HAYALLER ve AF !

21 Kas 2013

Usta Diyarbakır buluşmasında,

“Dağdakiler inecek, cezaevleri boşalacak, hiç endişeniz olmasın” dedi mi?

Dedi !

Cümle alem duydu mu?

Duydu !

“Genel af demedim hayallerimden bahsettim” diyerek çark etti mi,

Etti.

Ne derse desin, ne ederse etsin,

“O benim hayalim” diyerek kıvırtmaya çalışsa da,

Af olacak!

Bakın neden olacak?

 

                                                                                             ****

 

Af tartışmaları üzerine Adalet Bakanı Sadullah Ergin,

Usta’nın çıkışından hemen sonra bir açıklama yaptı.

“Cezaevlerimizde yer kalmadı. 359 cezaevinin toplam 151.544 kişilik kapasitesi var. Doluluk sayısı 140.529. Bunların 111.923’ü hükümlü, 28.597’si tutuklu. Cezaevlerimizde sadece 10 bin mahkumluk yer kaldı. 10 yılda 177 Adalet Sarayı yaptık, 26 adedi de hala inşaat halinde”

Ustanın  af açıklamasının hemen ardından gelen bu açıklama tesadüf değil.

Tesadüf olmaması açıklamayı manidar yapıyor.

Manidarlığı da şu.

Af şart!

Şart çünkü mapus damlarında yatan onca hükümlü ve tutuklunun büyük çoğunluğu, yalan, dolan  nedenlerle  oralarda değiller mi?

“Darbe yapacaklar - Terör Örgütü üyesi” diyerek, yalancı şahitlerle, sahte delillerle, poşu taktılar, parasız eğitim istediler, türkü çığırdılar, Türkiye’den uzakta oldukları halde “darbe yapacaklardı” gibisinden uyduruk nedenlerle, onca günahsız kişi oralarda süründürülüyorlarsa cezaevi kapasitesi yetmez tabii.

Bunları onca suçsuz insanı oraya tıkarken düşünecektiniz!

Suçsuzluğun en çarpıcı delili ise sayıları 111.923 olan hükümlü sayısı.

O sayıda hükümlünün tutukludan farkı yok!

En az 5 yıldır içerideler.

544’ü ölümcül hastalıklı ve cezaevi şartlarında tedavide ısrar ediliyor.

12.450 dosya da AİHM de!

Tablo böyleyse,

Değil,  177 Adalet Sarayı 1.777 Adalet Sarayı yapılsa, değil cezaevi üzerine cezaevi inşa edilse!

İçinde Adalet yoksa ne yazar?

Ufukta seçim de varsa,

Süreç denilen ucubede Tarzan zor durumda kalmışsa,

Diyarbakır’da söylenilenler her ne kadar çarpıtılmaya  kalkılıyorsa,

Hayal de olsa,

Genel olmasa da,

Bir Özel af olacağı kesin!

 

                                                                                          ****

 

UZAKLARDAN  GELEN SESLER

 

Yanlış Suriye politikası sonrası,

Amerika’dan fırçayı yiyince,

İhtiyaçtan , tırışka bir çıkış planlandı.

“Savunmamız için Çin Füzesi alacağız ve ülkemizde imal edeceğiz” dedi.

Basit bir piyade silahını dahi başka kaynaktan alamayacağını bile bile aklınca ABD’ne ve NATO’ya göz dağı verecekti.

“Bağımsızlığımıza kimse karışamaz,  kimsenin aklı ile iş yapmayız, kendi savunmamızı şekillendirme özgürlüğümüzü kullanmamızda ne sakınca var” falan gibi cafcaflı sözler edildi.

Uzaklardan bir ses geldi.

“NATO savunma sistemine dahil etmeyiz – NATO savunmasını yamalı bohçaya çevirtmeyiz, iyi akılı olun , düşünün ve oturun oturduğunuz yerde”

Oturduk!

Son günlerde Çin Füzesi filan duyan var mı?

 

                                                                                      ****

 

“Dershaneler kapatılacak, artık öğrenciler sömürülmeyecek, zengin , fakir eşitliği sağlanacak, sosyal yaşama adalet gelecek, yılbaşında dershane rezaletine son vereceğiz, ister özel okul olurlar, ister açık öğretim” diye bir süredir yaygara koparıldığını biliyorsunuz.

Amacın dershane , eşitlik, halk, öğrenci gibi nedenler değil , uzaklarla bir ince hesaplaşma olduğu da sır değil.

“Kesinlikle bu işi bitirecek dershane saçmalığına son vereceğiiiiz!” naraları atılırken,

Yine uzaklardan bir ses,

“Sayemde oradasın, seçimleri hatırla, akıllı ol, otur oturduğun yerde!”

Saatlerce süren Bakanlar Kurulu toplantısı,

Ve bir açıklama,

“Konuyu daha geniş araştırmak, tarafları dinlemek için Milli Eğitim Bakanımıza görev verdik araştırıldığında bakacağız”

Ne kadar sürede bakılacak belli değil !

Yani, şimdilik derin dondurucuda.

Bir başka tabirle,

“Otur oturduğun yerde” mesajı alındı.

Oturuldu!

 

(*) Arınç dün ABD’ne gitti. Acaba ne için, nereye ve kime?

 

                                                                                       ****

 

ANAYASA KOMİSYONU MAFİŞ !

 

Arkadaşlar Arapçaya pek meraklı olduklarından anladıkları dille ifade edeyim.

Aylar süren Anayasa Uzlaşma Komisyonundan sonuç çıkmadı,

“Anayasa Komisyonu Mafiş!”

Yani, “Yok , bitti, tükendi” anlamında.

Başkan Çiçek’in gerekçesi,

Yetersizlik!

İfadesi ise,

“Bu komisyon Anayasa yapamaz!”

“Hiç olmazsa anlaştığınız o 60 maddeyi geçirelim”

“Hayır tamamı olmadan olmaz!”

“Ya , Başkanlık?”

“Ooo , o hiç olmaz!”

O zaman,

Başkanlık yoksa, Anayasa da yok…

Dağılın!

Yargılanmakta olan 12 Eylül ve yüzde 92 oyla kabul edilen Anayasasıyla devam!

Koca Meclisin bir Anayasa yapamayıp darbe Anayasasıyla devam etmesi,

Acizlik midir, tuhaf mıdır, garabet midir, komik midir, nedir?

Ben söyleyeyim,

Tek kelimeyle,

Ayıptır, ayıp!