BORÇ CUMHURİYETİ

01 Ara 2013

Dershane,

Bavul,

Kaset,

MGK kararı  ve altındaki imzalar,

Güç kavgası,

Ve seçim havası!

Bugün bunları geçelim,

Gözden kaçanlara, daha doğrusu kaçırılanlara odaklanalım.

Bir Pazar günü rakamlarla uğraşmak hoş değildir,

Ama  MGK kararı , iktidar, cemaat kavgasından çok daha iyidir.

Üstelik, sizlerden gizlenmeye çalışılanları öğrenme fırsatınız olur.

                                                                                           ****

Gırtlağa kadar borçlu bir ülke haline gelmişiz.

Dün “tüketin” diye bağıran hükümet, bugün “aman tasarruf edin, borçlanmayın” paniğinde,

Paniğin nedeni de borçlanma verileri.

Vatan Gazetesinin haberine göre,

Vatandaşın toplam kredi borcu 2005 yılında 46 milyar lirayken,

2013 de 320 milyar Türk Lirasına  dayanmış.

Evet 8 yılda gelinen nokta bu.

Vatandaş ipotek altında kıpırdayacak hali yok.

Verileri açalım bakalım neler göreceğiz?

*

Müteahhit gazetelere reklam veriyor,

“Stoklarımdaki konutların yüzde 80’nini 3 ayda sattım”

“Amma  da atıyor!” diyenleriniz varsa, buyurun cevap,

2005 de 12.3 milyar TL olan konut borcu,

2013 de 100 milyar dolara dayanmış.

Borçlanmadaki artış yüzde 700.

*

Bankaların kar’larını telaffuz edecek matematik bilgimiz yeterli kalmıyor,

Vatandaşa da, iş adamlarına da uçuk geliyor.

Ama bakın verdikleri krediler de nasıl gidiyor?

İhtiyaç kredisi 8 yılda 10 milyar liradan, 123 milyar liraya fırlamış.

Artış oranı yüzde 1.128 .

Kar’larını varın siz hesap edin!

*

Bankaların zorla verdikleri Kredi kartları maaşların yetmediği yerde bir can simidi.

Acaba öyle mi?

2008 den bu yana kredi kartı borcu yüzde 419 artarak 90 milyar liraya çıkmış.

Ama ödeyememe, intiharlar, boşanmalar, hapislik halleri de aynı oranda artmış!

*

Gazete toplam borcu merak etmiş,

Çeşitli borçları cem etmiş,

1.4 trilyon lira borç olduğunu görmüş.

Halkın yaşamı ipotek altına alınmış kıpırdayacak hali kalmamış!

 

                                                                                              ****

 

Yukarıdaki tablo ekonomiden sorumlu bakanları da, BDDK yı da panikleten veriler.

Bu borçlanmayı uzun taksitlendirmelerin tetiklediğini düşünüyorlar.

Bu nedenle uzun vadeli taksitlere müdahale etmek niyetindeler.

Gelin görün ki, seçim maratonu öncesi  tepkilerden korkuyorlar.

Ani bir karar ve sert fren zaten tavanda olan ödeyememe ve batık sorununu patlatabilir.

Ekonomi bakanları olsun , BDDK yetkilileri olsun, bir şeyler söylüyorlar ama sesleri cılız çıkıyor.

Borçlar ödenmezse, vatandaş, reel sektör ve bankacılık zincirinde domino etkisi yaşanır ki,

Mazaallah!

Anlayacağınız  durum kelek!

 

                                                                                        ****

 

Kelek durumun iç borç ayağı böyle.

Gelelim dış ticaret verilerine,

TÜİK Ekim ayı verilerini açıkladı.

Ekim 2012 ihracatımız 13.2 milyar dolarken 2013 de 12.1 milyar dolarda kaldı.

Bugün açıklanacak Kasım verileri Ekim kadar kötü olmasa da derde deva olacak nitelikte olmayacak.

Ocak-Ekim İhracat verileri 2012 de 126.1 milyar dolar ihracat, 195.8 milyar dolar İthalat olarak gerçekleşmişti.

Dış ticaret açığımız – 69 milyar 666 milyon dolardı.

Ocak-Ekim 2013 de ihracatımız 124.5 milyar dolar, ithalatımız ise 207.1 milyar dolar.

Dış ticaret açığımız – 82 milyar 565 milyon dolara dayandı.

Böylece 10 ayda Dış ticaret açığımız geçen yıla göre yüzde 18 artmış oldu.

Görünen o’ki, ne bu yılki ihracat hedefimiz tutacak, ne de 2023 deki 500 milyar dolar hedefi.

Ekonomi bakanı da BDDK da geçen yıl “Ayağınızı yorganınıza göre uzatın tasarruf edin” demişlerdi.

Dinleyen olmamış, hem iç borçlanma artmış hem de dış ticaret açığı uçmuş!

Bu yıl da yukarıdaki verilere göre aynı uyarıyı yapıyorlar,

Dinleyen olacak mı?

 

                                                                                           ****

 

Birkaç gün önce “Ustanın Rakamları” başlıklı yazımda,

“2 Koyun güden biri siyasetçi de olur, ekonomist de , iş adamı da” diyen kişiden yukarıdaki rakamları duydunuz mu?

Duyamazsınız,

Ne kendi söyler, ne bakanları söyleyebilir, ne de yandaş basını yazabilir.

Suni gündemlerle bu veriler ya gizlenir ya da süslenir!

Neden ?

Çünkü rakamlar yalan söylemez.

Buyurun bir rakam daha,

İşsizlik yüzde 9 -10 arası gider gelir.

Ama 55 kişi alınacak yere 5 bin kişi,

22 kişi alınacak yere 4 bin kişi müracaat eder.

İş için kan gövdeyi götürür.

Kimse bilmez.

Seçim sath-ı mailinde kredilendirme kuruluşlarının her an notumuzu indirebileceğinden bahsedilsin istemez,

Bu kurumların ülkemizi Hindistan’la birlikte en riskli 2 ülke olarak ilan ettiklerinden dem vurmaz.

Susar!

 

                                                                                               ****

 

Sizleri rakamlara boğarak Pazar gününüzü mahvettiğim için özür dilerim ama Türkiye Cumhuriyetini Borç Cumhuriyetine çevirenlerce, bilmenizin istenilmediği  bu verileri öğrenmenizde fayda var.