BAYRAMDA GÖZDEN KAÇANLAR

20 Eki 2013

Tatil 9 gün gibi hayli uzun olunca,

Ve dahi, kurban, bayram, tatil üzerine odaklanınca,

Haliyle medyada bazı önemli gelişmeler gözden kaçtı.

Kıyak benden , okumak ve  öğrenmek sizlerden olsun,

Buyurun beraberce bakalım neymiş o önemli gelişmelerin bazıları?

 

                                                                                  ****

 

Çin , MİT , ABD ve  İsrail .

 

“Ucuz”  diye Çin Füzesi almaya  niyetlendiğimizi  biliyorsunuz.

5 Ekim günü bu köşedeki “ÇİN Füzesi , NATO ve ABD “ başlıklı yazımda,

“Ucuz etin yahnisi yavan  olur  ve bu alım daha çok su kaldırır” diyerek,

Olası hızlı gelişmelerden  bahsetmiştim.

Yanılmadım.

Dış Politika  ortamımızı seller  bastı!

Bir ülkenin Ordusunun silah seçimi ve Dış Politikası  pazardan patates, soğan alır basitliğinde olamaz.

Artısı , eksisi, sağı , solu, altı , üstü, yanı , kenarı,  yüz adım ötesi, berisi üzerine derin kafa patlatmadan Dış Politika yapılamaz.

Dış politikada öfke dili değil, ince bir taktik ve düşman çatlatır  sabır dili olmalıdır.

Dış Politikanın ana düsturu, polemik değil, diyalog ve sonuçta anlaşmadır.

Hasılı , Dış Politika bir uzlaşma sanatıdır.

 

*

 

Çin Füzesi alımı için , “Bir Milyar Dolar daha ucuz verdiler biz de aldık” deniliyorsa,

Dış Siyaset konularında bırakın  ustalığı, geçin kalfalığı, unutun çıraklığı , acemi dahi değilsinizdir.

Birinci Irak teskeresinin sonucu olarak,  bitmiş  PKK Terör Örgütünün hortlatılıp başımıza bela edildiğini  bilmeyeniniz yoktur.

Bakın , hala “Süreç”  falan deyip onunla uğraşıyoruz.

Beyaz Sarayda yanlış Suriye Politikası nedeniyle  yenilen  fırçanın acısını çıkarmak amacıyla  gidip Çin Füzesi  alınıyormuş gibi yapılıyorsa,

ABD, NATO, İsrail ve Orta Doğu dörtlüsü ve bonusu olarak da PKK terör örgütüyle  karşı karşıya gelineceği  bilinmeli !

Yaklaşık 60 yıldır NATO standartlarında bir ordumuz var.

Bırakın silahları füzeleri,  ordumuz  erimizin eğitiminden, kıçındaki donuna kadar  o standartta!

Onca anlaşmaya imza atmış, her şeyiyle o standarda uyum sağlamış, müttefikleriyle aynı dili konuşuyorken yamalı bohça misali Çin Füzesi ha!

Bu tuhaflığa sağlıklı bir Dış Politika denilebilir mi?

Haa, “ben yaptım oldu” diyen varsa, bazı hoş olmayan gelişmelere hazır olmalıdır.

 

*

 

Nitekim , tepkiler muhtelif.

“Milli Helikopter” denilen  ATAK’ı  Pakistan’a satmaya kalktık.

Ne dedi ABD?

“ATAK İhracı benim onayıma tabi çünkü motorunun lisansı bende , ben onay vermezsem satamazsın!” ( 17 Ekim 2013 VATAN)

Satış faslını  geçtik, hani  Milliydi ATAK ?

Wall Street Journal bir süre önce MİT Müsteşarı hakkında bir makale yayınladı. O makalede  MİT Müsteşarı Fidan  “Orta doğuda özellikle Suriye’de güçlü bir isim ve İran’a sempatisi olan birisi  bu nedenle yüksek değerde izlenmeye alınması gereken bir kişi” olarak tanımlanınca aklıma türlü istihbarat oyunları gelmedi değil!

Bu ithama daha cevap vermeden ikinci salvo geldi.

One Munite olayındaki medaratör  Washington Post  yazarı Davit Ignatius, “Ankara MOSSAD için çalışan 10 İranlı ajanı Tahrana ihbar edip deşifre olmalarını sağladı” şeklinde yazdı. (18 Ekim 2013 VATAN)

Burada da hedef tahtası MİT Müsteşarı olsa da asıl hedef Ankara’ydı.

