DİREN CUMHURİYET

30 Eki 2013

Cumhuriyetimizin 90 .ncı doğum gününü kutladığımız dün , gazetelerde en anlamlı başlık Cumhuriyet gazetesinin kullandığı başlıktı.

“Diren Cumhuriyet”

Diğer Gazetelerdeki başlıklar ise şöyleydi:

“Laik Cumhuriyet 90 yaşında – 90.ncı Gurur Yılı – İlelebet Payidar Kalacaktır – 90 Yıllık Gurur – Miras Yediler – Cumhuriyetin Gülen Yüzü -   Halk Cumhuriyetini Arıyor – 1923 de Doğanlar Cumhuriyeti Anlattı – Meydanlar Cumhuriyet – Kutlu Olsun – Cumhuriyet Doksan Çok Şey Noksan – Haydi Alanlara”

Spor gazeteleri dahi duyarlıyken , 5 gazete ise Cumhuriyeti görmek istememiş.

Sayfalarında Cumhuriyetle ilgili tek kelime yok.

Gören bir gazetenin manşeti ise şöyle: “Yaşasın Yeni Cumhuriyet” .

Ama Yeni Cumhuriyet olarak tanımladığı son 11 yıl ve 3 kadın vekilin haç dönüşü Meclise türbanlarıyla girecek olmaları.

Gazetenin Cumhuriyetten anladığı Cumhuriyetin devrimlerine karşı çıkmak!

 

                                                                                        ****

 

Evvelki gün, bir gazetemizin “Boğazdan Sultan Geçti” şeklinde manşet atarak tüp geçidi kast ettiğini yazmıştım. Bugün o gazetede de Cumhuriyet Bayramıyla ilgili bir manşet göremedim.

Belli ki o,  “Sultanlık” özleminde ve tuhaf olan da hala TMSF yönetiminde!

Gelelim Boğazdan geçen sultana!

Konumuz Marmaray.

Hakkını verelim çok önemli bir ihtiyacı gideren Çağdaş bir çalışma ve Cumhuriyete pek yakışan bir eser.

Hele hele iki kıtayı birleştiriyor olmasıyla Türkiye Cumhuriyetine değer katan eşi benzeri olmayan bir ilk.

Ayrıca, tarihi İpek Yolunun tamamlayıcı ayağı olarak da çok önemli.

Tanıtıma , basınımızın tüm Genel Yayın Yönetmenleri ve köşe yazarları davetli.

Fakat,  muhalif yazarlar , gazeteler ve TV’ler değil.

Davetliler yere göğe koyamıyorlar, yazdıkça yazıyor, anlattıkça anlatıyorlar.

“Yer altında korktum” diyeninden tutun, “boğazın 65 metre altına bakanla fotoğraf çektirdim” diyene, “Treni denizin altında durdurduk, indik gezdik, fotoğraflar çektik” diyenlerine kadar her türlüsü var.

Hepsi tamam, bu coşkuyu anlarım çünkü bir başka  eşi benzeri olmayan bir alan ya da mekanda olmak herkese nasip olmuyor.

Ammaaa!

Marmaray’a “Asrın projesi” demek,  Cumhuriyeti ikinci plana atmak iktidarın tuzağına düşüp ekmeğine yağ sürmek değil de nedir?

Asrın projesi olarak betimlenecek bir proje varsa,

O’da, Türkiye Cumhuriyet Devletinin İlanıdır, devrimleridir.

Ötesi, Cumhuriyet rejimini süsleyen, ona yakışan  eserlerdir.

O kadar!

 

                                                                                           ****

 

Cumhuriyete sahip çıkmak,

Cumhuriyet değerlerini koruyup kollamak için için yemin ettiğin Meclise, haç dönüşü başını örterek girip Cumhuriyetin devrimlerini çiğnemek değildir.

Cumhuriyeti yüceltmek, daha modern ve çağdaş hale getirmek için görevin olan eserleri yapıp onlara asrın projesi diyerek Cumhuriyeti ikinci plana atmak değildir.

O eserleri yapıp halkının emrine sunmak her iktidarın görevidir.

Bu görevi de halkının ödediği vergilerle  yerine getirirken, sanki cebinden ödüyormuş havasına girmek hiç değildir.

90 yıllık Cumhuriyet döneminde her iktidar bu rejime katkı sağlayacak eserler yaptılar.

Bazılar az , bazıları çok yaptı ama hepsinin katkısı oldu.

Çünkü iktidar olmalarının nedeni buydu.

Cumhuriyet devrimleri,

Hilafetten Laikliğe geçmek,

Sanayileşme çabaları , kalkınma , eğitim,

Çok Partili rejime geçmek,

Birleşmiş Miletler Üyesi olmak, NATO ya girmek,

1930 larda ,kendi uçağımızı yapan bir Cumhuriyet rejimi olmak,

Altmışlı yıllarda, kendi arabamızı yapma çabalarımız,

24 Ocak kararları olarak bilinen ekonomik kararlar,

Sanayileşme, dış ticaret bilinciyle tanışma,

Bunların hepsi çağın gerekliliği yakalama, hepsi Cumhuriyet rejimini daha müreffeh yapma çabaları. Hepsi zamanına göre büyük projelerdi ama hiçbirisinde  Cumhuriyetin önüne geçme gayreti olmadı.

Elbette hepsinin arkasında bir siyasi iktidar vardı.

Hiçbir iktidar halkının parasıyla, halkının verdiği görevleri yaparlarken halklarının kafalarına kakmak gibi edepsiz bir gayret içinde olmadılar.

Tabii , bu dönemlerde yapılan askeri darbeler de Cumhuriyet rejimine , demokrasiye ülkenin gelişmesini engelleyen hoş olmayan günler olarak da tarihi kayıtlarda yerlerini aldılar.

 

                                                                                              ****

 

90 yıllık Cumhuriyet döneminde bunları yok farz eder de süreç son 11 yıla sığdırılmaya kalkılırsa önce Cumhuriyete, demokrasiye , sonra önceki iktidarlara ve nihayet yapılanların paralarını vergileriyle ödeyen halka ayıp edilir.

Sözün özü: “Son 11 yılı konuşacaksak, o sürenin 90 yıllık sağlam Cumhuriyet rejiminin hazırladığı imkanlarla olduğunu unutmamak gerekir”

Hayır illaki,  “Ben varım benden öncesi yok!” denilmekte ısrar ediliyorsa,

90 yıl sonra Cumhuriyet gazetesinin dünkü manşeti önem kazanır!

“Diren Cumhuriyet”.

Evet, “Diren Cumhuriyet diren, seni zor günler bekliyor!”