HANİ USTAYDIN ?

29 Kas 2013

Paye takdir edenlerce verilir diye bilsek de,

“Ustalık dönemim” diyen kendisi.

Bu kadar devasa bir EGO yani.

Ustalık ihalesine kendi çıkıp,

İhaleyi kendine verince,

Ustalığı da yabancıların “Fake”, bizim “çakma” dediğimiz kalitede oluyor tabii.

Şeyh uçmaz müritleri uçurur” diye bir halk deyimi vardır.

Mürit uçurunca da böyle oluyor,

Havada sağlam kalamıyorsun.

Bu konuya nereden geldim?

Son günlerdeki gelişmelere bakıp,

Gerçek Ustayı araştırayım dedim.

Bakın neler buldum!

 

 

                                                                                              ****

 

Ustalık dönemim dediği dönemde içsel hallerimiz ortada.

Gerim gerim gerildiğimizin,

Bölüm bölüm bölündüğümüzün tavan yaptığı bir talihsiz dönem.

En basit bir tartışmada kavga hazırsa,

Kendi ordusunu çökertmeye yönelik çabalar varsa,

Hukuk tartışılıyorsa,

TÜİK ekonomik verileri değil, özel yaşamın gizli kapaklı yanlarına burnunu sokuyorsa,

Hayatın her anı belli bir düşüncede yönlendiriliyorsa,

Milli Eğitimin dibine dinamit konuluyorsa,

Cumhuriyetin kazanımları , Laik devlet ve kurumlarına karşı bir tutum varsa,

Dahası Türklük, bayrak, andımız gibi milli değerlerimiz saldırı altındaysa,

Müsaadenizle bunlar pek ustalık tavrı değil.

Sorarlar adama,

“Her hali hainlik içeren bu yapı ne menem ustalıktır?

İç hallerimizi böylece özetledikten sonra gelelim dış aleme.

 

                                                                                              ****

 

Ustalık dönemini ilan edip,

“Komşularla sıfır sorun” diyerek harika bir çıkış yapıldığında hepimiz umutlanmıştık.

Heyhat!,

Kısa sürede tüm komşularımızla papaz olup tamamıyla küs hale gelince ,

Anladık ki, Sıfır sorun diyerek girdiğimiz ortamı ” Züccaciye dükkanına girmiş filden beter etmişiz” Ustalık aleminde yanlış giden bir şeyler vardı ama anlayabilen, kavrayabilen yoktu.

Komşulara hakim olup Orta doğuda Lider olmaya niyetlenmek, Ustalığı çok aşar.

Nitekim aştı da,

Filistin liderlerini geri plana itip halka şirin görünerek, sokağa oynamak,

Arap aleminde kralları , sultanları, emirleri , şeyhleri kenara koyup, halklarını muhatap almak,

Doğal olarak tepki aldı.

“Kendi çöplüğünde usta olabilirsin ama bizim çöplüğümüzde asla” denilip tavır konuldu.

*

İsrail’e kafa tutup Filistin halkına şirin görünmeye çalışmak,

“Gazzeyi ziyaret edeceğim” deyip ortaya pas atmak, ona göre bir ustalık çıkışıydı ama,

Gidebildi mi?

Uzaklardan, “Gidemezsin” denildi, oturdu oturduğu yerde.

Eee hani Ustaydın?

*

İsraile dargın kalmayı sürdürmek istedi, arada bir laf gönderdi,

Ne oldu?

Uzaklardaki  patron İsrail’den geçerken, telefon etti,

“Bak hatta Netanyahu var, bir merhaba deyiver bir de öpücük gönder!

 “Hayır” diyemedi,

Hem “merhaba” dedi , hem de öpücük gönderdi.

*

Suriye’ye kafa tutup 3 gün içinde Şam da namaz kılmayı düşledi,

Esat’a, Eset dedi, karşı olanlara destek verdi,

“İşgal edelim” yaygarası kopardı.

Patronu Rusya ile anlaştı, Suriye konusunu dondurucuya koydu, haberi dahi olmadı.

*

Mısır için söylemediğini bırakmadı.

“Darbecileeer” diye bağırdı , Dört parmağı havada dolaştı, Esma ya ağlayıp durdu.

Uzaklardan bir ses inadına onun karşı çıktığına destek verdi.

Çakma usta sus pus oldu.

*

İran’a konulan ambargoyu delmek istedi.

Petrol almaya devam etti , Altın ihracatı falan denedi.

Patronu öğrendi, “Hayır ambargoyu delemezsin ona göre” dedi,

Oturdu oturduğu yerde.

Amerika gitti yıllardır kavgalı olduğu İran ile anlaştı,

O seyretti.

*

Gün geldi,

Amerika’ya blöf yapıp, “Çin Füzesi alacağım” dedi,

Yine aynı adresten ses geldi.

“Alamazsın!”

Alamadı.

*

Şimdi,  “Barzani’den Kürt Petrolü alacağım, boru hattı anlaşmaları tamam” diyor,

Yine bildik adresten bir ses!

“Merkezi Irak Hükümetini dışlayamazsın, Irak’ı bölmeye kalkmaaa!”

Yine hüsran!

 

                                                                                                 ****

 

Yaaa,  Usta var, Ustacık var.

Soralım şimdi,

Usta dediğini yapan mıdır?

Dediğini yaptıran mıdır?

Cevap yukarıda detaylarıyla var.

Yabancıların “fake” dediğine biz “çakma diyoruz” demiştim.

Elin oğlu da gerçek ile çakmanın farkını gösteriyor.

Alemde yalnız bırakıyor!

Yaa, Usta ne diyorsun bu hususta?