Doğru söyleyeni...

Yalan, dolan,
Atma, tutma,
Palavra,
Kandırma,
Vee,
Doğru.
Ne demiş bilge kişi?,
‘’Yanlış binlercedir, doğru bir tane’’.
Onun içindir ki,
Doğru ,
Yalındır,
Somuttur,
Gerçektir.
Dahası,
Yalnızdır !.
Bu kadar açık tanıma rağmen atalarımız,
’’Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar’’ demişler.
Doğruyu bilsen de,
Sus, söyleme,
Yazma, çizme,
Yalaka ol, ilkesiz görün,
Üç maymunu oyna,
Gelene ‘’ağam’’, gidene ‘’paşam’’ deyip, geçiver.
Kısaca, ‘’Doğrucu Davut olma, idare et be birader’’.
Bunları yapmaz da kafana göre takılıp doğruları söylersen
Değil bir köyden, Dokuz köyden de kovulursun!.
Böyle algılayanlardansanız,
Cümledeki ince alayı, tehdit olarak anlayan takımındansınız demektir.
Oysa,
Bu cümle eleştirel bir deyim.
Adam gibi anlamak isteyenlere içeriğinde
hem ders veren, hem ince bir ironi sunan,
Sonucu ne olursa olsun,
‘’Sen inadına doğruyu söyle’’ diyen...
Değil 9 köy, 90 köyden kovulsan da,
‘’Dik dur, susma, doğruyu söyle , doğruyu yaz, doğruyu çiz’’ diyerek,
Doğruyu gizleyenlerle de, tehdit olarak kullananlarla da dalgasını geçen bir kelam!