DÜŞMAN

14 Kas 2013

Sık, sık kullanılan bu kelimenin tam anlamını biliyor muyuz?

Ya da, ne kadar doğru biliyoruz?

Düşman: “Birbirleriyle çatışmaya varacak ölçüde anlaşmazlık olan taraflar” veya “ Birbirleriyle savaş halinde olanlar”,  ya da “ Birbirlerinin kötülüğünü isteyen, ondan nefret eden, ona zarar vermeye hazır kimse – hasım”.

Sözlüklerdeki karşılığı bu.

Hasılı hoş olmayan bir kelime.

Durup dururken nereden çıktı bu “Düşman” muhabbeti diye sorabilirsiniz.

Salı günkü grup konuşmaları sırasında üzerine basa basa Usta kullandı da ondan.

Dolaylı olarak Arınç’ın tepkisini kast ederek, “Her arkadaşımın mesuliyetle hareket edeceğine düşmanı sevindirmeyeceğine inanıyorum!” cümlesi üzerinde konuşulmaya değer.

Cümlede iki ayrı kutba gönderme var.

Önce kendi grubuna, “Aklınızı başınıza toplayın düşmana koz verecek, onu sevindirecek bir yanlış yapmayın, biat kültürüne sadık olun” fırçası.

Sonra da düşman olarak tanımladıklarına, “Birbirimize gireceğimizi sanıyorsanız boşuna umutlanmayın bizden ekmek çıkmaz” tavsiyesi.

 

                                                                                            ****

 

Birilerini düşman görmek!

İçinde insan sevgisi olan kişi için kolay bir iş olmasa gerek ama Usta kolaylıkla kullandı.

İçinde bulunduğu psikolojik hale bakılırsa,

Kendisini birileriyle savaş halinde görüyor olmalı.

Hatta, çatışmaya varacak ölçüde anlaşmazlığı olmalı’ki, kolaylıkla “Düşmanlarımız” diyebiliyor,

Ya da, birilerinden savaş çıkaracak kadar nefret ediyor ve ona zarar vermeye hazır bir kişilikte!

“Düşman” kelimesinin sözlük anlamlarına bakılırsa çıkan sonuç bu.

Peki kimdir bu muhtemel düşmanlar?

Muhalefet mi?

Muhalefet içinde Kılıçdaroğlu mu, Bahçeli mi?

Eleştirenler mi?

Geziciler mi?

Yazar, çizer taifesi mi?

Onun gibi düşünmeyen yüzde Elli mi?

Sosyal medya belası mı?

Marjinaller mi?

Dış mihraklar mı?

Kendi icat ettiği Lobiler mi?

Ya da, partisi içerisinde yeni, yeni çıkmaya başlayan sesler mi?

 

                                                                                           ****

 

Siyasetin normal gidişatı içerisinde, bu kadar düşman çok olasılığı  sizlere şaşırtıcı gelebilir.

Demek ki, normal gitmeyen bazı şeyler var!

Siyasi ilişkiler içerisinde oldukları kişi ya da grupları düşman görecek derecede bir psikolojiye sahip olmak pek sağlıklı bir ruh hali olmasa gerek.

Bu hoş olmayan tavır önce kendisiyle barışık olmayan kişi ya da toplumlarda,

Sonra, her hareketin altında çapanoğlu arayan korkak, şüpheci yapılarda,

Ya da, baskıcı rejimlerin  hastalıklı hallerinde görünür.

Bir ülkenin üst düzey yöneticisi,

Muhataplarını , meslekdaşı , vatandaşı , rakibi  gibi değil de,

“Düşmanı” görecek hale gelmişse,

Ve bunu ekranlarda hiç çekinmeden kullanır bir psikolojideyse,

Kin , nefret dolu , çatışma ortamından pek uzak olunmasa gerektir!

 

                                                                                                ****

 

Bu günlerde yardım ettiğimiz Kızılderililerden bir atasözü.

“Bir düşman çok, Yüz dost azdır”

Bilinen bir atasözümüz: “Su uyur düşman uyumaz”

Çiçerodan bir anlamlı söz: “İnsanın en büyük düşmanı kendisidir”

Sevgi üzerine de güzel sözler de var.

“Gülü seven dikenine katlanır”

Bir Kamyon arkası sevgi yazısı: “Sev beni seveyim seni”

Bir anonim deyiş: “Bıçağı kestiren kendi suyu, İnsanı sevdiren kendi huyu”

Hz Mevlana’dan güzel bir söz: “Küsmek ve darılmak için bahaneler uyduracağına  sevmek ve sevilmek için çareler ara”

Düşman ve sevgi üzerine kıssadan hisse anlamında sözler benden.

Kıssadan hisseyi almak herkesi düşman görenden!