BÜYÜMÜŞÜZ …

13 Haz 2017

Başbakanlığa bağlı kurum TÜİK dün ilk çeyrek büyüme verilerini açıkladı.

Açıklamaya göre yüzde 5 büyümüşüz.

Hem de beklentinin iki katı büyümüşüz.

Bu tür büyüme sağlıklı bir büyüme midir?

Hayır, “Obez” bir büyümedir..

*

Büyüdüğümüzün söylendiği dönem hangi dönem?

Referandum öncesine denk gelen ilk çeyrek .

Devletin referandum hatırına kendini göstereceği ve harcama yapacağı dönem.

Nitekim büyümede devletin tüketimi yüzde 9.4 artarken büyümeye yüzde 1.27 katkıda bulunmuş.

Devlet tüketimi derken?

Seçmelerden oy beklentisi karşılığında yaptığı harcamalar..

*

Daha da tuhafı var,

Halkın tüketimleri artmış, harcamışlar da harcamışlar, tüketmişler de tüketmişler,

Halkın tüketimi yüzde 5.1  artmış büyümeye yüzde 3.13 gibi hayli hatırlı bir katkı sağlamış.

Tamam  da bu halk harcayacak parayı nereden bulmuş?

Tüketici kredileriyle, Kredi destek fonlarıyla, Kredi kartlarıyla

Yani, borçlanarak ..

Pekiiii,

Bu dönemde bankalardaki tasarruf hesaplarında artmalar var mı?

Yok, hatta azalmalar söz konusu..

Burada bir yanlış yok mu?

Olmaz mı!

Yakında  bu yanlışın faturası bir yerlerden çıkar,

Hem de misliyle..

*

Büyümeye katkı sağladığı söylenen  üçüncü faktör, İhracat.

İlk çeyrekte yüzde 10 artmış.

Güzel de, bu dönemin lokomotifi hangi sektör?

Otomotiv sektörü.

O sektörde imalat düşerken ihracat artıyorsa,

“Stoklar eritiliyor” demektir.

Dahası var. İç piyasada 60 bin liraya satılan araç ihracata kaça satılıyor?

30 bin lira karşılığı dövizle..

Bu üretimde ithal katkısı ne?

Hala yüzde 70’lerde.

Kazanan, patent sahibi ülke.   Örtülü kar transferi de cabası.

Tek kazancımız sağladığı istihdam,

O da teknolojinin geliştiği robot teknolojisinin en çok imkan bulduğu bu sektörde gelecekte yok olmaya mahkum..

*

Fark ettiğiniz gibi büyümeyi sağlayan üç faktörün tamamı tüketime yönelik.

Borçla , harçla yapılan tüketim ne mana?

Ne demiş büyüklerimiz?

“Ayağını yorganına göre uzat”

Görünen o ki ya yorgan kısa, ya  ayaklar uzun!

Ya da akıllarından zorları var..

*

Gelelim üretime.

Büyümedeki üretim verilerine bakıyorum,

Alayı güdük faydasız eleman.

Tarımın büyümeye katkısı binde 8,

Sanayinin ise yüzde 1.12,

İmalat sanayi yüzde 0.89,

Yatırımların esamisi okunmuyor,

Hizmetler yüzde 1.17.

Sağlıklı büyümenin üretimle olacağını ortaokulda “Ticaret dersi” okuyanlar dahi bilirler.

Şimdi anladınız mı neden “Sağlıksız , OBEZ büyüme” dediğimi?

*

Büyüme verilerine tüm ekonomistler şaşırmışlar. “Bu kadarını beklemiyorduk” demişler.

Haksız da değiller,

Bu kadar sapmayla yanlışla gelen yüzde 5’e elbette şaşırılır.

 

SEÇME  SAÇMALAR !

 

Bir şaşkın milletvekili “Su Ada’ya Cami Yapılsın” önergesi vermiş.

*

Hükümet sözcüsü Kurtulmuş basın toplantısında “Bedelsiz gündemimizde değil. Şu ana kadar bize bu konuda ulaşmış bir önerge yok” demiş.

Önerge!?

Bu açıklama sonrası anında gelecektir..

*

Sözleşmeli Öğretmen mülakatlarında “Reis denilince ne anlıyorsunuz?” ve “15 Temmuzu yorumlar mısınız?” sorularına itiraz gelince Milli Eğitim Bakanlığı bakın ne tür bir açıklama yapmış?

“Öğretmen adaylarını rahatlatmak için soruyoruz bu soruları”

Rahatladınız mı?

*

Sarayda “Bülent Ersoy, İbrahim Tatlıses, Ajda Pekkan, Orhan Gencebay, Sibel Can, Muazzez Abacı, Nur Yerlitaş, Emel Sayın gibi kadrolu sanatçılara iftar vermiş. Haa Şeytan Rıdvan da oradaymış!

Şimdilik sanatçı dediklerinin kimler olduğunu bir kenara koyalım kurduğu cümlelere bakalım.

Yanında İbrahim Tatlıses var.

Ve o diyor ki; “Taksimde ki Opera binasını yıkıp yenisini yapacağız. Külliyede de büyük bir opera salonumuz var ama daha kullanamadık”

Davetli sanatçı kadrosuna bakın, Operaya anlam verin.

Sarayında opera salonu varmış!

Yeni öğrendik bunu,

Eğlence sektöründe “Sanatçı “ geçinenlerin olduğu iftarda, Opera muhabbeti vardı da, o davetliler içinde opera sanatçısı, bale sanatçısı , orkestra şefi, piyano veya bir başka enstrüman sanatçısı var mıydı?

Araştırdım,  yoktu.

*

Bir tamlama..

Taksim’deki AKM diye bilinen eski opera binası ne zaman gündeme gelse,

Taksime Cami projesi de dillendirilir.

Yakındır..