İKİZLERE TAKKE !

25 Ara 2013

Kefenlerle uğurlandı,

Katibim şarkısı eşliğinde,

Güllerle karşılandı.

Usta Pakistan’da.

Dış İşleri belli ki iyi çalışmış,

Obama’lar benzeri uçaktan el ele iniş,

Yollarına güller dökülmesi,

Hepsi tamam.

Bu mizansen ,

Dış İşlerinin başarısı olarak da anlaşılabilir,

Pakistan’ın misafirlerine hoş geldiniz demesi şeklinde de.

 

*

 

O da ne?

Kafada bir takke!

Ama birkaç numara küçük,

Çağrışımı?

İkizlere takke!

Ne demişti Muhalefet lideri Kılıçdaroğlu?

Takke düştü, kel göründü!” 

Bu sözü mü duydular?

Yoksa,

“Hayır takke kafasında “ manasında,

Usta’nın kafasına takkeyi mi oturttular, bilemedim.

Görüntüdeki tuhaf çağırışımı  fark edip anında daha büyüğü ile değiştirmeseler,

Hani, “Kaç numara, 85‘mi?” diye sormak üzereydim!

Takke konusu,

“İkizlere takke!”

“Takke düştü , kel göründü !”

“Pakistan’ın yöresel geleneği !

Anlamlarında ,

Bir süre daha su kaldırır!

 

*

 

Haaa bir de , At hediyesi var seyahatte.

Belli ki, sütten ağzı yanmış,

“Kızım adına kabul ediyorum!” dedi.

Devlet adına verilen hediyenin kızına pas edilmesi de,

Bir süre tartışılır nitelikte başka bir konu!

 

*

 

Usta dün gece döndü.

Bindirilmiş  kıtalar,

Evlerinde zorla tutulanlar ellerine pankartlar tutuşturularak havaalanına  taşındılar,

Ama havaalanı önceki karşılamalara göre coşkulu değildi,

Yine kefenler giyildi, sloganlar eksik edilmedi.

Otobüs üstüne çıktı, bildiği işi yaptı,

Yargıya da, Yasamaya da, Amerika’ya da, Cemaate de, muhalefete de, iş adamlarına da ayar verdi!

 

*

 

Sonra , gelsin Hükümet revizyonu ,

Büyük ihtimalle, adları yolsuzluk ve rüşvet iddialarına karışan bakanların istifa işlemleri de o revize işlemi içinde halledilecek,

Böylece , o bakanlar yolsuzluk , rüşvet suçlamalardan dolayı değil,

Biliyorsunuz zaten kabine değişikliği yapacaktım bu değişiklikte o arkadaşlar da vardı” denilerek görevden alınacak!

Kim yiyecek , kim gargara yapacak?

Göreceğiz!

 

                                                                                         ****

 

VAH  POLİSİMİZ  VAH !

 

Suçlamalar, ve suçlamalara  karşı alınan kanunsuz , yasa tanımaz tedbirler.

Yargının da, Yasamanın da kirli olmakla suçlanması ardından,

Adalet Bakanının suçlama dolu dosyanın tek hakimi başsavcı ile kapalı kapılar ardında ikinci kez  görüşmesi ve basına bilgi verilmemesi,

Emniyet Amirliğindeki 50 yıllık  basın odasının kapatılarak basın mensuplarının birer suçlu gibi Emniyetten atılarak yeni bir sansür kulvarı yaratılması,

Kolluk kuvvetlerinin takip ettikleri dosyalar hakkında üstlerine önceden bilgi vermeleri gibi yasa tanımaz fiiller suçu örtmeye yönelik değişikliklerle tam gaz devam etmekte.

Hükümetin , Yüzlerce Emniyet Amiri, Şube Müdürü, Daire Başkanı polisi “Görevi kötüye kullandınız” gerekçesiyle ya sürmesi, ya ataması,  ya merkeze alması sonrasında ,

Savcı Celal Kara da,

“Mali polisi izleyerek, görevini kötüye kullandın, soruşturmayı ihbar ettin” suçlamasıyla görevden alınmayan tek görevli olan İstihbarat Şube Müdürünü ifade vermeye davet etmesi ve yeni Emniyet Müdürünün buna izin vermemesi de bir yeni gelişme tabii.

Bir gelişme daha oldu.

Dosya bu kez de ifadeye çağıran Celal Kara’dan alınarak bir başka savcıya verildi.

Bu karşılıklı inatlaşma akıllara , “Başta Savcı Öz’de Celal Kara da gözaltına alınır mı?” sorusunu getirmiyor değil !

Polis polisi gammazlıyor, polis polisi takip ediyor,

“Benim polisim!”

“Cemaatin polisi!”

Polis teşkilatında kesin çizgilerde bu tür bölünme artık çok aleni.

Sorayım o zaman,

Eee , hani Cumhuriyetin polisi?

Davanın hukuki boyutu bu tür tuhaf ötesi yaptırımlarla şimdiden şaibe ve ipotek altına alınmıştır.

Durum budur,

Ve dahi mevcut rejim adına hayli vahimdir

Vahimdir,  zira bu gidişat Demokrasinin tavrı değil, bir başka rejimin tavrıdır!