BİRAZ DA EKONOMİ ..

06 Tem 2017

“Hep siyaset , siyaset biraz da başka kulvarda dolaş” diyenleri kırmayalım.

“Adalet yürüyüşüne Gaflet yürüyüşüdür” diyenlere de bugün ses çıkarmayalım.

“Vatandaşlarımızla buluşmamıza izin vermeyen Almanya intihar ediyor” diyeni de duymayalım.

Gelin bugün siyasetin eğik, kaygan kirli ortamından bir anlığına çıkıp ekonominin karmaşık düzenine sarkalım.

Diyeceksiniz ki, “İç açıcı bir şeyler yaz be biraderim!”

Diyeceğim ki, “Var da ben mi yazmıyorum?”

*

Bir kişinin asgari ücreti net Bin 404 lira. Bir bekar kişinin geçinebileceği rakam Bin 515 lira.

Bekar kişi tek başına Bin 515 lira ile ancak geçinebilirken asgari ücretli kişi Bin 404 lirayla ailesine nasıl baksın?

Ekonomik mucizeyle ..

Ekonomi biliminde böyle bir sistem, böyle bir  öngürü mü var?

Hayır yok..

Mesele de burada ya!

*

İhracat önceki yılların gerisinde,

Ama Haziran ayı sadece yüzde 1.8 artınca “Eyyooo” çekenlerden geçilmiyor..

2023 de 500 milyar dolar hedef koyanlar son 3 yılın gerisine düşmüş ihracat verileriyle 357 milyar dolar açığı önümüzdeki 6 yılda mı karşılayacaklar?

Bu yıl sonu olsa olsa 144 -145 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirebiliriz,

550 milyar dolar hedefe ulaşabilmek için önümüzdeki her yıl matematik olarak yüzde 25’lik artışlar gerek.

Mümkün mü?

Değil..

*

Turizm?

Siyaset bilmeyenlerimiz sayesinde yerlerde,

Ülke güvenliği, itibarsızlık, terör, kavgacı dış politika, kin , nefret, öç alma duygularının hakim olduğu iç politika sonrasında çökmüş durumda.

Düşen fiyatlara rağmen gelmeyen turistler, dolmayan oteller, uçak benzinlerine indirimler koca Beş yıldızlı otel işletmecilerini memnun etmeye yetmiyor.

Ultra her şey dahillerle, 3 değil 7 öğün yemeklerle, beleşten içkilerle, sınırsız eğlencelerle  günü kurtarmaya odaklanmış bir turizm sektörüyle nereye kadar?

*

İşsizlik,

Çift haneli rakamlarda.

İktidarın yalan yanlış şişirmeleri dahi gerçekleri gizleyemez halde.

4 milyona yaklaşan işsizler ordusu ve devamlı artan işsizlik oranı.

Genç işsizlik yüzde 25’lerle ifade ediliyor,

Öyle ya,

Piyasalar memnun değilse,

Yatırımlar yapılıp yeni iş alanları açılmıyorsa,

“Emirle, tehditle ” işçi alınsa da güneş balçıkla sıvanmıyor işte!

İşsizlik ekonominin halini anlatıyor.

*

Enflasyon düştü yaygaraları 2 gündür yandaş medyanın gündeminde.

İşin ilginç yanı enflasyonun nasıl düştüğüne açıklayanların dahi kafalarının basmamış olması..

Şaşkın haldeler,

“Beklediğimizden daha fazla düştü” demeleri bu şaşkınlıklarının ifadesi.

Düştü denilen domates fiyatları 5 ila 7.5 liralarda, taze fasulye 7 lira,

TÜİK’in süslediği enflasyon oranlarının gerçeğini öğrenmek istiyorsan, Ayşe teyzeyle Alirıza amcaya sor.

*

Gelelim milli borca,

Hani “Milli gelir yükseliyor kişi başı gelirde 11 bin dolarlarda geziniyoruz” diyenler var ya işte onlara cevap.

Kaynağım, dünkü Milliyet Gazetesinde değerli hocam Güngör Uras’ın yazısı.

Hocam diyor ki; “Milli gelirimizin yüzde 49’u borç. Yani 412 milyar dolar borcumuz var.

11 bin dolar milli gelir sallamasının 5 bin 150 doları kişi başı borç ama !

412 milyar dolar  borcun yüzde 30’u, yanisi 122.8 milyar dolarını kamuya ait. Devlet kaynaklı bir borç.

Bankaların kullandıkları kredilerin borcu 132.2 milyar dolar.

“Reel sektör” denilen özel sektörün borcu 137.3 milyar dolar.

Bu borçların yüzde 25’i kısa vadede ödenecek borçlar.

Kısa vade de ne?

En fazla 3 ay.

*

Aslında borçlanabilmek iyi bir şey.

Ödeyebiliyorsanız krediniz var anlamına gelen bir ekonomik kıymet.

Misal; Bankalarımız 132.2 milyar dolar borçlanabilmiş.

Durun hemen “Ne güzel” demeyin,

Nedeni şu; Kullandırılan kredi tasarruf mevduatının çok üstünde,

Tasarruf mevduatı az , krediye talep çok olunca başvurulacak kaynak Dış krediler.

Az dış kredi kullanmamanın yolu iç tasarrufları arttırmaktan geçiyor.

İç tasarrufları arttırmanın yolu ise faizleri yükseltmek.

Yüksek tasarruf mevduatı faizi daha yüksek kredi faizi demek. Yüksek faizler kötü ekonomi demek.

*

Özel sektör 2015 de 111.4 milyar dolar borçlanırken bu borç geçen yıl 129.8 milyar dolara, bu yıl da 137.3 milyar dolara ulaşmış.

O borçlar  bedava mı?

Hayır..

Bu da hem yatırım yapılıyor olması ve hem de  kredibilite anlamında iyi bir  görünüm ammaaa yüksek faiz maliyeti fiyatlara yansıyınca gelsin yüksek enflasyon...

*

Tek sorun kısa vadede ödeyebilmek. O ödemeler yeni borçlarla yapılmıyorsa ne ala,

Hayır yeni borçlar devreye giriyorsa ki öyle görünüyor,

O zaman yandı gülüm keten helva!

Bitmedi sorun devam ediyor.

Kısa vadede ihtiyaç olan döviz elde yoksa dövize talep artar faizler yükselir ve kurlar uçar gider.

Ardından borcun Türk lirası maliyeti artar,  bilançolar zarar gösterir.

Bilançolarda o zararları gören bankalar kredi vermekte çekince yaşarlar.

Bugünlerde döviz süratle yükseliyor.

Ödeme zamanı olsa gerek.

*

Ekonomik hal ve gidiş bu minvalde.

Biz yine siyaset mi konuşsak?