HUKUK BİTTİ !

28 Ara 2013

Napolyon Waterloo savaşını kaybedince, kaybın nedenlerini öğrenmek için komutanlarını toplar ve “Bana savaşı neden kaybettiğimizi 10 maddede anlatın” der..

Başkomutanı söz alır ve

“Biiir , Cephanemiz bitti” şeklinde anlatmaya başlayınca.

Napolyon hemen başkomutanın sözünü keserek,

“Anlaşıldı , diğer 9 nedeni dinlememe gerek kalmadı” der.

Ülkemizin içinde bulunduğu durumu,

“Başımızı yemek istiyorlar – Bu bir komplodur – Darbe Planı – Hedef oğlum ve ben – İçimizdeki devlet ve çetenin oyunları – Devlet içinde paralel devlet var – Dış mihraklar” şeklinde saptırarak sıralamaya çalışanlara cevabım  başkomutanının Napolyon’a verdiği cevap benzeri olacak,

Bağımsız Yargı göremiyorsak,

Hukuk A’dan Z’ye kadar siyasallaştırılmışsa,

Hukuk kurumları ve adamları iktidarın başı tarafından tehdit ediliyor, sistemin çalışması engelleniyorsa,

Benim de cevabım,

Cephane bitti misali, “Hukuk bitti!” şeklinde olur.

Gerisini anlatmama gerek var mı?

 

                                                                                         ****

 

Halk arasında umutsuz durumları anlatan ve sık kullanılan bir cümle vardır.

“Et kokarsa tuzlarsın , tuz kokarsa neylersin?”

“Hukuk bitti” demem de bu deyişin içinde kendini bulur.

“Cumhuriyet Tarihinin En Büyük Yolsuzluk Ve Rüşvet” dosyası ardından,

Muammer Aktaş bir isimli savcı 2 yıldır üzerinde çalıştığı büyük bir yolsuzluk dosyası hazırlıyor, suçlu iddiasında bulunduklarını göz altına alıp ifade alma amaçlı mahkeme kararı çıkartıyor ve kolluk kuvvetlerinde bu kişilerin getirilmelerini ve delillere el konulmasını istiyor.

Önce , Emniyet polisini göreve göndermiyor.

Ardından , Başsavcı dosyayı o savcıdan alıp 5 kişilik bir savcı heyetine veriyor.

Savcı Aktaş da basına yazılı bir açıklama yaparak, “Yargıya baskı yapılıyor, engelleniyorum” diyor.

Ardından Başsavcı basın önüne çıkıp, “Savcı Aktaş bizden izinsiz operasyon yapmaya kalktı ve basına bilgi sızdırdı” derken savcılar son 2 senedir dosyalar hazırlıyorlar, birilerini suçluyorlar,mahkeme kararları çıkarıyorlar,  hiç haberimiz olmuyor” şeklinde tuhaf bir açıklamada da bulunuyor. Bu talihsiz açıklama son 5 yıldır olan biten hukuksuzluklara ışık tutsa da pek üzerinde duran olmuyor.

Aynı anda HSYK dan gelen yazılı açıklamada, “Kolluk kuvvetlerinin operasyonlar ve soruşturmalar hakkında sıralı kişilere bilgi vermeye zorlayan yönetmelik hukuksuz ve geçersizdir” deniliyor.

HSYK’nın kararını dikkate alan olmuyor!

Çiçeği burnundaki Adalet Bakanı “HSYK’nın açıklama yapma yetkisi yok, zamanlaması yanlış ve Anayasaya aykırı” derken açıklamanın özüne değil , usulüne değiniyor..

Barolar açıklama yapıyor, “HSYK nın kararına uyulması gerektiğini söyleyerek Yargı üzerinde baskı kurularak soruşturmaları engelliyorlar” diyorlar.

Sakarya’da konuşma yapan Ustanın “savcı Aktaş ve  HSYK hakkında suç duyusundan bulunuyorum” dediği anlarda Danıştay HSYK kararına destek verir mahiyette kararını açıklıyor ve yürütmeyi durduruyor.

