik Belediyesinin bu düşüncesi ve Denizlideki örnek,

Baskı ile belli bir yaşam tarzına aleni müdahalenin dik alasıdır.

Dayatma ve yönlendirmelerin toplum üzerindeki testleridir.

Üniversite öğrencisi, ergenliği aşmış yetişkin sınıfındaki gençtir.

Bu gençleri evlendirmek ve borç altına sokmak için olmadık reklamı yap,

O yaşta askere al, savaştır, şehit olsun , gazi kalsın,

Ülkesini yönetecekleri seçsin , ülkeyi yönetmek için seçilsin,

Şirket kurup ciddi maddi yükümlülükler alsın,

O yaşta bir değil, birden fazla silah taşıyabilsin,

Hiç birisine itiraz etme , hatta teşvik dahi et,

Ama bir evde kız ya da erkek arkadaşıyla beraber oturmaya kalktığında,

Hooop aile var“ deyip engellemeye kalk.

“Bize uymaz muhafazakar yapımıza ters”  diyerek müdahale et,

“Denetlemeyle” tehdit et.

Mahalle baskısı kur,

Durumdan vazife çıkarıcılara pas at,

Devletin valisine görev ver.

Sonra da kalk alay eder gibi, “Kimin yaşamına karıştık?” diye sor.

 

                                                                              ****

 

Usta’nın yardımcıları “haber asparagas” diyerek zülfü yari kurtarma peşindeler.

Ama haberin neresine değinebiliyorlar?

Denetim konusuna!

Dün yandaşlar hariç bütün gazetelerde hem haber  ve hem de köşe yazısı olarak vardı bu konu.

“Kızlı – erkekli aynı evde yaşamak muhafazakar yapımıza ters, kızlı –erkekli aynı evde yaşam bizim alıştığımız bir durum değildir, denetleyin”

Tabii “Denetleyin” emrinin beyanattan sonra yanlış olduğunu fark ettiklerinde,

Hemen , sıklıkla yaptıkları “Çevir Kazı Yanmasın” politikasını devreye soktular.

“Liderimiz denetleyin derken kira sözleşmesi olmayan kayıt dışı evlerin denetlenmesini kast etti”

Ayrıca bu cümleyi kurarken, Öğrenci Yurtlarında yetersizliğe dikkati çekerek bu yurtları çoğaltın öğrencilerimiz ev aramasınlar demek istedi, bizim denetleme yetkimiz yok”.

Ustanın taifesinin, halkı aptal yerine koyan  bu tür konu saptırmalarında üzerlerine yok,

Yok çünkü evde zorla tuttukları alemde iyi bir pazarı olduğunu çok iyi biliyorlar.

 

                                                                             ****

 

Gelin görün ki, yardımcıları kazı ne kadar çevirmeye kalksalar da,

Usta televizyonlara çıkıp  onları yalanlarcasına, cümlelerini tekrar ederek ve üzerine basa  basa,

“Bana şikayetler geliyor o zaman ben muhafazakar bir hükümet olarak buna müdahale etmeyeceğim de kim edecek, elbette denetleyeceğim, kim bilir o evlerde neler oluyor, buna yaşama müdahale diyorlar , ne derlerse desinler?” dedi mi?

Dedi.

“Benim Valim gidecek bakacak, elbette denetleyecek” dedi mi?

Dedi.

Evlerinde zorla tutulan mahalleli mesajı aldı mı?

Aldı.

Durumdan vazife çıkarıcılar, vazifelerini öğrendiler mi?

Öğrendiler.

“Bekara ev verilmez” düşüncesinden sonra “Öğrenciye ev verilmez” düşüncesinde de patlama yaşanabilir mi?

Çok mümkündür.

Kızlı – erkekli öğrenci gruplarına  potansiyel ahlaksız gözü ile bakılacak mı?

Elbette.

Bu konuda hoş olmayan durumlar yaşanacak mı?

Yaşanacak.

Haber dünya basınına düştüğünde imaj anlamında rezil olacak mıyız?

Maalesef.

Bu tavır yakında ahlak polisinin kurulacağının habercisi olabilir mi?

Olabilir.

“Aynı evde oturacaksanız basacaksınız ya imam nikahını ya da , “muta nikahını (*) ”  denilecek bir ortama hazırlık mı?

Benzer baskılar giderek artıyorsa , muhtemeldir.

Öyle ya,

Laf edildi , racon kesildi,

Ok yaydan çıktı.

Artık söz,

Mahalle baskıcıları,

Durumdan vazife çıkarıcılar,

Ve devletin valilerinde.

 

                                                                                     ****

 

(*) Muta nikahı: İslamiyet’in ilk dönemlerinde belli bir ücret karşılığı geçici bir dönem için yapılan evlilik. (Hz Muhammet zamanında yasaklanmış olsa da günümüzde hala farklı görüşlerde tartışılır haldedir)