DÜNYA BARIŞ GÜNÜ KUTLAYAMAMALARI..

02 Eyl 2013

Dün Dünya Barış günüydü.

Tüm dünya kutladı,

Biz kutlayamadık.

Binlerce barış sever, Taksim de ve daha bir çok yerde toplandılar,

Barış gününü kutlamak isteyen İnsan zincirinin önüne,

Polis zinciri oluşturuldu.

Usta’nın hışmından korkan,

Korkusundan tir tir titreyen İç İşleri bakanı pası valiye attı,

Vee , “Aç ,kapa” valimiz, ilk iş olarak Gezi Parkı kapattı.

 

                                                                                            ****

 

Belli ki artık Gezi Park,

Barışın değil, korkunun sembolü!

Öyle ya,

Ellerinde çiçeklerle el ele tutuşarak  insan zinciri oluşturan barış severlerin karşısına,

Barış içermeyen bir tavırda tam donanımlı günahsız polisi sürüyorlarsa,

Ankara’da  Gezi Park denildiğinde “Yusuf,Yusuf” halleri dorukta demektir!

Dünyada savaşların, kan ve göz yaşlarının tavan yaptığı şu günlerde,

“İşgal edelim, rejimi devirelim, silah yardımı yapalım, bomba yağdıralım” diyerek savaş çığlıkları  atanlar uzağımızda değil Ankara’da.

365 günün her anı kan ve göz yaşı olan dünyada,

İnsanlar bir günlük barış istiyorlar.

Tüm dünya bu isteğe saygı duyar, desteklerken,

Biz engelleyerek “Barışa hayır!” diyoruz.

Hem de hiç günahı olmayan polisimizi kullanarak,

Barış isteyen insanlarla tehlikeli bir şekilde karşı karşıya getirerek…

 

                                                                                           ****

 

Neymiş?

İnsanlar “Barış” bahanesiyle Gezi Parka girerler, pankart açarlar, slogan atarlar, çadır kurarlarmış!

Kapayın parkı, sürün insanları oradan,

Olmazsa vurun copu, itin kalkanlarla , verin gazı,  basın TOMA’yla suyu üzerlerine…

Usta Gezi park denildi mi, korkuyor,

Aklına Mısır’daki darbe geliyor, meydanlar geliyor.

Psikolojisi bozuluyor, saldırgan oluyor.

Eee.., Darbe hoş bir şey değil tabii,

Meydanlar daha da kötü korkular içerip  bazı çağrışımlar da yapınca,

İç işleri Bakanı ve dahi Valinin görevi Usta’larını üzmemek oluyor.

O zaman, “Kapatın Gezi Parkı, engelleyin Barış isteyen insanları!”

 

                                                                                                 ****

 

Daha birkaç gün önce,

Barışın , sevginin sembolü olan,

Gökkuşağı renklerine tahammül edemeyip,

Griye boyayanlar bir başka şekilde barışa , sevgiye karşı çıkmışlardı.

Dün de barışa polis gücüyle karşı çıktılar.

Dünyadaki barış gününde,

Barış istemeyen tek ülke bizdik herhalde!

Öyle ya,

Barış isteyen insanların önlerine tam donanımlı polis gücü dikerek engellemek,

“Barış istemeyin” demek değil de nedir?

“Komşularla sıfır sorun” diyerek barışı kast edenler,

Komşuların tamamıyla papaz olup, bozuşunca,

Barış’tan kavgayı anlıyorlar sanırım!

Dünkü 24 saatlik  barış gününde çekinmeden bu anlayışlarını  sergilemeleri ,

Bu düşüncelerin açığa çıkmış hali olsa gerek.

Ne demiş atalarımız?

Korkunun ecele faydası yok.

Bu korkudan kurtulmak için,

Bir de,

“Yurtta sulh, cihanda sulh” sözüne itibar etseniz!