KADIN HALLERİMİZ

20 Eyl 2013

Yine Torba Yasa,

İçinde ne yok ki?

“Torba” diye yola çıkılıp, çuvala dönünce,

Çuvallanan bir yasa olup çıkıyor!

Çuvallanan yasalardan bu kez de kadınlarımız nasiplendi.

Haklarını iyileştirelim derken,

Gelecekleri karartıldı.

Yasa şu an Usta’nın önünde,

İmzayı çakarsa, tamam!

 

                                                                                 ****

 

Çuvallanan yasa!

Kadınları kuluçka makinesi gibi görme üzerine kurulmuş,

Ne kadar çok doğurursa, o kadar kıyak!

Yasanın esası bu.

Gelin görün ki, kıyak olarak nitelenen yaptırımlar,

Aslında gelecekte çok sayıda sorunlara gebe!

Hatırlıyor olmalısınız,

Kadınların kürtaj ve sezaryen gibi hakları daha önce ellerinden alınmıştı.

Hatta tecavüze uğramış kadına dahi kürtaj yasaklanarak doğurması istenilmişti,

Gerekçesi de trajikomikti.

“Devlet bakar”

 

                                                                                  ****

 

Kadınları korumaya yönelik çuval yasada neler var?

Erken emeklilik – Doğrulan her çocuk için nakit yardım – 5 bin lira doğum yardımı – düşük faizli doğum kredisi -  24 ay doğum izni – erken evlenen gençlere kredi imkanı – 3 çocuğu olan anneye 6 yıl erken emeklilik bunlardan bazıları.

Kadınlara kıyak olarak nitelenen çuval yasa dikkat ettiyseniz “daha çok doğurun” üzerine.

Oysa,

Sosyal hayatımızda kadın zaten darbeli.

Erkek egemen toplumda “Kaşık düşmanı, eksik etek, karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmeyeceksin” denilerek aşağılanan,

Çocuk yaşta babası yaşındaki  yaratıklarla  evlendirilen,

Okumaları engellenen,

Tehditlere, dayaklara, cinayetlere karşı korunamayan,

Aile yapısında kız çocukların nüfustan sayılmayarak yok farz edildiği bir ortamda adı “Kıyak” olarak süslenen kanunlarla kadın adeta bir doğurma makinesi gibi görülmekte ve teşvikler kadın yaşamının daha rahat ve güzel olması üzerine değil daha zorlaştırıcı şekilde hazırlanmakta!

Kadının daha çocukken sırtına doğum gibi bir yük yüklemek yetmiyor, yetişkinlerin de “Torba yasalı kıyaklar” süslemesiyle geleceği karartılıyor.

 

                                                                                   ****

 

İş adamlarının da itirazları var bu yasaya,

“Bu şartlar yasalaşırsa kadın çalışan istihdam etmeyiz” diyorlar.

Bu kadar uzun izinler işvereni “iş verimi anlamında olumsuz etkiler ve kadını istihdamdan uzak tutar”.

Yasanın iş verene düşündürdüğü bu.

Özellikle emek yoğun sektörlerde mesela bankacılık, bilişim, elektronik,hazır giyim ve konfeksiyon sektörlerinde ağırlıklı kalifiye kadın çalışan istihdam edildiği düşünülürse iş verene hak vermemek mümkün değil.

Ya, kariyer sahibi kadınlarımız?

Kariyer uzun bir eğitim ve tecrübe demek.

Lise evliliğine yeşil ışık yakarak eğitimi ve paralelinde kariyeri önleyen yasa ve çuvalda adı kıyak olan yasa ortada.

Velev ki,  eğitim tamam.

Tamam da, çoklu  doğumlar ve uzun  doğum izinleri iş ortamından kopmasını sağlamayacak mı?

Çalışmadığı süredeki tecrübe eksikliği, kıdemini ve terfiini engellemeyecek mi?

İş verene izinli kadının  kadrosunda olduğu halde başka bir çalışan alma mecburiyeti getirmeyecek mi?

Bu ek maliyet değil mi?

Sorunlar, sorunlar, sorunlar.

 

                                                                                 ****

 

Sorunlarla dolu bu yapının doğumları da , kariyeri de engelleyecek bir durum olduğu ortada.

Zaten , çalışma hayatımızda kadının adı yok.

İstihdamdan aldığı pay % 31.

Erkeklere göre % 27 daha az ücret aldığı da bir gerçek.

Üst düzey yönetimlerde neredeyse kadın yok.

Çalışma hayatında durum maalesef böyleyken,

Bir de “En az 3 – 5 doğurun” diyen bir usta  var!

Usta, giderek yaşlanan nüfusa tedbir anlamında bu çıkışları yaptığını söylüyor ama,

Asgari ücretin 803 TL , 4 kişilik bir ailenin açlık sınırının 1.020 TL yine 4 kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 3.322 TL iken “3 ya da 5 çocuk nasıl ?”  sorusuna cevabı yok.

Kadın ve kızlarımızın eğitimlerini engelleyen bu yasa tekrar gözden geçirilip, kadınlar adına olumlu yaklaşım getirmeden “en az 3 -5” diyerek tribünlere oynaması partisine Oy getirir ama kadınlarımızın da geleceğini karartır.

Aile ve kadın’dan sorumlu bir kadın bakan var,

Meclisin numunelik tek kadın bakanı olan Fatma Şahin’in görevi aile ve kadın değerlerini koruyup kollamak.

O zaman bu yasa konusunda Ustasına “Kral çıplaaaak!” diye haykırarak şahin kesilmelidir!

Yapabilir mi?

“Bu yasa kadınlarımızın hem aile yaşamlarına hem de istihdamlarına hassasiyet gösterilerek hazırlanmıştır” dediğine göre,

Pek umut var değilim!