EKONOMİ MUHABBETİ !

23 Eki 2013

Bugün biraz siyasetin can sıkıcı ortamından kaçalım,

Ekonominin siyasetten farklı olmayan havasına takılalım!

Malum dün günlerden Salı’ydı..

Mecliste partilerin Grup Toplantısı adını verdikleri benim ise “Salı Sallamaları” dediğim konuşma günleri vardı.

Konuştular, bulaştılar, attılar, tuttular, sinir katsayımızı fırlattılar, gerim , gerim gerildik.

İstemedim bu konuşmaları yazmayı. Gazetelerdeki ekonomi haberleri daha dikkatimi çekti.

Siyaset her ne kadar ekonomiden rol çalıyor verileri şişiriyor, süslüyorsa da, ekonominin siyasetten rol çalma gibi bir derdi yok.

Neyse o!

“Ekonomi muhabbeti yapalım “ derken derin finans analizleri, kur , enflasyon tahminleri, makro , mikro gibi alanlar değil, dünkü gazetelerden seçtiğim ekonomi haberleri başlıklarını sizlerle paylaşacak yorumları sizlerden bekleyeceğim.

 

                                                                                       ****

 

Babacan Amerika’da. TOBB başkanıyla beraber Türkiye’nin Gezi olaylarıyla harap olmuş imajını düzeltmek amacıyla Kaliforniya’ya  kadar uzanmışlar, Silikon vadisini geziyorlar. Babacan Gezi park imajını düzeltecek beyanatını veriyor; “Dolar kıt olacak , herkes kendini ona göre ayarlayacak”

Bu manalı açıklama sonrası Gezi imajı ne  hal alacak sorusu bir yana dış ticaret ile uğraşanlarımızın kur anlamında uykularını kaçıracak bir açıklama.

Dahası Merkez Bankasını da hayli meşgul edecek bir konu.

ABD’deki, hükümetin kapanma krizi sonrasında nefes alan borsamız yüzde 3.4 lük bir uçuşla bayramı dün yapmış. Yorumlar, “ Geçici bir rahatlama şeklinde”.

İhracatta 2013 hedefini yakalayabilmek zor.

Bu haber Cari açık problemimizin büyüyeceğinin de habercisi ve hoş bir haber değil.

Enflasyonlarda artış anlamında önemli rol alan domatesin kg fiyatı 8-10 liraya çıkmış.

Hemen altında bir başka domates haberi var. “Domates üretiminde  Avrupa birincisiyiz!”

Ekonominin ana kuralı arz ve talep ilişkisinde domatesin bu iki haberdeki çelişkisini  izah edebilecek bir ekonomist vardır umarım.

Moskova sebze/meyve hali kapandı. 300 milyon dolarlık meyve ihracatı tehlike altında.

Ödenmemiş Trafik cezası olanlar dikkat aftan faydalanmak için son 10 gün.

 

                                                                                           ****

 

IMF Türkiye temsilcisi Mark Lewis “Cari Açık sıkıntı olabilir, mali sıkılaştırma gerekli” dedi.

Hazine Müsteşarlığı 30 Eylül itibariyle brüt borç istatistiklerini açıkladı.

Türkiye’nin borç stoku 572 milyar lirayı geçti.

“ IMF’na borcumuzu ödedik, hatta borç bile verdik” diyenlere nispet niteliğindeki bu haber umarım Usta’nın dikkatini çeker!

Altın fiyatları son Üç günde yüzde 3 arttı.

Müzmin işsizler artıyor, gerçek işsizimiz 2.5 milyon kişi değil 5 milyon kişi.

Bayram tatilinde Hava Yoluyla 5 milyon kişi uçtu.

9 günlük bayram tatilinde yollarda 2.1 milyar liralık yakıt yaktık.

Kredi kartları ve tüketici kredilerinde icra takiplerinde artış var.

BDDK açıklamasına göre kredi kartları için 6.1 milyar lira faiz ödendi.

2014 de 2 milyar lira fazla harç vereceğiz.

Milyonlarca emekli memur sendikanın kurbanı oldu.

Çok harcıyoruz. Türkiye dünya tasarruf liginde tasarruf etse bile ancak 99’uncu olacak.

Benzinle arasındaki fark kapandı. Mazot fiyatı benzin fiyatını yakaladı.

Ama benzinli araba ile mazotlu araba fiyatları hayli farklı.

Vee günün en inandırıcı (!) haberi, “Doğalgaza zam yok”

 

                                                                                           ****

 

Ekonomi haberleri de gördüğünüz gibi siyasi haberlerden farklı değil.

İç karartıcı.

Sistemi tüketim toplumu olma üzerine kuranlar, tasarruf azlığından şikayet ediyorlar. Bayram tatili trafiğine bakılırsa harcama tavanda. Kredi kartlarına ödenen faiz miktarına da bakılırsa tüketim borç harç yapılıyor.

Faiz lobisinden şikayet eden Usta’nın ve faiz lobisinin kulakları çınlasın!

Yani taksiti taksit ve günlük yaşıyoruz.

Avrupa’nın en büyük domates rekoltesine sahip ülkemizde domates fiyatı 10 liraya dayanmış. Taze fasulye 15 lira gibi hayli yüksek fiyatta.

Tüketici dert etmiyor ama,

Enflasyon ediyor!

Atalarımız  “Ayağını yorganına göre uzat” demişler, dinleyen yok !

Bu tablo başta bankaları sonra hükümeti rahatsız ediyor.

Ödeme tıkanması önce bankaları vuracak, sonra tüm bankalar hükümetin kapısına yığılacak.

Vee hükümetin bu yükü kaldıracak hali yok!

Bankalar BDDK’nın tüm uyarılarına rağmen kredi kartlarının kontrol altına alınmasına yaklaşır görünümde değiller.

Ama hükümetin ekonomi bakanları bu durumdan çok rahatsız.

İşin komiği tüketici kayıtsız!

Dünya tasarruf ligindeki 99’zunculuğumuz da bu kayıtsızlığı teyit eden pek hoş olmayan bir veri.

İşte ekonominin siyasetten ayrılan en belirgin özelliği bu.

Her şey şeffaf.

Bu şeffaflığı bozarak, şişirerek saptıracak tek güç siyaset!

Onun için siyaset bugün izinli.

 

                                                                                             ****

 

Dünkü gazetelerden bulabildiğim tek olumlu haber dostum Naki Bakır’ın Dünya gazetesindeki haberi.

“Türkiye 2014 yılında 16’ıncı büyük ekonomi olmaya aday”

2012 de 785.3 milyar dolarlık GSYH ile  dünya büyük ekonomi liginde 17’nciyiz.

16’ncı Endonezya, 18’nci ise Hollanda.

GSYH değerlerinde 16’ncı Endonezya da küçük bir düşüş yaşanırken  biz de küçük bir yükselme görülüyor.

16’ncılık için Türkiye’nin GSYH nin hedefi olan 867.3 milyar doları yakalarken, Endonezya’nın 863.2 milyar dolarda kalması gerekli.

16’ncılığın ne ifade ettiğini ölçebilmek için bir küçük not: Dünya birincisi ABD’nin  2012 yılı  GSYH’sı 16 trilyon 244 milyar, 575 milyon dolar.

Ekonomi vitrini, dostum Naki Bakır’ın haberindeki gibi idare eder.

Vitrinin arkası ise yukarıda yazdığım şekilde endişe verici.

Mesele, dünyanın büyük ekonomisinde 16’ncı olmak mı?

Yoksa, 186 ülke arasında kişi başı gelirle 64’ncülük şartlarında yaşamak mı?