ÇOK SAFLARMIŞ !

16 Oca 2014

Bülent Arınç,

Önce bir Hukukçu,

Sonra bir Millet Vekili,

Bir dönemin Meclis Başkanı,

Günümüzün, Başbakan Yardımcısı,

Ve dahi Hükümet Sözcüsü.

Haa bir de Partinin ağabeyi!

Önceki gün Bakanlar Kurulu ardından açıklama yapınca,

Bir meziyetini daha öğrendik,

“Çok da safmış!”

 

                                                                                                 ****

 

12 Yıllık iktidarları süresince,

İçlerinde barındırdıkları,

Ne istedilerse verdiklerini, ne istedilerse yaptıklarını söyledikleri,

Paralel Yapıyı ve kurdukları kumpasları,

Fark edememişler!

2010 yılında halkı zorla sandığa götürüp yaptıkları Referandumla,

HSYK nın bu yapısını “Avrupa Ülkelerinden daha demokratik olsun düşüncesiyle farklı düşünce yapısında üyeler de olsun” şeklinde düşündüklerinden mevcut HSYK nı yapılandırmışlar, hata etmişler!

Şimdi ne diyor, Arınç?

“Ne bilirdik bu kadar saf olacağımızı?”

Ben ne anlıyorum?

“Biz mağduruz!”

 

                                                                                                 ****

 

“Saflık” olarak belirlediği zafiyetleri neymiş?

HSYK da 12 yıldır besledikleri, palazlandırdıkları Cemaat denilen yapı hakimmiş!

Onca uzun süre, saflıklarına gelmiş anlayamamışlar!

12 yıl içinde barındır,

Ne istedilerse yap , ne istedilerse ver,

Bu sürede, ne yaptıklarını, ne halt yediklerini anlama, hatta alkış tut!

Saflığa yat!

Velev ki öyle,

Bir suçu fark edememek, görevi yapamamak, görevi kötüye kullanmak suçu değil de nedir?

Vaah benim saf, mağdurum vaaah!

 

*

Bir başka saf da Adalet Bakanı Bozdağ.

Adalet Komisyonunda HSYK tartışmaları sırasında gazetecilere,

“ Biz de hatalar yaptık, soruşturmanın muhatapları farklı olduğu zaman sesimizi gür çıkaramadık, istedik ki her renk olsun,ama HSYK bir başka ideolojiden başka bir İdeolojiye geçti, fark edemedik” demiş!

O da ağabeyi Arınç  gibi safın tekiymiş!

Yani bir başka saf  ve mağdur!

 

                                                                                                  ****

 

12 yıl önce bir illegal yapıyla imam nikahı yap,

12 yıl aynı yastığa baş koy,

Tüm kumpaslara gözlerini kapa,

Bu sürede palazlansın,

Gün gelsin ,

Seni yemeye kalksın, koltuğu altından çeksin,

Ucu sana dokunup, zor durumda kalınca,

Hukuksuzluğu bir başka hukuksuzlukla halletme çabasına gir,

Mağduru oyna,

“Boş Ol” deyip,

Bütün pislikleri ortaya dök,

Sonra da kalk, “Çok safmışız” deyiver!

Yahu bizler sizlerin ne kadar çakal olduğunuzu pek ala biliyoruz da,

Sizler bizleri  “saf olduğunuza” inanacak kadar saftaroş mu sanıyorsunuz?

Haaa gerçekten öyleyse sizler bayağı bayağı “Safmışsınız!”

 

                                                                                  ****

Bir örnek,

Ankara 1.nci Ağır Cezada görülen bir davada.

Bir gaz şirketinde üst düzey bir müdür emrindeki kadın çalışanlarını,

Elle, sözle cinsel tacizden mahkemeye çıkarılmış.

Daha önce de aynı suçtan 6 ay cezası bulunan bu kişiyi suçlayacak delilleri az bulunca hakim sormuş,

“Hakkında şikayet var tacizde bulundun mu?”

“Vallahi tacizde bulunmadım hakim bey!”

“O zaman ben de seni Allaha havale ediyorum , beraatine!”

Kendilerini bu kadar saf bulan ve mağduru oynayan,

Bizleri de o saflıklarına inanacak kadar saftaroş görenleri,

Bizler de , “Allaha mı” havale etsek?

                                                                                         ****

 

KADERSİZ  KADER !

 

12 Yaşında  imam nikahıyla evlendirilmiş Kader,

13 yaşında anne olmuş,

15 yaşında ikinci çocuğuna hamileyken başından silahla vurulmuş halde ölü bulunmuş!

Ailesi gece yarısı kimse görmeden defnetmiş.

Kaderi böyleymiş!

Onca öğretmen açığı varken binlerce eğitimli öğretmeni atamaz,

Sonra da, Mele denilen din cahillerine eğitim görevi verirsen,

Milyonlarca cahil insanı onların cahilce fikirlerine teslim eder,

Buna da, “Milli Eğitim” dersen,

Daha nice Kader’lerin kadersizliğini hazırlar,

O cinayetlere de ortak olursun!