Dahası var,

Alman Spiegel Online sitesine açıklama yapan bir Amerikalı generalin, “Türkiye’ye satın alma işlemini durdurması için yoğun baskı yapıyoruz, yaptıkları doğru değil, ısrarı  hali bir daha kapanması mümkün olmayan bir güvenlik açığına yol açar, Türkiye’nin yaptığı ihanettir” şeklinde oldukça ağır bir beyanatı oldu.(17 Ekim –Hürriyet)

Bayramın hemen öncesinde , NATO Genel Sekreteri Rasmussen, “Türkiye NATO içinde sadece silahlı kuvvetleriyle değil silah ve teçhizatı ile de bir bütünlük içindedir.Türkiye’nin bunun farkında olduğuna inancım tamdır” derken hayli politik bir gönderme yaptı.

Bu politik konuşmanın tercümesi şuydu.”Türkiye Çin Füzesi alırsa NATO içerisindeki uyumu bozar ve yanlış yapar”.

 

*

 

ABD,  Suriye problemini halletti, İran’la diyalog içinde, Afganistan’dan çekilme planları yapıyor.

Süreç denilen ucube iyi gitmiyor. Burnumuzun dibinde Kürt Devleti kuruldu, sınırlarımızın içine sarkma peşinde.

El Kaide sınırımızda  cirit atıyor!

Orta Doğudaki prestijimiz kayboldu , aramızın iyi olduğu bir komşumuz dahi kalmadı.

Ama bir Çin Füzesidir  tutturulmuş gidiliyor,

Gidildikçe  türlü çeşitli istihbarat oyunları sahne alıyor,

Bu tür oyunlarda çoktan çırak çıkılmışken,

Çin füzesi de ne iş be  Usta?

 

                                                                                    ****

 

Şaşırmış !

 

Balyoz davasında hükmün açıklanmasının ardından,

Daha önce 139 subayının darbeci, casusluk, fuhuş gibi suçlarla suçlanıp hapsedildiği,

Deniz Kuvvetlerinden 2 üst düzey istifa geldi ve Deniz Kuvvetlerinin terfi zinciri bozuldu.

Usta  bayram namazından  çıkarken gazeteciler  bu konuyu sordular.

Cevap hayli ilginçti.

“Nasıl böyle istifa ederler, anlamak mümkün değil, vatanını, milletini seven general istifa etmez!”

Oysa, istifa eden amiraller nedenlerini çok net bir şekilde açıklamışlardı.

Ama o hem şaşırMIŞ, hem anlayamaMIŞ!

MIŞ , MIŞ ,MIŞ !

 

                                                                                    ****

ODTÜ  Ağaçları.

 

Ankara Belediyesinin “Yol geçecek” mavrasını aylardır dinliyoruz.

ODTÜ’nün tavır koyduğu da malumlarınız.

Mahkemeler , yasaklar, tünel çözümü, viyadük alternatifi derken,

Bayramın Dördüncü günü , gece yarısı,

Belediye yüzlerce, kamyon , onlarca dozer ve binlerce işçisiyle ODTÜ ormanına saldırdı ve binlerce ağacı kesti.

Belediye Başkanı olacak kişi de “Aaa işcilerim bana sürpriz yapmışlar” diyerek dalgasını geçti.

Yaptığı bu katliam madem normal bir işti?

Neden yangından mal kaçırırcasına gece yarısı?

Neden herkes yataklarında uyurken?

Neden bayram tatilinde?

Neden, basından gizli?

Neden mahkeme kararına rağmen o kararı tanımaz halde ?

Sorumlularından cevap verebilen çıkarsa namertim.

Cevabı ben vereyim o zaman.

Faşitst yönetimim gereği.

Nokta

 

                                                                                 ****

 

İstiklal Marşımız !

 

Bilmem duydunuz mu?

İstiklal Marşımız Yenilenmiş!

Cumhurbaşkanı Gül talimat vermiş,

İstiklal Marşımız Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Şef Rengim Gökmen ve yönetimindeki 170 kişilik koro ile yenilenmiş.

Dışarıdan Ton Maister ( Ses yönetmeni) getirtilmiş, anlatıma göre , “Daha bir marş olmuş!”

Yeni hali okullara gönderilen bir talimatla duyurulmuş.

“Budur” denilmiş.

Budur  denilen yeni hali nedir, merak ettim ve defalarca dinledim .

Usta bir kulağım olmasına rağmen hiçbir değişiklik  algılayamadım.

Neymiş,  daha hızlı okunuyormuş!

E, zaten hızlı okuyan da , yavaş okuyan da, kafasına göre takılan da vardı.

Hani hızlı , mızlı derken,

Acaba Türklük, bayrak, TC  ve Andımızdan sonra sıra  Milli Marşımıza mı geldi?