ASRIN PROJESİ BAKIN KİMİN ?

31 Eki 2013

Belge 1 :

Resmi Gazete: Tarih 15/2/2000 - Sayı: 23965 - Sayfa 141 – Karar N0: 2000/63

“Bozüyük – Mekece Otoyol Projesi ve İstanbul Boğazı Tüp geçit İnşaat Projesi’nin” finansmanı için Japon Denizaşırı İşbirliği Fonu (OECF)’ndan sağlanan 29.367.000.000 Japon Yeni, 12.464.000.000 Japon Yeni olmak üzere toplam 41.831.000.000 Japon Yeni tutarındaki krediye ilişkin Hükümetimiz ile:

1 – Japonya Hükümeti arasında 17.9.1999 tarihinde imzalanan ilişik nota ve eki müzakere kayıtlarının,

2 – Adı geçen fon arasında 17/9/1999 tarihinde imzalanan ilişik anlaşmalar ve ek mektupların,

Onaylanması: Dış İşleri Bakanlığımızın 23/12/1999 tarihli ve EİGY-II-6206 sayılı yazısı üzerine 31/5/1963 tarihli ve 244 sayılı kanunun 3ncü ve 5.nci maddelerine göre Bakanlar Kurulunca 17/1/ 2000 tarihinde kararlaştırılmıştır.

İmza: Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı

İmza: Bülent Ecevit  Başbakan,

İmza Devlet Bahçeli Başbakan Yardımcısı

İmza: Devlet Bakanları ve diğer bakanlar. (Resmi Gazete Fotoğrafı facebook sayfamda)

 

*

 

Belge 2:

Bu kredi anlaşmasının öncesi ise Üstat Rıfat Serdaroğlunun verdiği bilgilere göre şöyle:

İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı Bedrettin Dalan 1984 yılında “İstanbul Ulaşım Planı” içerisinde  Halkalı’dan Gebze’ye kadar uzanan bir güzergahta Çift katlı Boğaz için Tüp geçit projesi hazırlatır. Ulaştırma Bakanlığına sunar. Bakanlık müşavirlik ihalesi açar İhaleyi Yüksel Proje-Lois Berger ortak girişimi alır. Bu ortak girişim “1986-1999” yılları arasında çalışır ve avan projeyi ihale detaylarını Ulaştırma Bakanlığına sunar. Bakanlık ihale hazırlığı sırasındayken iktidar değişir.

 

                                                                                                   ****

 

Belgelerdeki tarihler 1984 yılında başlıyor 2000 yıllara kadar  geliyor.

O tarihlerde AKP ortalıkta yok.

Dün, 29 Ekim 2013,

Belgeyi imzalayan Hükümet tarih sayfalarında kalmış,

AKP hükümeti şovu sahnede.

Projenin sahibi Ecevit hükümetine, zamanın Belediye Başkanlarına,

Ne bir teşekkür,

Ne bir mihnet duygusu,

Ne bir vefa gösterisi ,

Ne de bir rahmet var.

Asrın Projesi,  diyerek “Asrın esas projesi olan Türkiye Cumhuriyetinin 90.ncı yılını ikinci plana atma çabaları” dorukta.

Dahası,

Onlara göre,

Projenin mucidi, ecdat Abdülmecit  ya da Abdülhamit !

Ne yapmışlar?

Hayaller kurmuşlar,

Rüyalarında boğazı deniz altından geçmişler!

Abdülmecid’e , Abdülhamit’e  rahmet var,

Kararı veren, anlaşmayı İmzalayan Ecevit’e yok.

Emeği geçen diğer kişilere teşekkür yok.

Biliyorum, “siyaset böyledir” diyeceksiniz ama,

“Ahh insanlık neredesin, ahh ahde vefa sen nesin, eyy vicdaaan eyy…!” desem ne dersiniz?

 

                                                                                              ****

Diyebilirsiniz ki,

Devlette devamlılık esastır.

Hiç itirazım yok.

Muhalefet de olsa, İktidar da olsa demokrasilerde nöbet değişiklikleri oluyor,

Bu trafik bir bayrak yarışına da benzetilebilir.

Bir hükümet düşünür,

Bir başka hükümet projesini yapar,

Diğeri, finansmanını bulur,

Bir diğeri de inşaatına başlar,

İnşaat devam ederken iktidar değişir,

Başka iktidar inşaatı bitirir,

Hatta bir başkası bitmiş eseri törenlerle açar.

Hepsi olası ve örnekleri defalarca yaşandı.

Bu projede de aynısı görüldü.

Madem demokrasi diyoruz,

O zaman bu zincir mümkün.

Ammaaa,

Asrın Projesi diye süslenen miras projede,

Yukarıdaki belgelerde adları geçenler de,

Bir rahmeti, bir teşekkürü hak etmediler mi?

Merakım,  belgede imzası olan 9.ncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel davet edildi mi?

O davet diğer imza sahibi Bahçeliye de gitti mi?

Bu konuda bir bilgim yok.

Bir rahmet ve teşekkürü esirgeyenler,

Bu davetleri de yapmadılarsa ayıpları diz boyudur.

Hayır bunlar yapılmıyorsa, onlar görülmüyor , yok farz ediliyorlarsa,

O zaman bu proje asrın projesi değil ,

“Asrın araklanmış projesi” olur!

 

                                                                                              ****

 

Proje şüphesiz ki, fayda sağlayacak,

Bir süreliğine şehrin kilitlenmiş trafiğine nefes aldıracak,

Devamı gelir de bitirilirse bu nefes alış geniş bir alana yansıyacak.

“İpek yolunun eksiği tamamlandı” da denilecek,

“İki kıtayı birleştirdi” sloganı da kullanılacak,

Cumhuriyet rejimine kazandırılmış güzel bir eser olacak.

Hepsine amenna!

Ama şunları unutmayalım,

Biiir, hükümetlerin görevleri bu tür eserler yapmaktır.

İkiii , bu eserler halkın ödediği vergilerle yapılmaktadır.

Üüüç,  Hükümet olma görevini halkın ödediği paralarla yaparken işi tamamen hükümetin ve iktidar partisinin şovuna dönüştürmek işin içine siyaset katmak, abartılı bir arsızlık değil de nedir?