DAĞILDIK EY HALKIM !

09 Oca 2014

Rahmetli Uğur Mumcu mevcut durumu anlatır bir yazı yazsaydı herhalde bu başlığı kullanırdı.

“Dağıldık ey halkım!”

17 Aralıktan bu yana yaşanlara bir bakın,

Ortalık tarumar,

Dağınık, hatta darmadağınık,

Başı kıçı belli olmayan paramparça bir devlet yapısı.

Mimarları, mevcut iktidar ve gizli ortağı!

“Ne istediniz de vermedik, ne istediniz de yapmadık” diyen Hükümetin gizli ortağına verdiği isimler,

Cemaat,

Derin Devlet, Devlet içinde devlet,

Devlet içinde çete,  Paralel devlet,

Karar kıldığı  isim?

Paralel devlet!

Paraleli varsa , dikeyi de olmalı,

O da kendisi!

 

                                                                                             ****

 

Dikeye göre,

Paralel sadece milli orduya, milli yargıya kumpas kurmakla kalmadı, kendisine de kumpas kurdu,

Adına “Cumhuriyet Tarihinin En Büyük Yolsuzluk ve Rüşvet Skandalı” denilen tuzaklamayı kendileri için  tezgahladı.

Bu skandala bazı bakanların isimleri, çocukları ve bazı bürokrat ve iş adamlarının isimleri karıştı,

Konu döndü dolaştı Usta ve mahdumuna dayandı!

Dilimizin dönemediği uçuk rakamlar konuşulur oldu.

Milyon dolarlar leblebi çekirdek parası misali ayakkabı kutularından çıktı.

Bu paralar o kadar çoktu ki, o paraları koruyacak çok sayıda kasa, sayacak çok sayıda para sayma makinelerinden bahsedilir oldu.

Ardından,

Ellerinde mahkeme kararları olan savcıların operasyon istemleri yerine getirilmedi, üstelik o savcılar sıra amirlerine bilgi vermediklerinden haklarında soruşturmalar başlatıldı.

Mukabil atak olarak , Mahkeme kararı olmadan, görevden alınmalar, görev yerleri değiştirmeler, tayinler, merkeze kaydırmalar görüldü.

Anında Emniyet tarumar edildi,

Emniyet  Müdürleri,

Şube Müdürleri,

Daire Başkanları,

Müfettişler,

Uzmanlar,

Sıra memurları 81 ilde hallaç pamuğu gibi atıldı.

Gerekçe?

“Görevlerini kötüye kullanmak!”

Yani ,” Bize neden haber uçurmadınız?”

Mahkeme kararı var mı?

Yok!

Akşam Televizyonu kapatırken gün içinde 300 çeşitli rütbelerde Emniyet mensubu,

Sabah Televizyonu açtığımızda yine yüzlercesi darmadağınık  edildiler ve hala ediliyorlar.

Yazımı yazmakta olduğum şu an sayıları 2500’ü geçtiği söyleniyor,

 

                                                                                          ****

 

Bu kadar mı?

Değil,

Emniyeti dağıtmak  kesmedi,

Ulaştırma Bakanlığı,

Maliye Bakanlığı,

Adalet Bakanlığı,

Çevre Bakanlığı, kadroları tarumar edildi.

Sıra HSYK’na ve Yargıtay’a geldi,

Bu kurumlar dağıtılmayacak, yok edilecekler.

Görünen o ki, Adalet Bakanlığının bir dairesi, ya da şube müdürlüğü yapılacaklar!

Yani, Hükümete özel HSYK, Hükümete özel Yargıtay oluşturulacak!

Böylece , “Bağımsız hukuk” tarihe karışacak.

Teklif hazır ve bu teklif kanunlaşırsa,

Bu kurumlara bağlı tüm bürokratlar, Teftiş Kurulu Başkanı ve bağlı yöneticiler ile müfettişlerin görevleri bitecek.

Bu kurumların bugüne kadar  yayımladıkları tüm genelge ve kararlar, kanun yürürlüğe girdiğinde iptal edilecek,

Savcıların ve hakimlerin idari görevlerini belirleme ve bu konuda genelge çıkarma yetkisi Adalet Bakanlığı’nda olacak.

O zaman ne olacak?

“İhbarcı da, savcı da, hakim de, bilirkişi de, mübaşir de, zabıt katibi de, gardiyan da , cellat da Adalet Bakanı yani hükümet olacak!

İşte “tarumar olduk” dediğim budur,

“Dağıldık , darmadağınık olduk, parçalandık” demem budur,

Bu değişim, Yürütme, Yasama ve Yargı denilen anayasal gücün anayasa güvencesinden alınıp iktidarın emrine vermek, güçler ayrılığını yok etmek demektir.

Bu , “Gizli ortağımız olarak milli Orduya, milli Yargıya kumpas kurabilirsin ama bize asla” demektir!

Bu kibar bir deyişle, “Hukuksuzluğu , hukuksuzlukla halletmektir”

Biraz , öfkeli deyişle ise, (çok affedersiniz) ,“Boku sidikle yıkamaktır!”

Bu, “Devlet kimliğimizin ve demokrasimizin yok edildiğinin ilanıdır”

Bu oluşumlar sonrası Türkiye artık  “Demokrasi ve hukuk devleti” niteliğini kaybetmiştir.

                                                                                           ****

 

Dünkü Akşam Gazetesinde önemli bir manşet vardı.

İsmi gazetede mahfuz bir hakim “Yargıdaki paralel yapının 2006 da başladığını” söylemiş ve “Paralel Devlet ister, hakim ve savcı uygular” demiş. Ergenekon – Balyoz gibi  asrın davalarında önemli kararlara imza atan bir hakim, mesai arkadaşlarının paralel yapıya nasıl hizmet ettiklerini Akşam Gazetesine anlatmış!

Gazetede bu kumpasları detaylarıyla anlatmış ve her şeyi HSYK’na ve Polise fatura etmiş.

Tam HSYK üzerine neşter operasyonu öncesi,

Tam , Polisin ve diğer devlet kurumlarının darmadağınık edildiği şu günlerde,

Tam, “Yeniden Yargılama” öncesi servis edilen bu haber,

Günün  moda deyişiyle , “Zamanlama anlamında manidardır!”

Veee önümüzdeki günlerde hayli ses çıkaracak gibidir,

Hem de ne ses!