Bu karşılıklı açıklamalar sonrasında,

Operasyonlarda adları geçenler delilleri karartıp  tüyerlerken , mahkeme kararı ortada kalıyor.

İşte, “Hukuk bitti” dediğim an budur.

İşte, “Tuzun koktuğu an da bu andır”.

 

                                                                                          ****

 

5 – 6 yıldır hukukun düştüğü zavallı  halleri yazmaktan, çizmekten , anlatmaktan dilimiz kurudu.

Bunları dillendiren, “Hukuk siyasallaşmıştır” diyen onca insan hapislere atıldı.

Siyasallaşmış hukuk kararlarıyla yüzlerce insanın hayatı karartıldı onlarca yıl müebbet hapse mahkum edilenler hapis damlarında ölenler oldu.

AİHM de en çok dosyası olan ülke olmaktan utanır hale geldik.

“Sap döndü keser döndü gün geldi hesap döndü!”

Siyasi iktidarın  siyasi baş danışmanı ve milletvekili kimliğini taşıyan kişi Star Gazetesindeki köşesinde “İçimizdeki paralel devlet milli ordumuza , milli yargımıza kumpas kurarak zararlar verdi” itirafını yazılı olarak yaptı.

Oysa, bugün suçladıkları örgüt için kısa süre önce “Ne istediyseniz verdik, ne istediyseniz yaptık daha ne istiyorsunuz” diyenler bugün suç örgütü dediklerine dün kol kanat gerdiklerini itiraf etmişlerdi.

Bu açıklama sonrası devletin savcıları hakimleri devreye girip bu itirafı ihbar kabul edip Eski davaları yeniden görecekleri, bu itirafları yapanları “suç’a yardım ve yataklık” suçlamasıyla Adalet önüne çıkaracakları yerde,

Ortaya çıkarılan yolsuzluk ve rüşvet dosyaları o paralel devlet benzeri operasyonlarla engellenmeye , polis kadroları değiştirilmeye, hukuk adamlarının emirlerini dinlemeyen kadrolar getirilmeye başlandı.

Yıllardır siyasallaşmış hukuk kat be kat siyasallaşarak bağımsız hukuk olmaktan çıkarak güven veremez hale geldi.

Napolyon bu anı yaşasaydı,

Komutanlarını toplayıp “neden bu hale geldik 10 maddede anlatın” deseydi,

Ve komutanı, “Biiir Hukuk bitti” diye cevaplasaydı,

Napolyon’un ne tavır alacağını da, nedenlerini de, ne diyeceğini de biliyorsunuz artık!

 

                                                                                     ****

 

Bugünlerde yaşadıklarımızın adı,

“Ekonomik kriz midir?”

“Siyasi kriz midir?”

“Devlet Krizi midir?”

Anayasanın en temel kuralı olan “Güçler Birliği”ne el konularak baskı altına alınmış, Yargı ve Yürütme darmadağın edilmişse,

O zaman, yukarıdaki 3 şıklı sorunun cevabı,

Tuzun kuruyup, Hukukun bittiği bir ortamda yaşanan,

“İçinde siyaseti de , ekonomiyi de barındıran bir devlet krizi, hatta kaosudur!”

Öyle ya,

Siyasi iktidar yolsuzluk dosyaları ve sonrasındaki istifalarla sapır sapır dökülüyorsa,

Reel sektörün önümüzdeki Bir yıl içinde 163 milyar dolar , bunun 125 milyar dolarının ise kısa sürede ödeneceği bir gerçek.

Doların ve Euro’nun bir günde yaklaşık yüzde 10 yükselmesiyle borç ödeme maliyetleri de aynı oranda artmışsa, ayrıca yükselen kurlar Cari açığı da o oranda büyütüyorsa,

Devleti ayakta tutacak hukuk müessesi bitmiş, Adalete güven kalmamışsa,

“İçinde siyaseti de, ekonomiyi de, barındıran bir devlet krizi,hatta kaosu” demekte sakınca görmem.