KABAK TADI VERMİŞ !

08 Tem 2017

Bugün “Adalet yürüyüşünün”  24.cü günü,

Her ne kadar anayasal hakkı kullanarak yürüyor olsalar da birilerinin “biz  izin vermesek yürüyemezlerdi” diyerek kendisine pay çıkardığı yürüyüş hayırlısıyla yarın sona erecek.

İktidarın bu yürüyüşten rahatsız olduğu çok açık,

Çok açık zira 24 gün boyunca etmedikleri laf, söylemedikleri söz , çalmadıkları kara kalmadı yürüyüş üzerine.

*

23.ncü günü 1000 Ali “Bu yürüyüş artık kabak tadı verdi” demiş.

“Kabak tadı vermek” bir deyim.

Anlamı şu; “Bıktırdınız , usandırdınız, sıkıcı duruma getirdiniz, tadını kaçırdınız”

1000 Ali’nin bıktığı ne?

“Hak aramak”

1000 Ali’nin usandığı ne?

“Hukuk aramak”

1000 Ali’yi sıkan ne?

“23 gündür aranan adalet”

1000 Ali’nin tadını kaçıran ne?

23 gündür binlerce kişinin bir ağızdan “hak, hukuk, adalet” diyerek aşırı sıcakta, yağmur altında  hiçbir provokasyona cevap vermeden birlik ve beraberlik içinde yürüyerek amaçlarına ulaşmaları.

*

Siz hiç bu değerleri belli bir disiplinde görüp de hak , hukuk, adalet arayanlar için “Yeter artık kabak tadı verdiniz” diyen bir başbakan gördünüz mü?

Görmediniz, göremezsiniz, göremeyeceksiniz!

Onun adı Bin ama o bu konuda tek..

Eşi emsali bulunmaz..

Halk diliyle “Müsvedde”

*

Yarın Maltepe’de büyük bir miting ile noktalanacak bu kutlu yürüyüşte aranan hak, hukuk ve adalet elbette bulunmadı.

Sembolik yürüyüşteki amaç bu konuda farkındalık yaratmak ve muhalefet yapmaktı o hedefe fazlasıyla ulaşıldı.

CHP ana muhalefet olarak güçlendi. Kitleleri ayağa kaldıracak öz güveni kazandı.

Karşı siyasi görüşte olanlar dahi adalet için onunla yürüdüler,

Kılıçdaroğlu kitleleri arkasına alacak güce kavuştu. Lider payesi aldı.

Hükumeti rahatsız edecek yeni bir kulvar açıldı.

Toplum korkuyu üzerinden attı, sorunlarına daha sahip çıkar hale geldi, moral buldu.

Dünya kamuoyu bu ülkede hala demokrasiye önem verenler, hakka , hukuka adalete inanan milyonlar olduğunu gördü.

Atatürk mezarında derin bir “Oohhh” çekti.

Ülkenin kaybolmuş itibarı bir nebze olsun yerine geldi.

CHP yönetimi yürüyüşe katılmayarak tepki veren Baykal, Sağlar, İstanbul eski Baro başkanı , Barolar Başkanı  gibi kendi içindeki ayrık otlarını gördü.

*

Başbakancılık oynayan 1000 Ali “Yürüyüş kabak tadı verdi” diyedursun,

Amaca vasıl olundu. Hedefe ulaşıldı.

Hak, hukuk, adalet” sağlayacak hukuk adamları mesajı aldı.

Hukuk, yargı sahipsiz olmadığını anladı.

 

ANAYASA  MAHKEMESİ  YSK  KARARI

 

Referandum oylaması sırasında yürütmenin aldığı kararı yetkisi olmadığı halde oylama bitmeden değiştirerek “Mühürsüz oylar geçerli sayılır” şeklinde değiştiren YSK için Anayasa Mahkemesine başvurulmuştu.

AYM karar vermiş.

“Mühürsüz oyların dışarıdan geldiğine dair delil sunulamadığından başvurunun  reddine”

*

Böyle mi olmalıydı?

AYM “Dışarıdan gelmiş mühürsüz oy için delil sunulamadı “ diyeceğine  “Eyy YSK sen karar alma değil bir uygulama kurumusun. Sana tanınmış kanunlar çerçevesinde hareket etmeye mecbursun. Oylama devam ederken sayım yapılmadan kendi kendine “Mühürsüz oylar geçerlidir “şeklinde karar vermeye yetkin yok. Bu kararın ve yapılan referandum geçersizdir” demeliydi.

Diyemedi!

*

Üyelerini atayan kişi o şaibeli kararla malı götürmüşse,

Bugün o üyeleri oraya atayan yarın görevden alma yetkisine sahipse, nasıl aksi karar alsın?

Onbinler 24 gündür yürüyorlar.

Neden?

“Olmayan bu tür adaleti arayıp bulmak için”

“Siyasetin hukuk kurumları üzerinde kurduğu vesayete” dikkati çekmek için,

“Hukuk kurumlarında korku, endişe ve bunların sonucunda yanlı olma tavrı giderek yaygınlaştığı” için.

“Bünyesinde Hukuk, yargı, adalet olmayan bir toplumun devlet olamayacağı için”

“ Hukuk kurumunun üzerinden bu tür kirliliği atıp eski güvenine kavuşması için”

*

Yürümekle yolların aşınmayacağı bir kere daha ispat edildi,

Ama hukuk üzerindeki hasar hala orada,

Ve hukuk tutsak!