BU DAHA BAŞLANGIÇ !

19 Kas 2013

Cümle böyle başlıyor,

“Bir de birkaç yıl içinde olacakları hayal edin” diye devam ediyor.

Bu iki cümleyi analiz edebilmek için birkaç yıl  ileriye bakmadan önce geriye dönüp olan bitenlere bakalım.

-Demokrasi beğenilmedi , ileri demokrasi olarak süslendi.

-TC rahatsızlık verdi, devlet kurumlarından kaldırıldı.

-Türk adı üzerine tartışmalar başladı, kullanılması istenilmedi.

-Andımız ırkçılık içeriyor düşüncesiyle yasaklandı.

-Türk bayrağına saygı kalmadı, “Osmanlı bayrağı da asabilirsiniz” denildi.

-Atatürk ismi kötülenmeye çalışıldı.

-Milli bayramlar kutlanamaz hale geldi.

-Cumhuriyet devrimleri birer birer yok edildi.

-Alfabemizdeki harflere başka harfler ilave edildi.

-Türk Ordusu pasif hale getirildi.

-Milli marşımız söylenirken ayağa kalkmayıp , inadına oturanlar görüldü.

-“Bizler, onlar” diyerek iki kutupluluk yaratıldı.

-Özel hayata müdahale edildi, belli bir yaşam tarzı dikte edildi.

-Hukuk “Benim hukukçum” seviyesine getirildi.

-Hassas bölgelerden “Ne Mutlu Türküm Diyene” Tak’ları kaldırıldı.

-Diyarbakır’daki son gelişmeyle haritaların değişebileceği ima edildi.

-Alenen “Yeni Türkiye” vurgusu yapıldı.

 

Ürperdiniz değil mi?

Şimdi bir de, “Bu daha başlangıç , bir de birkaç yıl içerisinde olacakları hayal edin” cümlesindeki olacakları hayal edin!

 

                                                                                                ****

 

Diyarbakır’da, “Süreç” adı verilen müsamerede kullanılan cümle bu.

Süreç denilen ucube kimseyle paylaşılmadığı, meclisten , muhalefet ve halktan saklandığı için üzerinde sadece tahminlerde bulunabiliyoruz.

Görülüyor ki, belli , sağlam bir yol haritası yok, Usta kafasına göre takılıyor!

Gelişmelere  göre ve seçim odaklı bir süreç’in işletildiği çok açık.

Evet amacı, “Silahlar sussun, analar ağlamasın” şeklinde izah ediliyor ama,

Bu sözün  an itibariyle hiçbir garantisi yok!

Olan bitene bakılırsa tek taraflı bir şov şeklinde yürütülmeye çalışılıyor.

Sloganlar atılıyor,

Tehlikeli cümleler kuruluyor.

Örneğin,

“Yeni Türkiye” vurgusu yapılıyor.

“Kuzey Kürdistan” ifadesi bilinçli kullanılıyor.

“Dağdakiler inecek, cezaevleri boşalacak” deniliyor.

“Genel AF’mı geliyor?” sorusuna,

“Hayır” deniliyor.

“Ya nedir? “  sorusuna ise,

“Silahlarını bırak,  dağdan in, yeni bir hayata başla”

Cevap bu!

“Ne yani, yaptıklarının bir cezası yoksa , yanlarına kar kalacaksa, üstelik bu katillere ödül kıvamında bir hayat sunuluyorsa bu Genel AF değil de nedir?” sorusunun cevabı yok!

Bir başka soru soralım o zaman!

Hani, “Tek devlet, tek, millet, tek vatan” denilmişti, “Kuzey Kürdistan malum haritada Türkiye sınırları içerisinde yer aldığına göre nerede kaldı tek devlet , tek millet, tek vatan?”

Barııış , kardeşliiiik!

“Yeni Türkiye” ne demek, “Atatürk Türkiye’sinin bittiği, haritaları değişmiş bir Yeni Türkiye’den mi bahsediyorsunuz?” sorusuna cevap,

“Süreç çığ gibi büyüyecek” oluyor.

Yani, “Yoğurt mu dedin” manasında alaylı bir cevap!

 

                                                                                           ****

 

Sürecin önemli bir ayağı olan BDP başkanı Almanya’da,

Öcalan’ın esamesi yok!

Süreçle alakası olmayan, “Türklere bir kedimi bile vermem” diyen kukla Diyarbakır’da.

O kadar şaşkın ki,

“Kürdistan bayrağının Diyarbakır’da dalgalanacağını rüyamda görsem inanmazdım” diyecek kadar şok olmuş durumda!

PR’ı  hayli abartılı,  ama müsamere kıvamında kalan acemi gösteri göklere çıkarılıyor.

Yandaş medya, bu saçmalığı yansıtabilmek için yarış halinde hep beraber Cumhuriyet Türkiye’sinin ipini çekmekle meşguller!

Cumartesi günkü adı süreç konulan tek ayaklı  şovda olan biten bu değerli okurlarım.

Şimdi, yazımın başında hatırlattığım yakın geçmişte olan bitenlere lütfen bir kere daha bakın,

Sonra bir de son gelişmeleri hatırlayın.

Veee,

“Bu daha başlangıç, bir de birkaç yıl içinde olacakları hayal edin!” diyenlerin bizlere sunacakları Yeni Türkiye’yi düşünün! 

Allah  Türkleri ve Türkiye’yi korusun.